26.07.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 26.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

26.07.2013 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basınında yorumlar, Tunus’taki cinayet, Snowden’ın ifşaatlarının yansımaları, İspanya’daki tren kazası ve euro krizi gibi konuları içeriyor.

Güney Fransa’da yayımlanan bölgesel gazete La Republique des Pyrenees, Tunus’ta muhalif politikacı Muhammed Brahmi’nin cinayete kurban gitmesi kapsamında şu yorumu kaleme almış:

“Tunus dün yeni bir kriz dönemine girdi. Lâik muhalif lider Muhammed İbrahmi’nin evi önünde kurşunlanarak katledilmesi, ülkede devrimin yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor. Bu cinayet, diğer bir muhalif politikacı olan Şükrü Belayid’in öldürülmesinden tam altı ay sonra meydana geldi. Karısı ve kızının gözleri önünde İbrahmi’yi motosiklet üzerinden attıkları kurşunlarla delik deşik eden siyah giyimli adamların kimlikleri henüz bilinmese de, Tunus sokaklarına dökülerek, ‘bir hükümet muhaliflerin güvenliğini sağlayamıyorsa, demek ki başarısız kalmıştır’ diyerek hükümeti suçlayan göstericiler haksız sayılmazlar.”

Sol liberal Polonya gazetesi Gazeta Wyborcza'nın eski Amerikan istihbarat elemanı Edward Snowden’ın ifşaatları ve bunun yarattığı sonuçlara ilişkin yorumunda şu görüşler göze çarpıyor:

“Edward Snowden’ın akıbetinin ne olacağı hâlâ belirgin değil, ama bir şey şimdiden kesinlik kazanmış bulunuyor: Snowden, gizli dinleme faaliyetleri ve terörizmle mücadele konusunda Amerikan halkının görüşlerini değiştirdi. Kongre’de çarşamba gecesi yapılan oylama bunun yeni bir kanıtı niteliğinde. Gerçi Amerikalıların yaptığı telefon görüşmelerinin gizlice dinlenmesinin sınırlandırılmasına ilişkin önergeye 217 milletvekili karşı, sadece 205 milletvekili lehte oy verdi. Buna rağmen bu tamamen sürpriz bir sonuçtur. Zira her iki büyük partinin lideri ısrarla önergenin aleyhinde oy verilmesini istemişti. Yani bir anlamda Snowden kazançlı çıktı denilebilir.”

Sağ liberal İspanyol gazetesi El Mundo, ülkede büyük üzüntü yaratan tren kazasına ilişkin analizinde, “Kaza virajındaki güvenlik sistemi yetersizdi” başlığını kullanmış:

“Güvenlik önlemleri yeterli değildi; ne demiryolunun o bölümü, ne de tren… Hız kontrol sisteminin (ASFA) işlevini yerine getirip getirmediğine ve kaza virajındaki güvenlik önlemlerine ilişkin soruşturmalardan bağımsız olarak tüm eldeki göstergeler bu trajedide insanî bir hata olduğuna işaret ediyor. Yargıçlar trenin makinistinin kazadaki sorumluluk derecesini saptayacaktır. Ne var ki bu hızlı tren konseptinin insanî hataları anında ortadan kaldırabilmesi için yeteri donanıma sahip olması da artık bir zarurettir.”

İtalyan Corriere della Sera gazetesinde, euro krizi konusunda Almanya’nın tutumunu eleştiriliyor:

“Bundan bir yıl kadar önce Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, euroyu her ne pahasına olursa olsun kurtaracaklarını söylemişti. Euro Bölgesi ülkelerine zaman kazandırmak için Avrupa Merkez Bankası'nın çeşitli girişimlerinden sonra, ulaşılan ilerlemeler konusunda farklı görüşler mevcut. Hatta öyle ki bir yıl önce başlatılan süreci Almanya'nın frenlemek istediği bile söyleniyor. Ama Almanya, krizi farklı bir biçimde algıladığı için zamana da oynamakta. Nitekim (ekonomi uzmanı gazeteci) Carlo Bastasin de, Almanya'da seçmen anketleri ile Almanya'nın krizi yorumlaması arasında yoğun bir paralellik bulduğunu gazetesinde vurgulamıştı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam