1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Almanya: Örnek öğrenciden sorunlu öğrenciye

13 Mart 2021

Salgının en başında aldığı önlemler ile diğer ülkelere örnek gösterilen Almanya, şimdilerde aşı başta olmak üzere salgın yönetimindeki çoğu konuda sorunlu bir tablo çiziyor.

https://p.dw.com/p/3qaSS
Deutschland Coronavirus l Impfzentrum Köln
Fotoğraf: Oliver Berg/dpa/picture alliance

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınının ilk dalgası yaşanırken, Almanya’nın süreci ne kadar iyi yönettiğine dair başarı öyküleri yazılıyordu. Ancak zamanla bu hikayeler yerini başarısızlık öykülerine bıraktı. Hatırlayalım, Britanya’nın Brexit yanlısı gazetesi Daily Telegraph salgının başında şu manşeti atmıştı: "Koronavirüs testleri: Almanya nasıl başarılı oldu; Britanya nasıl olamadı." 

Gelgelelim Almanya, bu "örnek öğrenci" profilini kısa sürede "sorunlu öğrenci"ye dönüştürmeyi başardı. Maske yetersizliği, geç aşılama, test sorunu ve daha bir çok başlık ülkenin salgın yönetiminde olumsuz başlıklar olarak öne çıktı. Eğer Almanya bir öğrenci olsaydı, pandemi karnesine belki de şöyle yazmak doğru olurdu: Çaba gösteriyorsun ancak kitaba çok bağlı kaldığın için yaratıcılıktan uzaksın. 

Aşılamaya salyangoz benzetmesi 

Almanya’nın en çok satan gazetesi Bild’in manşetinde Almanya’nın aşılama hızını bir salyangoza benzetmesi, diğer ülkeler tarafından da kabul gördü. Öyle ki Britanya’nın en çok satan gazetesi Daily Mail birinci sayfasından Almanya için, "Aşı salyangozları" ifadesini kullandı. Gazetenin bu başlığı attığı, yani Almanya’nın bir ayda nüfusunun sadece yüzde ikisini aşılayabildiği dönemde, Britanya’nın üçte biri aşılanmıştı. İsrail ise neredeyse her gün nüfusunun yüzde ikisini aşılıyordu. 

Arşiv - İngiltere Başbakanı Boris Johnson AstraZeneca aşıları ile dolu bir paketi mobil aşı merkezine götürüyor (25.01.2021)
Arşiv - İngiltere Başbakanı Boris Johnson AstraZeneca aşıları ile dolu bir paketi mobil aşı merkezine götürüyor (25.01.2021)Fotoğraf: Stefan Rousseau/PA Wire/picture alliance

Yine Britanya’nın Financial Times gazetesi bu ayın başlarında "Almanya, aşı kampanyası durduğu için Covid tacını kaybetti" yorumunu yaptı ve şöyle devam etti: "Almanya Vorsprung durch Technik, yani teknoloji vasıtasıyla ilerleme düsturu ile ünlüdür. Covid-19 aşılama çabasının hızla ulusal bir utanç haline gelmesine şaşmamalı." Financial Times'ın bu benzetmesi, Guardian'ın köşe yazarı Ed Cumming’e de şu soruyu da sordurdu: "Tüm bu tekniklerin biraz olsun Vorsprung’a yol açması gerekmez miydi."

"Önyargıları yıkan" yavaşlık 

Tüm bunlar olurken Bild gazetesi iki dilli bir manşete yer vererek, "Sevgili İngilizler, size özeniyoruz!" diye yazdı. İspanya’nın sol liberal gazetesi El Pais ise şaşkınlığını şöyle dile getirdi: "Alman hükümetinin defalarca yaptığı hatalar, Almanya’nın kapasitesi ve üstünlüğüne dair her türlü önyargıyı ortadan kaldırdı. Almanya o kadar da özel bir durumda değil."

Fransa ve diğer Avrupa ülkelerindeki gazete ve televizyonlar ise Almanya'ya odaklanmak yerine Avrupa Birliği'nin (AB) aşı tedariğindeki başarısızlığına yoğunlaştı. Zira kendi ülkelerinde de durum çok farklı değildi. Peki AB dışındaki ülkeler Almanya’ya kıyasla ne durumda?

ABD’de ve İsrail aşılamada hızlı 

500 binden fazla insanın Covid-19’a bağlı olarak hayatını kaybettiği Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) Almanya’nın örnek gösterildiği günler geride kalmışa benziyor. Spor salonları, taşıtlar, süpermarketler ve kiliselerin aşı merkezlerine dönüştürülmesiyle günde 3 milyon insan aşıya ulaşabiliyor. Bununla da sınırlı değil; ABD Başkanı Joe Biden, mayıs ayı sonuna kadar her ABD vatandaşına en az bir doz aşı yapılmasının planlandığını dile getirdi. Bu sebeple, ABD’nin Almanya’ya kıyasla 2021 yazını daha sorunsuz geçirmesi bekleniyor. 

Arşiv - İsrail'in Tel Aviv kentinde aşı kampanyasının başlamısını kutlayan sağlık görevlileri (20.12.2020)
Arşiv - İsrail'in Tel Aviv kentinde aşı kampanyasının başlamısını kutlayan sağlık görevlileri (20.12.2020)Fotoğraf: Ronen Zvulun/REUTERS

Ancak aşı kampanyasında başarı deyince elbette ilk akla gelen ülke ABD değil. İsrail şu anda nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ını tek doz, neredeyse yarısını da iki doz aşılamış gözüküyor. Ancak sadece bu da değil; eğer iki ülkenin salgın yönetimini karşılaştırmak gerekirse, Almanya, İsrail’in yanında kaplumbağa hızında sayılır. Ülkede yüz maskeleri diğer ülkelere göre oldukça erken bir zamanda zorunlu hale getirildi. 

Almanya’da ise uzun süre sadece kapalı yerlerde maske takılması zorunluydu. Ülkede şu an aşılanmış veya Covid-19 atlatmış kişiler için bir "aşı pasaportu" uygulaması var. Bununla spor salonlarına ve kültürel etkinliklere giriş yapılabiliyor. Almanya dahil diğer AB ülkelerinde ise bu konu henüz değerlendirme aşamasında. 

Rusya ve Çin de Almanya'dan önde

Rusya ve Çin'de de benzer bir tablo var. Rusya'da vatandaşlar, yaşına, mesleğine veya risk grubunda olup olmamasına bakılmaksızın ücretsiz aşı olabiliyor. Aşılamanın geçen aralık ayında başlamasıyla Rusya’da hükümet zafer ilan etmişti. Rus basını da AB’nin aşı stratejisindeki yanlışları Batı’nın Covid-19’a karşı mücadelesinde bir kayıp olarak görüyor. Çin’de de durum farklı değil. Çin medyası da ülkenin Covid-19 salgınındaki başarısını sık sık Batı’daki ülkeler ile kıyaslama eğiliminde.

Tüm bunlara rağmen Almanya aşı cephesinde hızını kısa sürede arttırmayı umuyor. Özellikle Johnson & Johnson aşısının onaylanması ve diğer üreticilerden daha fazla doz aşı alınması, pratisyen hekimlerin kliniklerde aşı yapmasının önünü açmak gibi bir takım hazırlıklar var. Ancak şu kesin ki, artık kimse Almanya’nın pandemide eskiden olduğu gibi diğer ülkelere örnek bir performans sergilediğini söyleyemez.

 

Oliver Pieper

© Deutsche Welle Türkçe