330 darbe sanığı hakim karşısında | TÜRKİYE | DW | 28.02.2017
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

TÜRKİYE

330 darbe sanığı hakim karşısında

15 Temmuz darbe girişiminin kilit davalarından biri başlıyor. Ankara’daki darbe girişimine karıştığı iddia edilen ordu mensubu 330 sanık hakim karşısına çıkacak.

15 Temmuz darbe girişimine ilişkin Ankara'nın Polatlı ilçesindeki 58. Topçu Tugayı ile Topçu ve Füze Okul Komutanlığında görevli 330 sanık hakkında açılan dava bugün başlıyor. Dava, Ankara’daki Sincan Cezaevi’nde kurulan dev duruşma salonunda görülecek. Darbe girişiminin kilit davalarından biri olarak görülen bu dosyada sanıklar hakkında üçer kez müebbet hapis isteniyor. Sanıklara darbe girişimine katılmak, terör örgütü üyesi olmak ve kasten adam öldürmeye teşebbüs etmek suçlamaları yöneltiliyor.

Davada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve emekli Korgeneral Mehmet Şanver, müşteki olarak yer alıyor.

Sanıklardan eski Albay Bilal Akyüz, darbe girişiminin planlandığı Akıncılar Üssü önünde darbe girişimini engellemeye çalışırken hayatını kaybeden 9 kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor. Sanıkların bir kısmının da darbe girişimi gecesi Ankara'daki yolların trafiğe kapatılması ve haberleşma ağlarının ele geçirilmesi için görevlendirildikleri iddia ediliyor.

Özel duruşma salonu

Ankara'daki darbe girişimine ilişkin davalar, inşaatına 15 Temmuz’dan yaklaşık bir ay sonra başlanan Sincan Cezaevi yerleşkesi üzerine kurulan dev duruşma salonunda gerçekleştirilecek. Duruşma salonu 154 izleyici, 84 basın mensubu, 600 avukat ve 730 sanık kapasitesine sahip.

Davaların rahatlıkla yürütülüp izlenebileceği, ses, görüntü ve elektronik güvenlik sistemleriyle donatıldığı duruşma salonuna tutuklu, hakim ve savcı, izleyici olmak üzere üç ayrı bölümden giriş yapılacak.

10 Mart’a kadar görülecek olan davanın 10 günlük aranın ardından Nisan ortasına kadar devam etmesi bekleniyor.

Adil yargılama olacak mı?

Peki 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yargılama süreci adil koşullarda yapılabilecek mi? Türkiye’nin önde gelen Anayasa hukukçularında biri olan Prof. Ergun Özbudun kuşkulu.

Prof. Ergun Özbudun, Türkiye’de son dönemde yargı bağımsızlığının giderek zayıfladığını, bu durumun da kendisini en çok ‘adil yargılama’ ve ‘savunma hakkı’nda oluşan tahribatta gösterdiğini söylüyor. 15 Temmuz davalarına bakan hakimlerin bu ortamda vicdanlı ve bağımsız karar verebilme cesaretine sahip olmaları gerektiğinin altını çizen Prof. Özbudun, Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında yargıda yapılan düzenlemelerin kalıcı olma tehlikesine de dikkat çekiyor. Sanıklara ilişkin ‘masumiyet karinesi’nin önemine vurgu yapan Özbudun, “Örneğin medyada yapılan haberlerde sanıkların suçları sabit görülene kadar masum olduğu ilkesi devamlı olarak çiğneniyor. Bu kamuoyu algısını da yargı mensuplarını da olumsuz etkiliyor” diye konuşuyor.

Bazı savunma avukatları istifa etti

Savunma makamına ilişkin önemli sıkıntılardan biri de baro tarafından atanan bazı avukatların darbecilikle suçlanan sanıkları savunma görevini kabul etmiyor oluşu. Örneğin İzmir’de görülen ve 152'si tutuklu 270 sanıklı davanın bir numaralı sanığı Fethullah Gülen’e İzmir Barosu tarafından atanan avukat, Gülen’i savunmayı kabul etmeyerek istifa dilekçesi verdi. Aynı davada savunma makamını oluşturan 30 avukat da sanıkları savunmaktan vazgeçti.

Bu tür görev bırakmaların devam etmesi ihtimali yüksek görünüyor.

Avukat Ergin Cinmen, "Darbeciler elbette yargılanmalı ve hakettikleri cezayı almalı. Ancak bugün yargının performansı çok kötü. Kendi tecrübelerime göre, diyebilirim ki yargında bundan daha kötü bir süreç yaşamadık” diyor.

“Savunmalar sağlıklı hazırlanamıyor”

Sanıkların tutukluluk koşullarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) standartlarına aykırı olduğunu dile getiren Cinmen, savunma avukatlarının ise adeta ‘elinin kolunun bağlandığını’ söylüyor. “Savunma hakkı fiilen ortadan kaldırılmış durumda” diyen Cinmen, dava açılana kadar savunma avukatlarının dosyaya ilişkin hiçbir bilgi alamaması nedeniyle savunmaların sağlıklı oluşturulamadığının altını çiziyor.

15 Temmuz sonrasında 3 binden fazla yargı mensubunun görevden alındığını hatırlatan Cinmen, “Şu anda yargı sisteminde çok ciddi bir hakim ve savcı açığı var. Mevcut hakimlerin siyasi atmosferden bağımsız bir karar verebilmesi imkansız” diye konuşuyor.

"Yorum yapmak için erken”

15 Temmuz davaları, önümüzdeki aylar boyunca Türkiye’de gündemin en önemli maddesi olmaya devam edecek. Bu süreçte adil yargılanma hakkına ilişkin itirazlar da süreceğe benziyor. AİHM Danışma Paneli üyesi olan Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Sami Selçuk, Türkiye’nin olağanüstü bir dönemden geçtiğine dikkat çekerek, “Yargının nasıl işleyeceği konusunda peşin hükümlü olmamalıyız” uyarısında bulunuyor.

Davalar sona yaklaştıkça sağlıklı bir değerlendirme yapmanın daha çok mümkün olacağını belirten Selçuk, “Ben bugünden davalar hakkında olumlu ya da olumsuz yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Çünkü bu tür yorumlar hakimleri rahatsız edecektir. Davaların nasıl gelişeceğini görmeliyiz” diye konuşuyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran

 

Önerdiğimiz linkler

Reklam