17.12.2012 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 17.12.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.12.2012 - Alman basınından özetler

ABD'deki ilkokul katliamı ve yeni Mısır Anayasası için yapılan halkoylaması, bugünkü Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorumların konuları.

ABD'nin Connecticut eyaletindeki bir ilkokulda, cinnet getiren 20 yaşındaki bir genç tarafından toplam 27 kişinin katledilmesine Alman gazetelerinin yorum köşelerinde geniş yer veriliyor.

Süddeutsche Zeitung'da şu satırları okuyoruz:

“27 cana mal olan ilkokul katliamıyla, 2012 yılında ABD'nin sahne olduğu büyük silahlı eylemler on üçe yükseldi. Milli Marşında hür ve cesurların diyarı olmakla övünen bu ülkede her yıl on bin kişi vurularak öldürülüyor. 11 Eylül 2001'deki terör eylemlerinde öldürülenlerin üç katı kadar can silahlardan çıkan kurşunlarla kaybediliyor. Ama teröre savaş ilan edilirken, neredeyse fert başına bir ateşli silahın düştüğü ve 300 milyon özel silahın bulunduğu ABD'de bu belayla mücadele etmeyi kimse göze alamıyor. Bu durumu değiştirmek taziye değil, cesaret ister. Amerika'nın silah yasaları kurbanlarının kanıyla yazıla gelmiştir. Yasaları sertleştirmek sadece en kanlı hadiselerin etkisiyle mümkün olabilmiştir. Bu elim olayların tekerrür etmemesi için Başkan Obama ülkenin içinde bulunduğu şokun etkisinden yararlanıp silah çılgınlığına sivil savaş ilan etmelidir. Savaşı kaybetse de, uğrunda mücadele ettiği şeye değer. Aksi takdirde kendi ifadesiyle, ‘yüreği paramparça' bir başkan olarak kalacaktır.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un yorumunda da, yeniden seçilme endişesi olmayan Barack Obama'nın Amerikan silah lobisine savaş ilan etmesi gerektiği dile getiriyor:

“Okul dolaplarında, çekmecelerde ve okul çantalarında silah bulundurmak Amerika'yı daha güvenli hale getirmez. Nobel barış ödülü sahibi Barack Obama, sadece silah lobisini değil ama bütün Amerikalıları silahların daha sıkı kontrol edilmesi ve silah bulundurabilmenin ağır şartlara bağlanması gerektiğine ikna etmelidir. Başkanlığının ilk dönemindeki mütevazı iç silahsızlanma girişimi fayda etmedi. Amma bu kez yeniden seçilme hesapları yapmak durumunda değil. Bütün Amerika gibi Cumhuriyetçiler de, silahlanma hakkının mı yoksa ölüm korkusundan uzak okul ve üniversitelerin mi daha önemli olduğuna karar vermek zorundalar. Amerikan rüyasında şimdiye kadar Noel arifesindeki çocuk katliamına yer yoktu. “

Frankfurter Rundschau gazetesi, Mısır'daki anayasa referandumunu konu alan yorumunda bu oylamanın devrimin kaderini tayin edeceğini belirtiyor:

“Mübarek bütün Mısırlıları muhalefette birleştirmişti. Mursi ise onları bölüyor. Tahrir Meydanı'nın devrimcileri kandırıldıklarını düşünüyorlar. 800 cana mal olan ayaklanmaları hür ve haysiyetli yaşamak için verilmiş bir mücadeleydi. Şimdi, devrim trenine atlayan İslamcılar önlerine, İslamcılığın barbarlığını çağdışı otoriterlikle birleştiren bir anayasa koyuyor. Devrimciler için zor zamanlar.”

Nürnberger Zeitung Mısır'daki anayasa referandumuna şu satırları ayırmış:

“Arap dünyasının, bölgelerinde yapılan tarihi hatalardan ders alması zaman ister. Sünniliğin lideri sayılan Mısır'daki gelişmeler ise hiç der alınmadığını gösteriyor. Şiiliğin önderi İran'da başarısızlığa uğrayan şeriat devleti kurma girişiminin Mısır'da meyve vermeye başladığı görülüyor. Laik düzen isteyen muhalefetin ülkeyi terk etmekten başka çaresi kalmayacak. Mursi bundan böyle ABD'nin para yardımıyla da yola getirilemeyecek. Bütçesi açık vermeyen alternatif yardım gönüllüleri hazır: Suudi Arabistan ve Katar.”


© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam