20.06.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 19.06.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.06.2014 - Alman basınından özetler

Alman basınında, İspanya’da krallık tacını devralan VI. Felipe ile Irak ve Dünya Mülteciler Günü ile ilgili yorumlar dikkat çekiyor.

Ses dosyasını dinle 03:17
Şimdi canlı
03:17 dk

20.06.2014 - Alman basınından özetler

İspanya'da VI. Felipe'nin krallık dönemi resmen başladı. Stuttgarter Zeitung gazetesinde konuyla ilgili şu yorum dikkat çekiyor:

“İspanya’nın yeni kralı Felipe, tahtın insanlara yakın olması, onların saygısını, güvenilirliğini kazanması gerektiğini söyledi. Bu sözleri İspanyol parlamentosunun önünde dinlenecek olursa, Kral’ın sıradan insanların gerçekliğinden oldukça uzakta olduğu görülür. Kral, bu insanların hayatı üzerinde yıllardır egemenlik kuran, gelecekleri konusunda endişelendiren kriz dramını birkaç cümleyle geçiştirdi. Felipe kriz hakkındaki birkaç beylik söylemin yeterli olmayacağını bilmeli. İşsizlerin, evlerinden atılanların güvenini kazanmak istiyorsa, her sözü ve jestiyle durumun ciddiyetini kavradığını göstermeli.”

Neue Osnabrücker Zeitung'da da yeni İspanya Kralı'na ilişkin bir yorum yer alıyor:

“VI. Felipe, vatandaşların kralı olmak istiyor. Güzel bir slogan! Ancak İspanya’nın yeni kralı için halkın güvenini kazanmak oldukça zor. İspanya’nın Dünya Kupası'nda Şili karşısında aldığı yenilgi sonucu turnuvaya veda etmesi, İspanyol toplumunun genelindeki bunalımlı havaya uygun düşüyor. Ekonomik canlanma yıllarından geriye hiçbir şey kalmadı. Euro krizinin ardından düşüş eğilimini koruyan İspanyol ekonomisinin bu gidişatı henüz değiştirilebilmiş değil. I. Juan Carlos, İspanyollar evlerini ve işlerini kaybederken, Afrika’da ava çıkmakla büyük bir hata yaptı. VI. Felipe, krizin kaybedenlerinin kralı olmalı. Ancak bu şekilde hürmet görmeyi başarır.”

Landeszeitung gazetesinde, Irak'ta ilerleyişini sürdüren ve bölgeye korku saçan IŞİD örgütüne ilişkin bir yorum göze çarpıyor:

”Bağdat titriyor, Washington duraksıyor. IŞİD'e karşı kara birliklerinin gönderilmesi bir tabu. Havadan yapılacak bir bombardıman konusunda da Pentagon henüz net bir karar vermiş değil. Irak, Beyaz Saray stratejistlerinin dış politikada aşırıya kaçmasının cezasını iki kez ödedi. George W. Bush yönetiminde Amerikan imparatorluğu demokrasi adına bir haçlı savaşı başlattı. Demokrasi fenerini yakmak yerine, kaos yangının kıvılcımını çaktılar. Bu ateş altında, Barack Obama 19'uncu yüzyılın izolasyon reflekslerine geri döndü. Şayet vahşi bir terör hücresinin oluşumunun engellenmesi isteniyorsa, askeri müdahale şart. Bu noktada, aceleci bir şekilde reddedilmesine karşın, İran'ı da çözümün bir parçası haline getirmek ve işbirliği yapmak yerinde olur.”

Mannheimer Morgen gazetesindeki yorumda ise Dünya Mülteciler Günü vesilesiyle Avrupa sınırındaki mülteci dramlarına değiniliyor:

“Kontrolsüz kitlesel göç ve binlerce kişinin Avrupa’nın sınırlarında hayatını kaybetmesi, AB'nin insani alandaki en büyük başarısızlığı. Neden sığınma arayanlara, henüz yola çıkmadan AB'nin büyükelçiliklerine başvuruda bulunma şansı verilmiyor? Olumlu bir yanıt, güvenilir ve yasal bir yolculuğun garantisi olurdu.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam