18.11.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 18.11.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.11.2013 - Avrupa basınından özetler

Bugün Avrupa basınından seçtiğimiz yorumlar, İran’ın nükleer programına ilişkin batının çelişkili tavrı ile İspanya’nın malî krizi atlatması ve gelecek yıl yapılacak Avrupa seçimlerine odaklı.

Hollanda gazetesi De Telegraaf yorumunda, İran’ın nükleer programına ilişkin görüşmelerde yaşanan çelişkilere dikkat çekiyor:

“Fransa, haklı nedenlerle İran ile aceleye getirilmiş bir anlaşmayı şimdiye kadar bloke etti. Fransızlar bu konuda hâlâ sert bir tavır içinde. Paris’in görüşüne göre, İran, nükleer silah üretmeye çalışmadığını inandırıcı bir biçimde kanıtlayana kadar yaptırımların gevşetilmemesi gerekiyor. Ayrıca İran ile Batı ülkeleri arasında aylarca sürmesi beklenen görüşmeler devam ederken ülkenin bir plütonyum fabrikası inşa etmesinin de kabul edilemeyeceğine işaret ediliyor. Fakat aralarında ABD'nin de bulunduğu diğer Batılı güçler, böyle bir tesisin inşasında herhangi bir mahzur görmüyor. İşte Batı'nın bu gevşek tavrı da İsrail’in İran’ın nükleer silaha sahip olmasını önlemek amacıyla bu ülkeye düzenleyeceği olası askerî bir operasyona Suudi Arabistan'ın destek sağlaması gibi absürt bir durumu ortaya çıkartıyor.”

Muhafazakâr Fransız gazetesi Le Figaro'dan seçtiğimiz yorum ise Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın İsrail ziyareti çerçevesinde, İsrail'in İran konusunda Fransa’nın sert tavrına onay vermesi çerçevesinde kaleme alınmış:

“ABD Başkanı Obama’nın aksine Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Kudüs’te zeki ve ufku geniş bir devlet başkanı olarak ağırlandı. Obama’nın İran ile bir an önce bir anlaşma imzalayıp, kendini Ortadoğu bataklığından kurtarma arzusunda olduğu sanılıyor. Ancak Fransa’nın pozisyonu hızlı bir biçimde rahatsız edici bir duruma dönüşebilir. Cenevre’de çarşamba günü yeniden başlayacak olan müzakere turunda ister istemez mükemmel olmayacak bir uzlaşma bulunması gerekiyor. İşte o zaman Fransa, İsrailli dostlarını hüsrana uğratabilir. Anket sonuçlarına göre Fransızların sadece yüzde 20’sinin onayını alan bir Cumhurbaşkanı, işler ters gittiğinde bölgede baş gösterecek ve sonuçları kestirilemeyecek bir savaş tehlikesinin sorumluluğunu acaba üstlenebilir mi?

Sağ liberal İspanyol gazetesi El Mundo ise İspanya'nın ekonomik ve malî krizi atlattığı konusundaki açıklamalara atfen şu yorumda bulunuyor:

“Yapılan bir ankete göre, İspanyolların yüzde 88'i ülkenin ekonomik açıdan feraha kavuştuğuna dair bir işaret görmüyor. Sadece yüzde 13,9'luk bir kesim, durumun gelecek yıldan itibaren iyiye gidebileceği görüşünü savunuyor. Bu açıklamalar Başbakan Mariano Rajoy liderliğindeki İspanyol hükümeti için soğuk duş etkisi yapıyor olmalı! Sokağın realitesi, hükümet ile holdinglerin yaymaya çalıştığı iyimserlik dalgası ile tam bir zıtlık oluşturuyor. Santander Bankası'nın başkanı Emilio Botin'in kısa bir süre önce söylediği gibi, İspanya'ya yeniden para akması mümkün olabilir. Ama altı milyon işsizin bulunduğu ve insanların işten çıkarılma tehlikesiyle ile karşı karşıya olduğu bir ortamda vatandaşların bu paradan nasiplenmesi pek mümkün görünmüyor.”

İtalyan La Repubblica ise gelecek yıl yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimlerine ilişkin yorumunda, bu seçimlerin protestocu partilere oy kazandıracağı görüşünü savunuyor:

“Üyelerinin birbiriyle uyum içinde olmadığı bu orkestradan, her bir üye ülke içinde çekimserlerin sesini bastıracak ve Avrupalıları AB lehine harekete geçirecek bir trompet sesinin gelmesi bekleniyor. Ne kadar gülünç! İşte kısmen bu beklentinin de bir sonucu olarak önümüzdeki yıl yapılacak Avrupa Parlamentosu seçimleri 1979 yılındaki doğrudan ilk Avrupa Parlamentosu seçimlerinden bu yana en ilginci olabilir. Zira Avrupa’da şaşırtıcı sayıda milliyetçi protesto partisi bulunuyor. Avrupa seçimlerinde bu partilerin iyi sonuç almaması sürpriz olmaz. Bu arada Londra bir yana, muhtemelen büyük oy kayıplarını önlemek için Berlin, Paris ve Brüksel'den hiçbir girişimde bulunulmadığı da dikkat çekici.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam