27.12.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 27.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

27.12.2013 - Avrupa basınından özetler

Türkiye’de yargıya da taşınan siyasi kriz Avrupa basınının da ağırlıklı yorum konusu.

Ses dosyasını dinle 03:45

27.12.2013 - Avrupa basınından özetler

Avusturya'dan Der Standard gazetesi yorumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oyunu kuralına göre oynamadığı eleştirisinde bulunuyor:

“Türkler tıpkı yabancı ülkeler gibi yargının yolsuzluk soruşturmalarını sırf kendi kişiliğine yönelik bir saldırı olarak gören hükümet başkanını şaşkın gözlerle izliyor. Erdoğan kendini devletin cisimleşmiş hali olarak gördüğü için bundan Türkiye'ye yönelik bir saldırı çıkarmaya çalışıyor. Dışişleri Bakanı tarafından da tekrarlanan, açıklama amacıyla için komplo teorileri üretilmesi ve -çok daha kötüsü- otokratik talimatların genelgeyle iletilmesi demokratik kuvvetler ayrılığı dengesini bozuyor: Yargı ve polis Erdoğan'ın rotasına sokuluyor. Bir hukuk devletinde yürütme, hâkimler ve savcıların yetkileri dahilinde olan işi yapmalarına imkân tanır. Sorun şu ki Türk hükümet başkanı, oyunu kurallarına göre oynamak istemiyor. Zira bu Erdoğan'ın tümüyle kontrol edemeyeceği bir oyun ve 11 yıldır yönetimdeki muhafazakâr Müslüman partiye ait, çok alıcı bulan iki unsuru yok ediyor: Ahlak ve ekonomik canlanma.”

İsviçre'den Neue Zürcher Zeitung Başbakan Erdoğan tarafından verilen tepkiyi eleştiren bir yoruma yer veriyor:

“Hükümete yakın 50'den fazla kişi ve şirket hakkındaki yolsuzluk soruşturmasına yaz başındaki Gezi protestolarına verdiği tepkinin aynısını veriyor: Yabancı ülkelere sövüp sayıyor, tehlikeli komplo teorileri yayıyor ve büyükelçilerin sınır dışı edilmesi tehdidini savuruyor. Bu otoriter kasılma demokratik siyaset açısından hayal kırıklığı yaratmakla kalmıyor. Ekonomik açıdan da riskli. Türk ekonomisi büyük bir sırça köşke o kadar benziyor ki. Kırılganlık evvela yüksek cari işlemler açığından kaynaklanıyor. Bu açığın yüzde 80'i yurtdışından gelen kısa vadeli portföy yatırımlarıyla finanse ediliyor. Bu ‘sıcak para' Türkiye'ye ne kadar kolay akabiliyorsa, uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye güvenini kaybetmesi halinde aynı hızda da geri çekilebiliyor.”

Hollanda'dan De Telegraaf gazetesinin Türkiye'deki siyasi gelişmelerle ilgili yorumu ise şu şekilde:

“Başbakan Erdoğan 10 bakanı değiştirerek siyasi açıdan hayatta kalabilmek için bir kurtarma girişiminde bulundu. Partisi AKP ile arka arkaya üç kez parlamento seçimlerini kazanan ve 11 yıldır iktidarda olan Başbakan daha önce hiç böyle bir siyasi kriz yaşamamıştı. Erdoğan ile dostluk içindeki farklı bakanlar ve şirketler büyük çaplı yolsuzluklara bulaşmış görünüyor. İstanbul, Ankara , İzmir gibi kentlerde binlerce gösterici Erdoğan'ın istifasını talep ediyor. Ancak Başbakan, durumdan kendisi için sonuçlar çıkarmaya ayak diriyor. Tüm bunların sonucunda Türk Lirası son günlerde tarihi bir değer kaybı yaşadı.”

İspanya'dan sol liberal El Pais gazetesi “Erdoğan mirasını tehlikeye atıyor” başlıklı bir yoruma yer veriyor:

“İslamcı hükümet partisi AKP içindeki iktidar mücadelesi Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ı zora sokuyor. Yolsuzluk skandalı partinin itibarını harap ediyor ama hükümet başkanı etkilenmemiş görünüyor. Erdoğan karşı saldırıya geçiyor ve emniyet teşkilatı yönetimi içerisinde bir temizliğe girişiyor ve uluslararası komplodan söz ediyor. Bu otokratik bir egemenin tipik tepkisi. Erdoğan bir zamanlar tartışmasız bir lidere dönüşmüştü. Ama şimdi Türkiye'deki ekonomik canlanma azaldı, Avrupa Birliği ile müzakereler çıkmaz yola girdi. Erdoğan iktidara yapışıyor ve mirasını yok etmeyi göze alıyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ercan Coşkun

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam