Alman hükümetine Irak baskısı | ALMANYA | DW | 12.08.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Alman hükümetine Irak baskısı

Irak’ta IŞİD terörü ve yaşanan insani trajedi Alman kamuoyunu da harekete geçirdi. Acil insani yardımı artıran Alman hükümeti, silah sevkiyatına ise sıcak bakmıyor.

Irak'ta IŞİD terörü ve yaşanan insani trajedi Alman kamuoyunu da harekete geçirdi. Siyasetçi, insan hakları savunucuları, sanatçı ve dini cemaatlerden oluşan ittifak Alman hükümetine Irak'ta takibat altındaki Hristiyanlar, Ezidiler ve diğer dini azınlıklara acil insani yardımın artırılması çağrısında bulundu. Alman hükümeti, gerilimin tırmanmasına çok geç ve yetersiz tepki göstermekle eleştiriliyor. İktidar partileri Hristiyan Demokratlar ve Sosyal Demokratlar ile muhalefetteki Yeşiller, Hür Demokratlar ve Sol Parti'den politikacıların imzaladığı açık mektupta radikal İslamcı terör örgütü İslam Devleti'nin ilerleyişinin on binlerce insanın hayatını tehdit ettiği vurgulanıyor.

Alman hükümeti Irak'ta takibata uğrayan halk grupları için acil insani yardım kapsamında şimdiye kadar yaklaşık 2 milyon 900 bin euro kaynak sağlamıştı. Bu rakama 4 milyon 400 bin euro eklendi. Bu kaynakla tıbbi malzeme, rehabilitasyon, içme suyuna erişim ve ülke içinde mülteci konumuna düşenlere temel ihtiyaç malzemeleri finanse ediliyor.

Ancak Irak'taki müttefiklerin İŞİD'e karşı savaşta silah yardımına ihtiyacı var. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, Batılı ülkelere silah yardımı talebini açıkça dile getirdi. Yeşiller partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, bunu doğal karşıladığını belirtti ve ekledi: “Kürt Peşmergeler şimdiye kadar binlerce Ezidi'nin hayatını kurtardı. Bunu ellerinde yoga matıyla değil silahlarla yaptılar ve bu silahları Amerikalılardan aldılar. Bunda kötü bir şey yok. Aynı şekilde Başkan Obama'nın selefi Bush'un hatasını düzeltip Irak'ta IŞİD teröristlerinin durdurulmasını sağlamasında da kötü bir şey görmüyorum.”

"Kriz bölgelerine silah yok"

Ancak Alman hükümeti silah yardımına sıcak bakmıyor. Hükümet sözcüsü Steffen Seibert Iraklı Kürtlerden gelen silah yardımı taleplerini şu sözlerle geri çevirdi:

“Kriz ve çatışma bölgelerine silah göndermemek, diğer geçmiş hükümetlerde olduğu gibi mevcut federal hükümetin silah ihracat politikasının da temel ilkeleri arasındadır. Bu, Alman hükümetinin kendisini yükümlü hissetmeye devam ettiği bir ilkedir.”

Sosyal Demokrat Parti dış ilişkiler uzmanı ve federal meclis milletvekili Rolf Mützenich de silah sevkiyatının durumun iyileşmesine katkı sağlamayacağı görüşünde. Geçen yıllarda silahlara 12 milyar doları aşkın kaynak ayrıldığını ve Irak'ta şu an silah eksikliği bulunmadığını belirten Mützenich, “Asıl sorun, Irak'taki grupların, ortak düşmanlarına karşı ortak hareket etmeye hazır olmaması” diyor. Mützenich, Almanya'nın diğer Batılı ülkelerle birlikte hareket ederek, Irak'ta bir milli birlik hükümeti kurulması için baskı yapması gerektiğini belirtiyor.

“Şu an bir Avrupa girişimine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Almanya bu Avrupa girişimi çerçevesinde mali ve insani önlemlerin yanında daha fazlasını da sunacaksa, ki bunu yapabiliriz, bunun kamuoyunda ve özellikle de parlamentoda tartışılması gerek.”

"Kürt gerillalar desteklensin"

Sol Partili politikacılar ise hem Kürtlere silah sevkiyatına hem de ABD'nin askerî operasyonuna karşı çıkıyor. Durumu yakından görmek üzere Kürt bölgelerini ziyaret eden Sol Partili federal milletvekili Ulla Jelpke, on binlerce insan hayatını Amerikan hava saldırılarının değil, Kürt milislerin, özellikle de PKK gerillalarının kurtarabileceğini savundu. Sol Parti Genel Başkanı Gregor Gysi ise Amerikan hava saldırılarını reddetmesine rağmen, havadan yardım malzemeleri atılmasını desteklediğini belirtti:

“Halka havadan su ve gıda atılmasını her halükarda doğru buluyorum. Bu önemli. Ama diğer yanda oradaki kurtuluş hareketini yeniden desteklememiz gerektiği yönündeki işaretler de artıyor. Asıl trajik olan ne, biliyor musunuz? Irak savaşı olmasaydı, IŞİD savaşı felaketi de başımıza gelmezdi.”

© Deutsche Welle Türkçe

Sabine Kinkartz

Reklam