18.03.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 18.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

18.03.2013 - Avrupa basınından özetler

AB’nin Kıbrıs için hazırladığı kurtarma paketi ve Suriye’ye silah sevkiyatına ilişkin tartışmalar bugünkü Avrupa basınından seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

Sol liberal İspanyol gazetesi El Mundo, AB’nin Kıbrıs için hazırladığı kurtarma paketine ilişkin şu yoruma yer veriyor:

“AB’nin, Kıbrıs bankalarındaki tasarruf mevduatlarının bir kısmına el koyma kararı halkta infial ve siyasî kaos yarattı. Hatta Kıbrıs Cumhurbaşkanı kendilerine şantaj yapıldığından söz etti. Ülkenin Merkez Bankası malî işlemleri durdurdu, hiç kimse de bankaların tekrar ne zaman açılacağını bilemiyor. Öte yandan ülkenin parlamentosu da toplanamadı. Zira muhafazakâr hükümet, kurtarma paketini parlamentodan geçirecek çoğunluğa sahip değil. Şimdilerde medya ve sosyal paylaşım siteleri AB’den hayal kırıklığına uğramış olan halkın öfkesini dışarıya yansıtıyor.”

Sol liberal Polonya gazetesi Gazeta Wyborcza’nın aynı konudaki yorumunda ise şu görüşler göze çarpıyor:

“Kıbrıs, finans sektörünü kurtarmak üzere uluslararası yardım talep eden Euro Bölgesi’nin beşinci ülkesi konumunda. Kıbrıs'ın işleri yolunda gitmiyor. Yardım isteyen ülkeler arasında en küçük olanı ve gayrisafi yurtiçi hâsılası bakımından Euro Bölgesi’nin sondan üçüncü ülkesi. Finans krizinden bu yana büyük ülkeler finans sorunlarını nispeten daha kolay çözüyor, çünkü onların durumu tüm Avrupa finans sistemini tehdit ediyor, bu nedenle de bu gibi ülkelere yardım elinin uzatılması bir zaruret oluyor. Avrupa, Kıbrıs’ın çökmesine katlanabilir. Bu yüzden de bu küçük ada devletine dikte edilen şartlar, Yunanistan’a, İspanya’ya, Portekiz’e ve İrlanda’ya edilenlerden daha sert.”

Hollanda gazetesi De Telegraaf, Kıbrıs’ta tehlikeli bir emsal durum oluşturulduğu görüşünde:

“Şimdi birdenbire kurallar değiştiriliyor. Aslında AB içerisinde 100 bin euroya kadar tasarruf mevduatları koruma altında bulunuyordu. Bu mevduatlardan yüzde 6,75 oranında vergi alma kararıyla bu kural çiğnenmiş oluyor. Tasarruf mevduatı garantisinin bir hamleyle hiçbir değeri kalmamış oluyor. Bu ağır bir kandırmaca, hatta dolandırıcılık olarak da adlandırılabilir. Ayrıca diğer zayıf konumdaki ülkelere gelecekte yapılacak kurtarma girişimleri için de tehlikeli bir emsal oluşturuldu. Bu noktada ortaya çıkan huzursuzluk, euro krizinin şimdi tüm gücüyle geri dönmesine yol açabilir.”

Liberal Danimarka gazetesi Politiken, Suriye'ye silah sevkiyatı yapılıp yapılmaması konusunda batılı ülkelerde devam eden tartışmayı yorum sütununa taşıyor:

“Uluslararası topluluk, Suriye'deki faciaya daha fazla bekleyerek tepki gösteremez. Rehavetin, pasifliğin kırılması gerekir. Bunun için de şimdiye kadarki tavırların ve prensiplerin gözden geçirilmesi gerekir. İngiltere ve Fransa’nın önerisi doğrultuda AB’nin Suriye’ye uyguladığı silah ambargosunu kaldırılmasının zamanı gelmiştir. Tüm iyi niyetlere ve AB’nin silahlı anlaşmazlığın boyutlarını ve zararlarını sınırlama girişimlerine rağmen, diğer ülkeler, Suriye’deki yandaşlarını yoğun olarak silahlandırmaya devam ediyorlar. Bizim göndereceğimiz silahlar Suriye'deki anlaşmazlığı çözmeyecektir. Ama yardımlarımızı, desteğimizi ve dayanışmamızı hak edenlerin güçlenmesine yardımcı olacaktır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam