30.10.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 30.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

30.10.2013 - Alman basınından özetler

Alman gazeteleri, Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu'nun (NSA) dinleme skandalı, Almanya'daki koalisyon müzakereleri ve Almanya-Fransa ilişkileriyle ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu'nun Almanya Başbakanı Angela Merkel'in cep telefonunu dinlemesine tepkiler sürüyor. Münchner Merkur gazetesi, konuyu şöyle yorumluyor:

"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, NSA'in dinleme skandalı yüzünden Avrupalılarla Amerikalıların birbirine düştüğünü keyifle nasıl izlediğini tahmin etmek için çok fazla fantaziye gerek yok. Taraflar arasındaki trajik güven kaybı, Rusların geçmişin süper gücünün günümüzün güçlü ülkeleri arasındaki yerini yeniden sağlama alma çabalarını kolaylaştırıyor. Elbette aynı zamanda daha fazla söz hakkına sahip olmak için de. Kremlin'in lideri Putin'in bu konuda olağanüstü bir kozu var: Edward Snowden. Bu Amerikalı köstebeğin açığa çıkaracağı başka gerçekler, Batı'ya siyasi açıdan zarar verecektir. Vladimir Putin de bunun olması için elinden geleni yapacaktır."

Straubinger Tagblatt ise NSA dinleme skandalıyla ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Bu riskli bir manevra: Amerikan Senatosu İstihbarat Komisyonu Başkanı Diane Feinstein'in Obama ve Komisyon'un Angela Merkel'in dinlendiğinden haberdar olmadığını açıklaması, Amerikan gizli servislerinin tamamen kontrolden çıkıp çıkmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca Başkan Obama, Merkel'ın politikalarına ilişkin hassasiyetle hazırlanmış dosyalar önüne konulduğunda, bunun kaynağını hiç sormadı mı? Başkan kendi yönetim aygıtında neler olup bittiğini bilmiyor mu? Belli ki Obama 'bihaber lider' rolünü oynarsa, zararın mümkün olduğunca az olacağına karar verdi."

Düsseldorf merkezli ekonomi gazetesi Handelsblatt ise Almanya - Fransa ilişkilerini ve bu bağlamda Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın izlediği politikayı masaya yatırıyor:

"Hollande, Avrupa'da Almanya Başbakanı Angela Merkel'in alternatifi olduğu etkisini yaratmak istiyordu. Ama piyasalar tarafından cezalandırılmamak için Hollande'ın izlemek istediği aynı bütçe açığını düşürme politikası başarılı olmadı. Ve sonuçta sadece Almanya ile olan ilişkiler gerildi. Buna rağmen Berlin, Fransız ortağı ile ilişkilerine özen göstermek zorunda. Çünkü daha da kötüsü olabilir: Önümüzdeki yıl aşırı sağcı Ulusal Cephe güçlenmeye devam ederse, Hollande'ın siyasi hareket alanı yeniden daralır."

Neue Osnabrücker Zeitung da Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Hrıstiyan Birlik partileri (CDU/CSU) arasındaki koalisyon müzakerelerini ele alıyor. Gazete müzakerelerin gidişatını şöyle yorumluyor:

"Koalisyon müzakerelerinin hızla ve kararlı bir şekilde devam etmesi sevindirici. En azından Avrupa politikası konusunda taraflar arasında bir çekişme söz konusu değil. Hrıstiyan Birlik partileri ve Sosyal Demokrat Parti tartışmalı mali işlem vergisinin yürürlüğe konulması konusunda çok hızlı bir biçimde uzlaşma sağladı. Bu, şaşırtıcı değil: Bu talebe taraflar seçim programlarında da yer vermişlerdi. Asgari ücretin toplu sözleşmeye göre belirlenmesi uygulamasının yürürlüğe girmesi konusunda da taraflar uzlaşmaya hazır. Ancak sağlık ya da ulaşım politikaları gibi içinden çıkılması zor ve kapsamlı konularda uzlaşma ihtimali ise belirsiz."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam