25.03.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 25.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

25.03.2013 - Alman basınından özetler

İsrail'in Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilemesi, ABD Başkanı Obama'nın Ortadoğu turu ve AB’nin Kıbrıs'a yardım paketi...

İsrail’in 9 Türk vatandaşının ölümüyle sonuçlanan üç yıl önceki Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilemesi ve tazminat ödemeyi kabul etmesi Berliner Zeitung’un bugünkü yorum köşesine yansımış. Yorumda şu satırlar göze çarpıyor:

“Bu, İsrail’in düzenlediği bir askerî operasyon için tarihinde ilk kez özür dilemesi anlamı da taşıyor ve bu özür her iki taraf için de yararlı. Bu adımla İsrail bölgede giderek artan tecrit durumunu ortadan kaldırabilecek ve İran’ın nükleer programı ile Suriye’deki iç savaşın yol açtığı tehditler göz önüne alındığında güvenliğini de pekiştirmiş olacak. Türkiye ise bu özür sayesinde Mavi Marmara ile sarsılan itibarını yeniden elde etmiş, Tayyip Erdoğan iç politikada puan kazanmış olacak. Her şeyden önce, Kıbrıs açıklarında ortak doğal gaz ve petrol arama-çıkarmayı hedefleyen anlaşma gibi yarım kalmış siyasî projelere kaldığı yerden devam edilebilecek.”

Augsburger Allgemeine gazetesi ise yorumunda, ABD Başkanı Barack Obama’nın Ortadoğu’da yaptığı temasların İsrail açısından bir bilânçosunu çıkartıyor:

“Obama bu sempati kazanma hamlesi ile en azından bir diplomatik cephede daha sükûnet sağlamış oldu. ABD, İran konusunda artık Netanyahu’nun tek yanlı girişimlerde bulunması endişesini taşımayacak. Böylece en azından önümüzdeki aylarda Molla rejiminin nükleer programına devam etmemesi için diplomasi kanalları yine devrede bulunacak. Öte yandan Obama’nın yeni dostu Netanyahu’ya uzun vadede Beyaz Saray’da daha fazla kulak kabartılacağından da yola çıkılabilir.”

Kıbrıs lideri Nikos Anastasiadis'in Brüksel'de Troyka yetkilileri ile dün akşam kurtarma paketi üzerine görüşmeleri 10 saat kadar sürdü. Bu nedenle bugünkü Alman gazetelerine, üzerinde varılan uzlaşmadan ziyade, konuya ilişkin genel değerlendirmeler yansımış. Bonn’da yayımlanan General-Anzeiger gazetesi, Kıbrıs'a ilişkin yardım paketi sürecinde Almanya’nın güven kaybına uğradığı görüşünü savunuyor:

“Alman hükümetinin, Kıbrıs için kurtarma paketi görüşmelerinde sert pozisyonunda diretmesi doğruydu. Kendisine sunulan çözüm önerilerini ısrarlı bir biçimde reddeden ve bir süreliğine Euro Grubu’nu hiçe sayarak, Ruslarla bile paralel temaslarda bulunan bir ülkeye diplomatik yoldan etkide bulunmak mümkün değildi. Varılan son noktada Kıbrıs Cumhuriyeti ya kendisine sunulan önerileri kabul edecek, ya da çökecekti. Peki ama Almanya acaba Kıbrıs’tan daha büyük bir ülke aynı konumda bulunsaydı, bu sert pozisyonunda böyle ısrarcı olabilir miydi? Daha şimdiden AB içinde Almanya’ya karşı bugüne kadar hiç olmadığı kadar eleştirel görüşler dile getirilmeye başlamış bulunuyor.“

Straubinger Tagblatt gazetesinin yorumu da Kıbrıs için hazırlanan kurtarma paketi ekseninde ele alınmış:

“Brüksel’den yapılan açıklamalarda, mevduat sahiplerinin yükümlülük üstlenmesinin bir defaya mahsus bir girişim olduğu bıkıp usanılmadan tekrarlansa da halk arasında büyük bir güvensizlik yaratılmış oldu. Önümüzdeki günler ve haftalarda İtalyanların ve İspanyolların da paralarını bankalardan çekmesi söz konusu olabilir. Bu ülkelerde de malî krize büyük ölçüde bankalar sebep olmuştu ve Kıbrıs ile bu ülkeler arasında o kadar da büyük farklar yok! Eğer mevduat sahipleri gerçekten paralarını çekmek üzere bankalara koşacak olursa, o takdirde İspanyol ve İtalyan bankaları muhtaç durumdaki işletmelere kredi yardımı için ihtiyaç duydukları o kısıtlı dayanağı da yitirmiş olurlar. Kriz de kendini böylece kalıcılaştırmış olur.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam