Akrabaya iltimas tartışması | ALMANYA | DW | 03.05.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Akrabaya iltimas tartışması

Almanya’nın Bavyera eyaletinde milletvekillerinin akrabalarını işe alıp devlet kasasından maaş bağlattığının ortaya çıkması, geniş yankı buldu. Tepkiler üzerine Hrıstiyan Sosyal Birlik Partili iki politikacı istifa etti.

Georg Schmid kısa süre öncesine kadar Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisinin Bavyera eyalet meclis grubu başkanıydı. Eşini ayda 5 bin 500 euro gibi alışılmadık derecede cömert bir maaşla sekreter olarak işe aldığı ortaya çıkınca istifa etmek zorunda kaldı.

Ardından aynı nedenle ikinci milletvekilinin istifası geldi. Hrıstiyan Sosyal Birlik Partili Eyalet Meclisi Bütçe Komisyonu Başkanı Georg Winter de oğullarını bilgisayar işleri için istihdam etmişti. Winter’in iki oğlu da 2000 yılında yasa yürürlüğe girmeden kısa süre önce yapılan anlaşmalarla işe alınmıştı ve o dönemde yaşları daha 13 ve 14 idi.


Bavyera eyaletinde 2000 yılında yürürlüğe giren yasa uyarınca eyalet milletvekillerinin eş ya da çocuklarını işe almaları yasak. Söz konusu milletvekilleri bu nedenle 2000 yılı öncesindeki vakalarla ilgili istisnadan, 2000 yılı öncesinde yapılan anlaşmalardan yararlandı. Eyalet meclisindeki Hrıstiyan Sosyal Birlik Partili 92 milletvekilinden 17’si, bu süresiz yapılabilen anlaşmalardan yararlansa da çoğu istihdam ettikleri akrabalarını sonradan işten çıkardı.

Skandalları ortaya çıkardı

Bu skandalları ortaya çıkaran anayasa hukukçusu Hans Herbert von Arnim, kısa süre önce yayımladığı kitabında Bavyeralı politikacıların diğer eyaletlerdeki mevkidaşlarından daha fazla para kazandıklarını ortaya çıkarmıştı. Von Arnim kitabında ayrıca Bavyeralı eyalet milletvekillerinin, akrabalarını istisnaî bir düzenleme uyarınca işe aldıkları uygulamaya da değinmişti.

Münster kentindeki Sosyal Araştırmalar Yüksek Okulu’ndan sosyoloji profesörü Ruth Linssen yolsuzlukları ölçmenin zorluğuna dikkat çekiyor:

"Soruşturma aşamasına gelmeyen vakalar, bizim karanlık bölge dediğimiz alan, yolsuzluklarda oldukça büyük. Yolsuzluk vakalarının sadece yüzde 1 ila 5’inin ortaya çıkarılabildiğini tahmin ediyoruz. Dolayısıyla Almanya’da nadir olduğunu söyleyemeyiz, çünkü kayıt altına alabilmek çok zor."

Linssen yolsuzlukla mücadele yasalarının sertleştirilmesi gerektiğinin altını çiziyor ve Almanya’nın bu konudaki eksiklerine dikkat çekiyor.

"Örneğin milletvekillerinin rüşvet alması konusunda yasalar sertleştirilmiyor. Bu nedenle BM’nin Yolsuzluklarla Mücadele Konvansiyonu’nu da imzalayamıyoruz. Şimdiye kadar 140 ülke imzaladı. Almanya imzalayamıyor, çünkü milletvekillerine rüşvet konusundaki yasalarımız çok gevşek. Bu, son derece utanç verici, diye düşünüyorum. Ama buna rağmen koalisyon hükümeti yasaları sertleştirme konusunda uzlaşma sağlayamıyor."

Video izle 01:17
Şimdi canlı
01:17 dk

Alman şirketlerinde yolsuzluk



‘Yolsuzluğu tamamen engelleyemezsiniz’

Dünya çapında yolsuzlukla mücadele çalışmaları yürüten Uluslararası Şefafflık Örgütü’nün Almanya Genel Müdürü Christian Humborg da bazı yasal düzenlemelerle şeffaflığın artırılabileceği görüşünde. Örneğin beş eyalette hâlâ yürürlüğe sokulmamış olan Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası.

"Bu yasa vatandaşlara idarî kurumlardaki prosedür ve uygulamalarla ilgili belgeleri inceleme imkânı ve hakkı tanıyor. Belgelere bakılıp hemen bir yolsuzluk vakasının keşfedilmesi tabii ki nadiren rastlanacak bir olay. Ama belgelerin incelenmesi olasılığı bile davranışları değiştirip yolsuzlukları zorlaştırıyor. Yolsuzlukları tamamen engelleyemezsiniz ama yolsuzluk yapanların işini mümkün olduğunca zorlaştırmak gerekir."

Sosyoloji profesörü Ruth Linssen yolsuzluklar konusunda artık daha uyanık davranıldığını belirtiyor:

"Artık yolsuzluklar konusunda daha uyanık hale gelindi. Eskiden vergi beyannamesinde yurtdışında ödenen rüşvet masrafları, vergiden düşülebiliyordu. Bu artık yok. Şirketler de çok daha dikkatli. Şirket içinde bir vaka ortaya çıktığında sessizce ortadan kaldırılıyor ve iş resmî soruşturma aşamasına varmıyor."

© Deutsche Welle Türkçe

DW/GB/BK/EC/NH

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam