20.03.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 19.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

20.03.2013 - Alman basınından özetler

ABD Başkanı Barack Obama'nın ilk resmî İsrail gezisi, Kıbrıs'taki kriz, yeni Papa'nın ilk mesajı ve Irak Savaşı'nın 10'uncu yılı, bugünkü Alman gazetelerinden aktaracağımız yorumların konuları.

Süddeutsche Zeitung, ABD Başkanı Barack Obama’nın İsrail, Batı Şeria ve Ürdün'ü kapsayan dört günlük Ortadoğu gezisini şöyle değerlendiriyor:

"Obama’nın Ortadoğu barış sürecindeki ilk girişimi, tüm iyi niyetine rağmen başarısızlıkla sonuçlanmıştı... İkinci başkanlık döneminin başlangıcında Obama, ikinci bir şans daha elde etti. Gerçi Ortadoğu’ya çantasında yeni bir barış planı ile gelmeyeceğini, Kudüs ve Ramallah’ta sadece insanları dinleyeceğini duyurdu. Ancak kapalı kapılar ardında, beklenti yaratmamaya yönelik bu taktik bir son bulmalı.  Zira ABD Başkanı’nın sadece gücü değil, aynı zamanda birbiri ile çatışma halindeki iki küçük halkı uzlaşmaya zorlama yükümlülüğü de bulunuyor."

Geçiyoruz Güney Kıbrıs’taki krize. İflasın eşiğindeki Kıbrıs’ta yönetim, AB’nin talepleri ile halkın büyük tepkisi arasında sıkıştı kaldı. AB'nin malî yardım için şart koştuğu mevduatlara vergi tasarısı Meclis'e takıldı. Die Welt gazetesinde krize dair şu satırları okuyoruz:

"AB Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’dan yatırım bankacılarına kadar herkes birbirine suçu atıyor... Euro Bölgesi'ndeki normal vergi mükellefinin niye yıllardır krizle mücadelenin faturasını ödemek ya da borçlara kefil olmak zorunda bırakıldığını açıklayabilmek zor. Ama bankaları iflas ettiğinde zaten daha büyük bir kayba uğrayacak olan Kıbrıslı mevduat sahiplerinin bu sorumluluğu alması gerektiğini açıklamak güç değil. Artık sorumluluk, risk ve kefalet arasındaki bağlantının doğru bir şekilde kurulmasının zamanı gelmiştir… Bu karışıklığın sorumlusu kimse veya yardım paketinden kim fayda sağlıyorsa kurtarma çabalarına da ortak olması gerekir. Zira bu prensip, son yıllarda gereğinden fazla ihlâl edildi."

Kıbrıs'tan Roma'ya geçiyoruz. Katolik dünyasının yeni ruhanî lideri Papa Francisco, dün Vatikan'da yapılan resmi papalık ayiniyle göreve başladı. Frankfurter Allgemeine Zeitung Papa'nın verdiği ilk mesajı şöyle yorumluyor:

"Papa Francisco’nun görüşlerinin ana çerçevesi, ilk resmî ayinindeki sözlerinde açıkça çizilmiş oldu. Papa 2'nci Jean Paul’de "Ölüm kültürüne" karşı mücadele, Papa 16'ncı Benedikt’te "Yaşamın ekolojisi"ne adım atmak olan olgu, Papa Francisco’nun zarif sözlerinde de aynı güçle öne çıkıyor: İnsanın yaratılanların hamisi olarak rolü, insanlar arasında saygı ve dostluk, her insana umut ufkunu açabilmek için şefkat ve cömertlikten asla korkmamak. Bu mesaj, sadece Hrıstiyanlara ait bir etik değil aksine tüm dünyada geçerli bir ahlak anlayışı. Ancak kulağa hoş gelen tükenmeye yüz tutmuş bir söz.  Bu adamın yakında birçok bölgede, özellikle de Batı’daki aydınlanmış görünen liberal toplumlarda hoşnutsuzluğa yol açağını önceden görmek için peygamber olmaya gerek yok."

Landeszeitung Lüneburg ise Irak Savaşı’nın başlangıcının 10’uncu yıldönümü vesilesiyle ülkede savaştan geriye kalan tabloyu şöyle değerlendiriyor:

“Saddam Hüseyin’e karşı açılan savaş, her ne kadar başarısızlıkla sonuçlansa da jeopolitik bir dönüm noktası da oldu. Öncelikle bir yalana dayandırılarak başlatılan savaş, ABD’nin inanılırlığını sarstı. Washington yönetimi, Tahran’ın rakibi Saddam’ı ve Afganistan’daki Talibanı devre dışı bırakarak, istemeden İran’ın gücünü de artırmış oldu. Savaşın on yıl önce Yakın ve Ortadoğu’da yol açtığı sismik patlama, Arap Baharı’nın da yolunu açmıştır. Dikta ile yönetilen tüm Araplar, aslında kendi diktatörlerinin de güçsüz ve ölümlü olduğunu  gördü. Belki de korkunç Irak savaşı, en azından bazı despotların egemenliklerine zemin hazırlayan korkuyu ortadan kaldırdı.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam