22.11.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 22.11.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

22.11.2013 - Alman basınından özetler

Ukrayna’nın AB ile işbirliği anlaşmasından vazgeçmesi, Suriyeli mültecilerin durumu, ABD-Afganistan güvenlik anlaşmasının zora girmesi bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorumların konuları.

Ukrayna hükümeti AB ile daha yakın siyasi işbirliği ve serbest ticaret öngören “Ortaklık Anlaşması”nı imzalamayacağını açıkladı. Ukrayna anlaşmanın Rusya ile ilişkileri zayıflatacak olmasını, ekonomik nedenleri gerekçe gösterdi. Frankfurter Rundschau gazetesi bunu şöyle değerlendiriyor:

“Ukrayna'nın, Rusça konuşan doğu bölgesinden olan Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, kendisini uzun bir süre Batılı görüşleri benimseyen Avrupalı bir politikacı gibi gösterdi ama artık maskesi düştü. AB ile işbirliği anlaşmasının sağlayacağı avantajlar gözle görülür olmayabilir, bunları dolar ya da euro ile ölçmek olanaksız olabilir. Peki, verilen sözler ne kadar güvenilir? Tabii diğer yandan Moskova'dan gelen somut tehditler var. İş sonunda bir bilek güreşine dönüştü ve onu da Rusya Devlet Başkanı Putin kazandı. Ancak yine de onu uyarmak gerek: Kiev'in politikasını hiç kimse, Putin bile önceden kestiremez.”

Westdeutsche Zeitungise Ukrayna’nın AB'den uzaklaşma yönündeki adımını, Türkiye'nin üyelik müzakereleri ile birlikte değerlendiriyor. Gazete, Almanya'daki koalisyon görüşmelerinde sağlanan uzlaşmada, Türkiye'nin AB üyelik sürecine güçlü destek verilmemesini eleştiriyor.

“Türkiye AB'ye tam üye bir ülke, Ukrayna'da AB ile yakın işbirliğine sahip bir ülke olabilecek mi? Almanların ve neredeyse tüm Avrupa'nın sorduğu soru bu. Türkiye kültürel ve dinî açıdan yabancı görülüyor, Ukrayna ekonomik ve siyasi açıdan bize uzak bir ülke. Bu konunun bir yönü... Diğer açıdan bakıldığında Türkiye İslamcıların, Ukrayna da giderek kendi çıkarlarını empoze eden Rusya'nın hakimiyetine geçmemeli. Bu ülkelerdeki gençler özgür ve modern bir yaşam istiyor. Ukrayna örneği fırsatların ne kadar çabuk israf edilebildiğini gösteriyor. Kiev'de koca bir kuşağın umutları öldü. Türkiye ile ilişkiler göz önüne alınarak bu durumdan ders çıkarılmalı. Ancak Hrıstiyan Birlik partileri ile Sosyal Demokrat Parti'nin koalisyon sözleşmesi taslağında Türkiye'nin AB'de istenip istenmediği sorusu açık bırakılıyor. Diğer taraftan Ankara'da da bir güç mücadelesi yaşanıyor: Bir yanda Başbakan Erdoğan'ın İslam'a ve milliyetçiliğe dönüş çabası, diğer yanda İstanbul'daki Gezi Parkı protestolarında modern kesimin ve gençlerin ortaya koyduğu umutlar. Ya Türkiye’den de yakında Avrupa'yı istemiyoruz mesajı gelirse. Avrupa ve Almanya stratejik çıkarlarını ve sahip olduğu değerleri hatırlamalı.”

Süddeutsche Zeitung Suriyeli mültecilerin AB'nin dış sınırlarından geri çevrilmesini eleştiriyor:


“Mülteciler yalnız bırakılıyorlar. AB'nin dış sınırlarında çok kötü muamele görüyorlar. Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un, Alman siyasetçilerine daha fazla Suriyeli mültecinin Almanya’ya kabul edilmesi yönünde yaptığı çağrı doğrudur ve bunun acilen yapılması gerekir. Avrupa'nın kapılarında bu kadar büyük sefalet nadir olarak yaşanmıştır, hiçbir zaman desteğin bu kadar az olduğu görülmemiştir. Kabul edilen mültecilerin sayısı çok az. AB'nin dış sınırlarında ise durum öfke verici. Neredeyse suç düzeyinde. Türkiye ile Yunanistan arasındaki deniz ve kara sınırlarında Suriyeli mülteciler Avrupa kapısından geri çevriliyorlar. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği bu geri çevirmeleri doğruluyor.”

Berliner Zeitung ABD ile Afganistan hükümetlerinin ikili güvenlik anlaşması üzerinde yaşadığı tartışmaya değiniyor. NATO'nun 2014'de Afganistan’dan çekilmesinin ardından, Amerikan askerlerinin 10 yıl daha ülkede kalabileceği belirtiliyor. Gazete, ikili güvenlik anlaşmasına kuşkuyla yaklaşıyor:

“ABD ile Afganistan arasındaki güvenlik anlaşması aslında gözdağı ve baskıların sonucu. Eğer Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ülkede kalacak Amerikan askerlerinin ulusal yargı karşısında dokunulmazlıklarına izin vermeseydi, uluslararası güçlerin 2014'de görevi tümden sona erecekti. NATO, gelecek yılın sonunda Afganistan'daki uluslararası muharip güçlerin görevinin tamamlanacağını düşünüyor. Ancak Afganistan'da uluslararası birlikler bulunduğu sürece Taliban ve diğer isyancılar onlara karşı savaşmayı sürdürecektir. Öte yandan birliklerin tamamen çekilmesi de sonucu pek değiştirmez. Savaş devam eder. Korkunç gerçek bu.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam