25.04.2012 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 24.04.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.04.2012 - Alman basınından özetler

Alman basınında İtalya'da hükümet kurma görevinin Enrico Letta'ya verilmesi, Federal Anayasa Mahkemesi'nin veri bankası kararı ve İsviçre'nin göç kotası ön planda.

Siyasi belirsizliğin yaşandığı İtalya’da Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano hükümeti kurma görevini Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Enrico Letta’ya verdi. Frankfurter Allgemeine Zeitung, konuyu yorum sütunlarına şöyle taşıyor:

"Cumhurbaşkanı tarafından, Roma’daki siyasi belirsizliği aşması ve ülkeyi ekonomik krizden kurtarması istenen kişinin adı; Enrico Letta. Cumhurbaşkanı Napolitano, henüz 46 yaşında olmasına rağmen büyük bir siyasi tecrübeye sahip ve dolayısıyla korkulan eski parti sisteminin bir parçası olan sosyal demokrat politikacıya, hükümet kurma görevini verdi. Parlamentodaki sandalye sayısına göre, Letta sadece geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti kurabilir. İdeolojik bir engeli, sosyal demokratların kendisi kaldırdı. Zira Berlusconi’nin 'Özgürlükçü Halk Partisi' ile bir koalisyon oluşturmaya karşı olan Demokrat Parti lideri Pier Luigi Bersani görevinden istifa etti. Napolitano’nun geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti istediği zaten aşikârdı."

Geçiyoruz İtalya'dan Almanya'ya... Federal Anayasa Mahkemesi, Almanya'da terörle mücadele kapsamında, kişi verilerinin toplandığı bir veri bankası düzenlenmesinin kısmen anayasaya aykırı olduğuna hükmetti. Kölner Stadt Anzeiger gazetesinin konuya ilişkin yorumunda şu satırları okuyoruz:

"Yargıçlar, dengeli bir karara imza attı. Zira terörle mücadele kapsamında oluşturulan veri bankası, temelde anayasaya uygun. Ama bunun yanında Anayasa Mahkemesi hâkimleri, kurumların bilgi açlığına net bir sınır çizdi. Karlsruhe'de verilen hükümde daha az kişinin etkileneceği, daha şeffaf ve hepsinden önemlisi veri güvenliği açısından daha yüksek kriterler istendi. Hâkimlerin yasa koyucuları, çok doğal olması gereken bu gibi hususlarda sürekli uyarması, sinir bozucudur. Anayasa Mahkemesi yargıçlarının siyasi akıllılığını gösteren bir başka husus da, bu yasayı düzeltme görevini, yeni hükümete devretmesi. Zira hâlihazırdaki Hrıstiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) ve Hür Demokrat Partili (FDP) koalisyon ortaklarının uzlaşması, imkânsız gibi görünüyor."

Ulusal gazetelerden Süddeutsche Zeitung'un aynı konuya ilişkin yorumu ise şöyle:

"İş terörle mücadele olunca, güvenlik kurumları, hukuku engel olarak görüyor. Bir hukuk devletini, hukuk devletinin kurallarını yıkarak, terörden korumak mümkün müdür? Bu kurallara, Almanya Federal Cumhuriyeti kurulduğundan bu yana istihbarat ve emniyet teşkilatını ayırmak da dâhildir. Ancak bu esas, temelini kaybetti. Federal Anayasa Mahkemesi bunu sakıncalı buldu ve emniyet ve istihbarat teşkilatlarının harmanlanmasına karşı uyardı. Anayasa Mahkemesi’nin terörle mücadele kapsamında bir veri bankası düzenlenmesini anayasaya aykırı bulması iyi bir karardır ama gerçekte yeterli değildir. Zira sadece Karlsruhe’nin uyarıları, artık yeterli olmuyor."

Geçiyoruz Avrupa'da yankı uyandıran bir konuya. İsviçre, en az bir yıllığına, aralarında Almanya’nın da bulunduğu, 17 eski AB ülkesinin vatandaşlarına, göç kapısını kapatma kararı aldı. İsviçre bir süre önce de AB’nin 8 yeni üyesi ülkenin vatandaşlarına göç sınırlaması getirmişti. Basın turumuzu Hessische Nidersächsische Allgemeine gazetesinin konuya ilişkin yorumu ile noktalıyoruz:

"Göçe fren koymak, İsviçre’nin bir nevi kendi halkına karşı itaatin öncülüğünü yaptığını gösteriyor. Almanya-İsviçre sınırındaki Lörrach kentinde iki taraf arasındaki ilişkilerin gergin olduğu duyuluyor. Aslında iki ülkenin de birbirine ihtiyacı var, ama iki ülke de birbirinin değerini bilmiyor. İsviçre’nin sorunu, ülkeye yurt dışından gelen sayısız öğretmen, profesör ve doktor değil. Zira Alpler üzerine kurulu cumhuriyetin, gelişmiş ekonomisinin ihtiyacı olan üniversite mezunu ve vasıflı işçiyi, kendisinin yetiştiremediği bir gerçektir. Yani önce kazanın bir buharı çıksın, ondan sonra sözüm ona koruma kararının ardında ne olduğu anlaşılacaktır."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Ercan Coşkun

Reklam