24.12.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 24.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

24.12.2013 - Avrupa basınından özetler

Mısır ve Arap dünyasında devrim sonrası mevcut durum ve Rusya’da Devlet Başkanı Putin’in affetmesi üzerine serbest bırakılan tutuklular, bugünkü Avrupa basınında yer alan konular arasında.

İspanyol El Pais gazetesi Mısır’da ordunun baskıcı bir rejimi başa getirdiği değerlendirmesinde bulunuyor:

“Mısır’da askerî cunta otoriter yüzünü her geçen gün daha açık gösteriyor. Generallerin göreve getirdiği sivil görünümlü hükümet giderek Hüsnü Mübarek’in eski dikta rejimine benziyor. Rejimin özgürlüklere müdahalesi o kadar ileri boyutta ki, halk ayaklanması sonucu elde edilen başarılar yok oldu ve insanlar ‘Mübarek’in devrilmesi bir işe yaradı mı' sorusunu soruyor. Generaller meşruiyetlerini Müslüman Kardeşler’e karşı düzenlenen kitle gösterilerine dayandırıyor ama şimdi ondan fazla kişinin katıldığı gösteriler için polisten izin alınmasını talep ediyorlar. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, Mısır’da bir geçiş sürecinin devreye sokulduğu yönündeki sözü acı bir alay gibi geliyor kulağa.”

Hollanda’nın Amsterdam kentinden ‘de Telegraaf' gazetesi ise ‘Mısırlılar istikrara hasret’ başlıklı yorumunda şu satırlara yer veriyor:

“Ekmek, özgürlük ve sosyal adalet... 2011 yılında Mısır’da gençleri sokağa döken bu sloganlardı. Mübarek'in devrilmesiyle hedeflerinden birine ulaşmış oldular: Özgürlük. Ama bu kazanım askerî darbeyle yeniden ortadan kayboldu. Mısır yine başlangıç noktasında. Ordu yine tartışılmaz patron. Mısırlılar aradan geçen zamanda mevcut rejimin baskıcı karakterini artık anladı. Ama çoğunluk ekonomik sorunlar ve süren şiddetle boğuşmaktan bitap. Siyasî ve ekonomik istikrara özlem duyuyor ve bunun için özgürlüklerinin bir kısmından feragat etmeye hazır. Ancak önümüzdeki yıl ekonomide iyileşme görülmezse Kahire’deki Tahrir Meydanı konulan tüm yasaklara rağmen yeni gösterilere sahne olabilecektir.”

Avusturya’nın başkenti Viyana’dan Die Presse gazetesinin yorumu ise şöyle:

“Arap dünyasındaki demokrasiye hemencecik kavuşma umudu boşa çıktı. Ama yine de değişen bir şey oldu. O da devrimci ruhun şişeden çıkmış olması. Mısır ya da Tunus’ta iktidarını suistimal edenin, halkın direnişini hesaba katması gerekiyor artık. Mısır’ın devrik cumhurbaşkanı Muhammed Mursi bunu görmek zorunda kaldı. Bunu generaller de görmek zorunda kalabilir. Suriye’de yeni bir Arap dünyası hayali kâbusa dönüştü. Ama ABD ve İran arasında son dönemde buzların çözülmeye başlaması Suriye için de yeni bir umut ışığını barındırıyor. Belki de Suriye rejiminin en önemli müttefiki olarak Tahran bir barış sürecinin içine çekilebilir ve bir çözüme katkıda bulunabilir mi? Kocaman soru işaretli bir belki.”

İsviçre’den Basler Zeitung ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in affetmesinin ardından serbest kalan eski muhalif işadamı Hodorkovski ve Pussy Riot grubu üyelerini konu alıyor ve Rus toplumunun kayıtsızlığını eleştiriyor. ‘Hodorkovski çoğu Rus’un umurunda değil' başlıklı yorum şöyle:

“Punk grubu Pussy Riot gibi Hodorkovski de dünya çapında Putin’in keyfî adaletinin sembolleri olarak görülüyor. Af sonrası hapisten çıkarılma da sembolik gücü olan bir hareket olarak değerlendiriliyor. Ancak medyadaki coşku acı bir gerçeğin üstünü örtüyor. O da Hodorkovski ve Pussy Riot elemanlarının, halkın genelinin kayıtsız kalarak, görmezden gelerek cezalandırdığı münferit isimler olması. Anketlere göre 2012 yılında Rusların yüzde 32’si Hodorkovski ile ilgili gelişmeleri takip etti. Putin’in baskı kurma önlemleri mi? Sadece bir zamanların Stalin tarzı kitle terörünün bir gölgesi. Ama Rus toplumunun bunu kabul ederkenki uyuşukluğu korkunç. Hodorkovski ve Pussy Riot’ın şu an serbest olması da, onları zamanında parmaklıklar arkasına götüren skandal mahkeme kararları da Rus toplumunun umurunda değil.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu

Editör: Başak Özay

Reklam