17.06.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 17.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

17.06.2013 - Alman basınından özetler

Alman basınındaki yorumların çoğu Türkiye ağırlıklı ve yorumlarda protesto eylemleri karşısında Erdoğan hükümetinin tavrı sert bir biçimde eleştiriliyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung:

“Türkiye Başbakanı önceleri direnişin kendisi için bir şey ifade etmediğini söylüyordu ve Gezi Parkı'ndaki imar çalışmalarından vazgeçmeyeceğini söylüyordu. Şimdilerde ise İstanbul halkı onaylarsa, imar çalışmalarına devam edileceğinden söz ediyor. Eğer sadece bununla kalınsaydı, demokratikleşme yönünde önemli bir adım atılmış olurdu. Ancak bu konuda çekinceler, şüpheler olması doğal. Güvenlik güçlerinin tavrı, Erdoğan hükümetinin polis operasyonlarında aşırıya kaçanların soruşturulacağı teminatını şüpheli hale getirir nitelikte. Polisin copla, göz yaşartıcı bomba ve tazyikli su ile müdahale tarzı, iktidar sahiplerinin hâlâ AB’ye üye olmayı istediklerini söyleyen bir devlet açısından utanç verici!”

Frankfurter Rundschau:

“Türkiye Başbakanı, edepsiz çocuklarını önce uyaran, onlar sözünü dinlemeyince dövmeye girişen sert aile babaları gibi tavır alıyor. Bu durum geleneksel Türk ailelerinde olağan bir durumdur. Ama şimdi ülkede yeni bir nesil yetişti ve bu nesil baba erkil yönetime boyun eğmiyor; ona esprili, alaycı bir biçimde, sivil itaatsizlik ile yanıt veriyor. Bu genç insanlar yeni Türkiye'yi temsil ediyor ve onların ülkesinin AB'nin bir parçası olduğunun en iyi kanıtını oluşturuyor.”

Kölner Stadt-Anzeiger:

“Arap isyanından sonra şimdi İslam Dünyası'nda ‘1968' (Avrupa'daki gençlik isyanı) ya da ‘1989' (Berlin Duvarı'nın yıkılması) olaylarını mı yaşamaya başladık? Böyleyse eğer, o zaman Türkiye, Erdoğan'ın propagandasını yaptığından çok farklı bir şekilde Arap Dünyası'na model oluşturacak. Her halükarda yaşlılar ile gençler, kentlerle kırsal alan, modernizm ile gelenekselcilik arasında bir çatışma baş göstermiş durumda. Bu çatışmanın zirve yapmaması hâlâ Erdoğan'ın elinde!”

Kieler Nachrichten:

“Erdoğan bir diktatör gibi davranıyor. Önce protestocu hareketin temsilcileriyle görüşmeler yapacağını açıklıyor, ardından sokaklarda protestoculara karşı tazyikli su sıktırıyor, göz yaşartıcı bomba kullandırıyor. Türklerin çoğunluğunun başbakana destek verdiğine işaret etmesi ise İstanbul'da çok sayıda yaralı olduğu dikkate alındığında alaycı bir anlam taşıyor. Bir demokrat, onu seçmeyenlerin de görüşlerini ciddiye almak zorundadır. Erdoğan ise göstericileri teröristlerle bir tutuyor; bu tür argümanlar şimdiye kadar sadece dikta ile yönetilen ülkelerde dile getirilmişti.”

Bir yorum da İran’daki cumhurbaşkanlığı seçiminde sandıktan reformcu kanattan Hasar Ruhani’nin sürpriz biçimde çıkmasıyla ilgili. Berliner Zeitung adlı gazetede şu görüşlere yer veriliyor:

“Bu seçimin sonucu sadece sürpriz olmakla kalmıyor, aynı zamanda İran yönetimine, dünya kamuoyuna, her şeyden önce de ABD'ye verilmiş bir mesaj niteliği taşıyor ve şu söylenmek isteniyor: Biz İranlılar reform istiyoruz. İzolasyondan usandık. Şimdi seçtiğimiz kişi, İslam Cumhuriyeti yapısı içinde (siyasî) pozisyonlarını savunabilecek, çatışma yerine denge arayacak ve ABD ile duyarlı bir biçimde ilişkilere geçecek bir adamdır.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Ercan Coşkun

"DW Türkçe'yi Facebook (https://www.facebook.com/dwturkce), Twitter (https://twitter.com/dw_turkce) ve Youtube (http://www.youtube.com/deutschewelleturkish) üzerinden de takip edin!"

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam