1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Alman eğitim sistemi sınıfta kaldı

Christina Harjis27 Ekim 2004

Almanya’da eğitimden sorumlu uzman ve politikacılar son üç yıl içinde bir dizi yenilgiyle karşılaştı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD üç yıl önce öğrencilerin okuma-yazma yetersizliğini ve sosyal destek eksikliğini eleştirdi. Birkaç hafta önce ise Alman öğretmenler yine aynı teşkilatın eleştirilerine maruz kaldı. OECD’nin vardığı sonuç, öğretmenler ve eğitim alanında sorumlu politikacılar için büyük bir şok oldu.

https://p.dw.com/p/AafG
OECD'nin raporunda Alman öğretmenler de öğrenciler gibi kötü karne aldı.
OECD'nin raporunda Alman öğretmenler de öğrenciler gibi kötü karne aldı.Fotoğraf: dpa zb

Uluslararası testlerde alınan sonuçların ardından, Alman eyaletlerinin kültür bakanları ve öğretim görevlileri, eğitim alanında somut adımlar atılması gerektiği konusunda aynı görüşü paylaşıyorlar. Ancak Alman öğrencilerin başarısızlığına yol açan nedenler ve bu durumun nasıl değiştirebileceği konusunda ise anlaşmazlık hakim. Öğrencilerin eğitim durumunu değerlendiren uluslararası Pisa programının yöneticisi ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı OECD’nin eğitim bölümü şefi Andreas Schleicher, Alman okullarının dünya çapındaki toplumsal dönüşüme ayak uyduracak esnekliğe sahip olmadıkları görüşünü savunuyor:

”Eğitim sistemlere yönelik talepler büyük bir hızla değişiyor ve bence diğer devletler bu değişime çok daha belirgin ve dinamik önlemlerle uyum sağladılar. Dinamizm, okul sistemlerinin toplumsal ve ekonomik gelişmelerin gerisinde kalmaması için çok önemli bir unsur."

Eğitim sistemi katı

Schleicher, Almanya’da eğitim sisteminin katı olduğunu, eğitim alanında en başarılı ülkeler arasında yer alan Finlandiye, Avustralya ya da Kanada’da devlet tarafından belirlenen eğitim hedeflarine nasıl ulaşılacağı konusunda, okulların bağımsızca karar verebildiklerini belirtiyor. Dortmund Üniversitesi’nden Eğitim Profesörü Hans Günter Rolff da, okullar için açıkça belirlenen hedeflere ama aynı zamanda çok daha geniş bir özgürlüğe ihtiyaç olduğu kanısında:

"Bürokrasiden vazgeçmek zorundayız. Bu her alanda isteniyor ama hemen hemen hiç uygulanmıyor. Merkezi eğitim planlarından vazgeçilmek istenmiyor, hatta aksine eğitim düzeyi ve ders programlarına ilişkin yeni merkeziyetçi eğilimler beliriyor."

İki hedef var

Alman öğrencilerin, Pisa programı çerçevesinde yapılan uluslararası testte son sıralarda yer almasının yarattığı şokun ardından eğitim uzmanları, en azından iki büyük hedef üzerinde fikir birliği içinde. Öğrencilerin bilgi düzeyinin arttırılması ve eşit şanslara sahip olmaları, ilk iki hedefi oluşturuyor. İşçi ya da göçmen çocuklarının yüksek eğitim şansı, hiçbir OECD ülkesinde Almanya’daki kadar az değil.

Hedefler kesin olarak belirlendi ama bunlara ulaşacak yolda okullara daha fazla özgürlük tanınması, Almanya’da politikacılar tarafından çözüm olarak düşünülmedi. Her eyalete has ders programları yerine, tüm ülke çapında bir eğitim standardı ve tam gün eğitimin geliştirilmesi yoluyla bunalıma çare arandı. 2001 yılında Pisa testinin yarattığı şokun ardından başlatılan reformların ne denli başarılı olduğu, yakında anlaşılacak. Bu yılın Aralık ayında yapılması planlanan ikinci Pisa testi, atılan adımların doğruluğu açısından da önemli bir sınav olacak.