Alman uzman: Operasyon Menbiç′e uzanmamalı | TÜRKİYE | DW | 26.01.2018
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages
Reklam

TÜRKİYE

Alman uzman: Operasyon Menbiç'e uzanmamalı

DW Türkçe'ye konuşan güvenlik uzmanı Rayk Hähnlein, Türkiye'nin Afrin harekatını Menbiç'e genişletmekten "muhakkak kaçınması gerektiğini", aksi takdirde vahim bir tırmanışa tanıklık edilebileceğini söyledi. 

Alman Bilim ve Politika Vakfı (SWP) uluslararası güvenlik uzmanı Rayk Hähnlein, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Menbiç'e bir operasyondan "muhakkak kaçınması gerektiğini" söyledi. Afrin'e yönelik operasyonun  Menbiç'e genişletilmesinin Türk ve Amerikan askerleri arasında çatışma riskini arttırarak  "vahim bir tırmanışa" yol açabileceği uyarısında bulunan Hähnlein, Suriye'nin kuzeyindeki sorunun ancak ABD ve Rusya'nın ağırlığını koymasıyla, siyasi müzakereler çerçevesinde çözümlenebileceğine işaret etti.

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan güvenlik uzmanı Binbaşı Rayk Hähnlein, bölgedeki gelişmeler, Türkiye'nin endişeleri, PYD ile PKK arasındaki bağlantılar, Rusya'nın stratejik adımları hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. SWP uzmanı Hähnlein'e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:

DW: Türkiye ile ABD arasında Suriye'de gerilim tırmandı, hatta iki NATO müttefikinin askerleri arasında çatışma olabileceği dile getiriliyor… Gerilimin düşürülmesi mümkün mü?

Rayk Hähnlein: Erdoğan askeri faaliyetlerini doğuya, Amerikan destek gücünün görev yaptığı, ABD'nin etki alanında bulunan Menbiç'e katiyen genişletmemeli, bundan muhakkak kaçınmalı. Bu yönde atılacak bir adım, Türk askerleri ya da müttefiki Özgür Suriye Ordusu ile ABD askerleri arasında bir çatışma ihtimalini güçlendirir, vahim bir tırmanışa yol açar. Bu iki NATO müttefiki arasında tasavvur edilecek bir durum değil. Bu olasılık şu aşamada zayıf. Çünkü bildiğim kadarıyla Türkiye'nin mevcut harekatı Afrin ile sınırlı. Bununla birlikte, Erdoğan'ın Menbiç söyleminin kesinlikle hafife alınmaması gerektiği kanaatindeyim.

DW: Türkiye, PYD'nin aslında PKK'nın Suriye uzantısı olduğunu söylüyor. Suriye'nin kuzeyinde, PKK'nın etkisi altında otonom bir Kürt devleti kurulmak istendiği görüşünde

Rayk Hähnlein: Türkiye, PYD'nin her türlü özerklik arayışını, büyük bir tehlike olarak değerlendiriyor. Çünkü bunun, Türkiye'nin güneydoğusuna sıçramasından, Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tehlikeye sokmasından endişe ediliyor. PYD ile PKK'yı birbirinden ayırmak gerçekten güç ve bu Türkiye için endişenin haklı gerekçesini oluşturuyor. Her iki hareketin büyük idolü Abdullah Öcalan, siyasi düşünceleri büyük ölçüde ortak, operasyonel bakımdan da aralarında önemli sinerjiler var. PKK ve PYD birbirinden bağımsız örgütler olarak kabul görmek istese de kadroları da irtibatlı. Hatta Türkiye'nin Afrin operasyonuyla birlikte, PKK PYD'ye destek açıklarken, Türkiye'yi şiddeti yeniden, kentlerine taşımakla tehdit etti.

DW: Türkiye ABD yönetimini, PYD'nin siyasi hedeflerini desteklemekle suçluyor, ABD'nin Suriye'de bir Kürt devleti inşa etmek istediği Türkiye'de yaygın bir kanaat

Rayk Hähnlein: PYD'nin, IŞİD'e karşı savaştaki başarısıyla Suriyeli Kürtlerin en etkili temsilcisi olarak siyasi özgüvenini pekiştirdiğinden şüphe yok. Bu özgüven PYD'nin, Suriye'nin geleceğinde, hakim olduğu üç kanton için geniş özerklik talep etmesinde ifade buluyor. PYD, tam bağımsız Kürt devleti kavramından kaçınırken, talebini kendisine Suriye'deki federal bir yapı içerisinde geniş özerklik tanınması üzerine inşa ediyor. Amerikalılar silah tedarik etmek ve askeri uzmanlık desteği sağlamakla birlikte PYD'nin siyasi taleplerine nasıl yaklaştığını açık etmedi. Oysa PYD'yi bu siyasi talepleri konusunda güçlendiren Moskova oldu. Ruslar Astana sürecinde defaten Suriyeli Kürtlerin siyasi çıkarlarının gözardı edilemeyeceğini söyledi. Bununla birlikte şimdi de Afrin'e yeşil ışık yaktılar…

Screenshot DW: Rayk Hähnlein

Rayk Hähnlein

DW: Rusya'nın bu hamlesini nasıl açıklıyorsunuz?

Rayk Hähnlein: Bu hamleyle Ruslar iki hedefe ulaşıyor: Türkiye'nin Rusya ile bağını güçlendirirken, Batı ile daha fazla yabancılaşmasını sağlıyor. Aynı zamanda PYD'ye duracağı sınırı gösteriyor ve Kürtlerin pozisyonunu Esad ile savaş sonrası müzakereler için zayıflatıyor. Bu Rusya'nın acımasız ama bir o kadar etkili, güç hesaplarına dayanan stratejik bir hamlesi.

DW: Bu düğüm, gerilim nasıl çözülebilir?

Rayk Hähnlein: Halihazırda, askeri gerilimin tırmanışta olması sebebiyle zor olsa da, hem Türkiye hem PKK açısından, 2013 yılında başlatılan ama 2015 yazında siyasi güç beklentilerine heba edilen barış sürecine ivedilikle geri dönülmeli. Askeri yöntem ve terör eylemleri daha büyük bir şiddet sarmalına girilmesine yol açıyor. Suriye'nin kuzeyindeki sorunun çözümündeyse ABD ve Ruslar etkin rol oynamalı, ancak her ikisinin baskı uygulamasıyla tansiyon düşürülebilir. Hem Astana hem de özellikle Cenevre'deki BM barış görüşmelerinde, Suriye'de Kürtlerin gelecekteki rolünün müzakere edilebileceği bir alan açılmalı.

DW: Afrin harekatı üzerine Almanya'da Türkiye'ye silah ticaretinin durdurulması tartışmaları başladı. Federal Hükümet Leopard tanklarının modernizasyon kararı için kurulucak yeni hükümetin bekleneceğini açıkladı. Sizin değerlendirmeniz nedir?

Rayk Hähnlein: Türkiye ve Almanya NATO müttefikleri ve silah ihracatının sorunsuz bir şekilde onaylanması anlaşılır, olağan bir durum. Bir ittifak içerisinde, benzer güvenlik politikaları yükümlülüğü altında olduğunuz ortağınızı güçlendirmeniz, kendi güvenliğiniz açısından da önem taşıyor. Türkiye NATO'nun işleyişine katkı sunan, halihazırda üç NATO operasyonunda yer alan bir ülke. Türkiye Fırat Kalkanı Harekatı sırasında da Leopard tanklarını kullandı, IŞİD ile mücadele sırasında, mayınlara karşı yeterince korunaklı olmadıkları için, yaklaşık 10 tank kullanılamaz hale geldi. Bu eksikliğin şimdi Alman desteği ile giderilmesi hedefleniyor. Modernizasyon kararı için yeni Alman hükümetinin kurulmasını beklemek, kanımca Afrin konusunda da bir mesaj verilmesi bakımından anlaşılır bir karar. Ancak bu, Türkiye'nin harekatını durdurmayacaktır. Bence güç bir hedef olsa da Almanya, hatta AB, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarını dikkate almakla birlikte, Türk-Kürt sorunu konusundaki pozisyonunu bağlayıcı olarak belirlemeli. Zor bir hedef çünkü Avrupa ile Türkiye ilişkilerinin geleceğine dair ortak bir vizyonu gerekli kılıyor. Türkiye'nin, Almanya ve AB ile ilişkileri hiç olmadığı kadar gergin bir süreçten geçiyor. Ancak Türkiye özgün coğrafi konumu ile Avrupa için önem taşımaya devam edecektir.

DW: Türkiye'nin Afrin harekatı Almanya'da da Hannover havalimanında olduğu gibi gerilimlere yol açıyor. Bunun önümüzdeki süreçte tırmanması endişesi var mı?

Rayk Hähnlein: Almanya en büyük Türk diasporasına sahip ve bu bizim ülkemizi zenginleştiriyor. Gayet tabii ki aynı zamanda da Türkiye'deki sorunların Almanya'da yankı bulmasına yol açıyor. Bu yeni değil, neredeyse 34 yıldır Türkiye'nin PKK ile savaşı sürüyor. Düğümün çözümü artık bölge için bir çözüm bulunması. Türkler ile PKK'nın Anadolu'da bir çözüme ulaşması, Almanya toplumuna da olumlu bir şekilde yansıyacaktır.

Alman Bilim ve Politika Vakfı'nın güvenlik uzmanı Binbaşı Rayk Hähnlein'ın Kürtler, Ortadoğu, Türkiye, Alman ordusu gibi alanlarda araştırmalarını yürütüyor.

Değer Akal / Berlin

© Deutsche Welle Türkçe

Önerdiğimiz linkler