22.11.2012 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 22.11.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

22.11.2012 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını, İsrail ve Hamas arasında sağlanan ateşkes ile Avrupa Birliği'nin önümüzdeki 7 yıllık bütçesinin ele alınacağı Brüksel'deki zirve ile ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

İtalya'dan La Stampa, İsrail'le Hamas arasında dün akşam sağlanan ateşkesi değerlendiriyor. Gazeteye göre ateşkes, Müslüman Kardeşler sayesinde sağlandı:

"İsrail ve Hamas arasında sağlanan ateşkes , ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un, Başkan Obama yönetiminin yeni siyasi enstrümanını uygulayabilmesinin bir sonucu: Sünni ülkelerdeki İslami partiler arasındaki bağlantıyı sağlayan, 'Müslüman Kardeşler Diplomasisi.' Arap Baharı Ortadoğu'da birçok cephede arabulucu olabilecek yeni bir öncü ortaya çıkarıyor. Bu öncü, İsrail-Filistin sorunundan, Suriye'deki iç savaşın sona ermesi için arabulucuk yapmaya kadar farklı konulara yetişiyor. Clinton'un Kahire'de açıkladığı ateşkes, Müslüman Kardeşler'in sergilediği bu diplomasinin ilk sahnesiydi."

Bugünkü gazetelerin geniş yer ayırdığı bir başka konuysa, AB'nin 2014-2020 yılları arasındaki bütçesinin ele alınacağı, bugün Brüksel'de başlayan zirve. Macaristan'dan Magyar Nemzet'in yorumu şöyle:

"Gündemde AB bütçesinin kesilmesi var. Bu zirve, Birliğin daha yoksul ülkelerinin zayıflatılması ve daha zenginlerine avantaj sağlanması şeklinde sonuçlanırsa, en hafif tabirle, kabul edilemez bir skandal olur. Macaristan esrarengiz bir nedenden dolayı, Brüksel'in genellikle en çok parayı kestiği ülke. Macaristan'ın çıkarlarının zedelenmesi bir tarafa, Brüksel'in, Birliğin temel değerlerini tamamen gözardı etmesi, şaşırtıcı. AB'yi uzun süre fırsat eşitliği ve dayanışma ayakta tuttu. Bu zirvede müzakere edilecek taslaklarda bunun hiçbir izine rastlanmıyor."

Fransız Le Monde gazetesi, İngiltere'nin AB'den ayrılma tehdidini yorum sütunlarına taşıyor:

"İngilizlerle ilgi soru gündemde. AB'ye girdikten 40 yıl sonra Birleşik Krallık AB'den giderek daha fazla uzaklaşıyor. AB bütçesi konusundaki meydan savaşı, İngiltere'nin üyeliğiyle ilgili çekincelerin büyümesine örnek. 'İngilizler AB'den ayrılmalı' demeyi deneyebiliriz. Ancak soğukkanlı olmak gerekirse, Birleşik Krallık'ın AB içinde kalmasının Avrupa ve Fransa'nın çıkarına olup olmayacağı sorusunu sormak zorundayız. Bu sorunun yanıtı 'evet.' Çünkü finans merkezi Londra gerçekte Euro için bir offshore merkez. Londra finans merkezi ve İngiliz bankalarının, Avrupa ülkelerinin hiçbir söz hakkı bulunmadan ortak para birimini yönetiyor olmasını tahayyül etmek zor."

Bir başka Fransız gazetesi, La Presse de la Manche'ın Brüksel'deki AB zirvesiyle ilgili yorumu ise şöyle:

"Bugün başlayan zirve, kaçışı bulunmayan zirvelerden. Tabii eğer AB ülkelerinin şu an kaldıramayacağı derin bir kriz mevcutsa iş değişir. Bu krizi, eskiden sahip olduğu konumu yitiren İngiltere de kaldıramaz. Almanya dahil olmak üzere Birlik'ten ayrı hareket eden hiçbir ülke dünya üzerinde tek başına varlık gösteremez. İngiltere elbette söz verdiği referandum uyarınca AB'den çıkabilir. Ancak Londra'ya bunun bir bedeli olacağını ifade etmek zorundayız. İngiltere AB'den çıkarsa o zaman Avrupa'yı artık serbest ticaret bölgesi olarak kendi yararına kullanamaz."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam