25.03.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 25.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.03.2013 - Avrupa basınından özetler

Güney Kıbrıs'taki malî kriz, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck'un İtalya'da Nazi kurbanlarını anması ve Rusya'da muhalif iş adamı Berezovski'nin ölümü bugünkü Avrupa basınından seçtiğimiz yorum konuları.

Güney Kıbrıs'taki malî kriz, Almanya Cumhurbaşkanı Gauck'un İtalya'da Nazi kurbanlarını anması ve Rusya'da muhalif iş adamı Berezovski'nin ölümü bugünkü Avrupa basınından seçtiğimiz yorum konuları.

Sağ liberal İspanyol gazetesi El Mundo, “AB’nin Kıbrıs’taki kötü kriz yönetimi” başlıklı yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Euro Bölgesi bakanlarının toplantısında Kıbrıs krizindeki kötü yönetimin Avrupa binasının inşaatına zarar verdiği belirgin biçimde ortaya çıktı. AB’nin ekonomik gücünün sadece yüzde 0,2’lik bir bölümünü oluşturan bir ülkenin kurtarılması operasyonu birleşik Avrupa inşaatının çok daha büyük bir tamire ihtiyacı olduğunu da kanıtlamış oluyor. AB yetkililerinin kötü politikaları nedeniyle küçük Kıbrıs, AB finans sistemi için tehlike haline geldi. Kıbrıs'ın 2011 sonbaharından bu yana sermaye piyasalarında varlık gösterediği söyleniyordu. Öyleyse neden bir buçuk yıl sonra ve baş-göz yararak sorunu çözme yoluna gidildi?”

Belçika gazetesi De Standaard aynı konudaki yorumunda, “Kıbrıs kendi sorumluluğunun bilincine varmadan dayanışma göremez” diyor ve yorumuna şöyle devam ediyor:

“Görünen o ki Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ülkenin en büyük bankalarının tasfiye edilmesini önleyemeyecek. Ancak Avrupa’nın ilk aşamada 100 bin euronun altındaki tasarrufları da vergilendirmeye dahil etmek istemesi ve tüm Euro Bölgesi’ndeki mevduat sahiplerini alarma geçirmesi büyük bir gaf olarak belleklerde kalacak. Kıbrıs kendi sorumluluğunun bilincine varmadan dayanışma oluşması mümkün değil. Bu nedenle önce banka sektörü ile zenginlerin ödeme yapması gerekir, çünkü şimdiye kadar en çok bu kesimler kâr sağlamıştı. Öte yandan finans krizinin ortaya çıkmasından beş yıl sonra banka dünyası hâlâ tam olarak derlenip toparlanmış değil. Ve Avrupa halkı bu durumun düzeltilmek istendiği konusunda şüpheli.”

Sağ liberal İtalyan gazetesi Corriere della Sera'dan seçtiğimiz yorum, Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck’un hafta sonunda İtalya’yı resmî ziyareti ile ilgili. Gazete, Gauck’un İkinci Dünya Savaşı sırasında SS birliklerinin Sant’Anna’da katlettiği 400 kurbanı anmasının büyük sembolik anlamı olduğunu vurguluyor:

“İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano normal olarak sakinliğini hiç kaybetmeyen bir kişi olarak tanınır. O yüzden duygulanması,  hislerini kamu önünde göstermesi nadirdir. Pazar günü Sant'Anna di Stazzema kentinde geçmişte yaşanmış iki olay nedeniyle duygusal anlar yaşandı. Birinci neden, buradaki 560 kişinin Naziler tarafından katledilmesiydi. İkincisi ise Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un Berlin’den gelerek burada Napolitano’ya eşlik etmesi, İtalyanların acısına ortak olması, bu katliamdan (ve benzerlerinden) duyduğu utancı açıkça sergilemesiydi ve bunun büyük sembolik anlamı vardı. İki devlet başkanının birbirini uzun süre kucaklamaları, anı levhası önünde ellerini birleştirmeleri, bunlar insanların hafızalarında kalacak görüntüler. Çünkü bunlar, geçmişin yaralarını sarma açısından söylenilen birçok sözden daha etkili.”

Sol eğilimli Macar gazetesi Nepszava, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eski siyasî hasmı ve eski oligarşlarından Boris Berezovski’nin ölümü ile ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“İntihar mı, zehirlenme mi, yoksa kalp krizi mi? Sebep ne olursa olsun, bu ölümle birlikte bir dönemin kapandığı aşikâr. Berezovski, Sovyetler Birliği döneminden sonra Rusya’daki vahşi kapitalizmin ilk döneminin meyvelerini yedi. İş adamı Berezovski o dönemki Rusya Devlet Başkanı Yeltsin ve özellikle onun kızı Tatyana ile iyi ilişkilerinden dolayı Yeltsin ailesi tarafından dolgun iş anlaşmaları ile ödüllendirildi.  Yeltsin döneminin önemli çehrelerindendi ve Yeltsin'in ölmesinden sonra da toplum içindeki popülerliği devam etti. Rusların çoğunluğunun hafızasında 1990'lı yıllar pek iyi çağrışım yapmasa da, o dönemden bugüne hükümetin yönetim metotlarında da fazla bir değişim olmadı. Bugün de yine üst makamlara yakın duran kişiler ihaleleri kapıyor.” 

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam