28.10.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 28.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

28.10.2013 - Avrupa basınından özetler

Amerikan istihbaratının dinleme faaliyetleriyle ilgili skandal, ABD'nin İran politikası ve Çek Cumhuriyeti'ndeki meclis seçimleri, bugünün Avrupa basınında öne çıkan konular...

Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu NSA'in gizli dinleme faaliyetleri ile ilgili tartışmalar yeni bilgiler ışığında daha da alevleniyor. Almanya, Başbakan Angela Merkel’in telefonunun dinlenmesi skandalıyla çalkalanırken, İspanya da Amerikan istihbaratının ülkede sadece geçen yıl aralık ayında 60 milyonu aşkın telefon görüşmesini dinlediği haberine odaklanmış durumda. İspanyol El Mundo gazetesi, İspanyol başsavcılığının dinleme faaliyetlerini gerçekleştiren Amerikan Ulusal Güvenlik Kurumu’na dava açması gerektiğini savunuyor:

“Gazeteci Glenn Greenwald'un ortaya çıkardığı üzere İspanyol vatandaşlarının kapsamlı bir şekilde dinlenmesi, resmî makamların ivedilikle güçlü ve net bir yanıt vermesini gerektirir. ABD Büyükelçisi, bu kapsamlı casusluk iddiasıyla ilgili hükümete bilgi vermek üzere çağırıldı. Ki artık bu iddia teyit edilmiş durumda. Bu nedenle Dışişleri Bakanlığı’nın resmî nota vermesi ve Başbakan Rajoy'un Almanya ve Fransa’nın ABD’ye karşı başlattığı girişime katılması gerek. Ayrıca başsavcılık milyonlarca İspanyol’un özel alanının ihlâli suçlamasıyla NSA’e karşı dava açmalı. Ceza Kanunu’nun 197’nci maddesi uyarınca bu suç, dört yıla varan hapis cezası gerektiriyor.”

İtalyan Corriere della Sera gazetesinin, NSA'in dinleme faaliyetleri ile ilgili yorumu ise şöyle:

“Washington’ın elinde pek çok kart var. Olay sadece dost ve düşmanın niyetini ortaya çıkarmak değil. Aynı zamanda gizli operasyonlar için her zaman kullanılabilecek bilgilere ulaşmak. Örneğin bir siyasî lidere bu bilgiler ışığında baskı uygulanabilir, saklayacak şeyleri olan bir sanayi tröstünün başkanına şantaj yapılabilir ya da bir resmî yetkili işbirliğine ikna edilebilir. Elektronik casusluk sadece diğer araştırmalara temel teşkil edecek bir başlangıç noktasıdır. Beyaz Saray, 'heyecana gerek yok, bunu herkes böyle yapıyor’ diyerek kendini savunuyor. Bu doğru. Ama Çin’den ya da Rusya’dan bir Edward Snowden çıkarsa o zaman pek çok şey keşfedebiliriz. Ama interneti en derin köşelerine kadar izleyebilen tek taraf olan Amerikalılar şüphesiz rekabete hiç meraklı değil.”

Hollanda’nın Amsterdam kentinde yayımlanan 'de Volkskrant' gazetesi, ABD’nin İran ile diyalog politikasını ele alıyor ve bu durumun başta İsrail olmak üzere müttefikleri endişelendirdiğini belirtiyor:

“İran ile yürütülen görüşmeler nedeniyle Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry’nin neredeyse her gün Ortadoğu’daki sadık müttefikleri yatıştırması gerekiyor. Geçen hafta İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile yedi saatlik bir görüşme yaptı. Kerry’nin, ‘İran ile kötü bir anlaşmadansa hiç anlaşma yapılmayacağına’ dair verdiği güvenceler de şüpheleri gidermiyor. Sorun, ‘iyi bir anlaşmanın’ ne olduğu konusunda görüş birliği olmaması. Suudi Arabistan gibi İsrail de herhangi bir dönemde nükleer silah sahibi olma imkânının İran’ın elinden alınması gerektiği görüşünde. ABD ise çok kapsamlı ön koşulların hepsine razı olmadığı görünümü veriyor. Suudi Arabistan da İsrail de Amerikalıların Suriye ya da İran'a yönelik askeri eylemlere kalkışacağına artık inanmıyor. En aşırı durumlarda bile.”

Slovakya'dan Pravda gazetesi ise Çek Cumhuriyeti'nde pazar günü yapılan meclis seçimlerinin ortaya koyduğu tabloyu irdeliyor:

"Erken seçimler Çek Cumhuriyeti'ne şüphesiz daha fazla değil, daha da az siyasî istikrar getirdi. Yine de seçimler boşuna değildi. Kökleşmiş partilere dramatik bir ara bilanço çıkarmış oldu. Bu tür ara bilançolar özellikle de can çekişme döneminin uzadığı ve ileride daha da radikal bir patlamaya yol açma riskini uyandırdığı durumlarda yararlı olabilir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam