15.11.2012 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 14.11.2012
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

15.11.2012 - Alman basınından özetler

Alman basınında bugün Avrupa çapında kemer sıkma politikalarına karşı yapılan grev ve protestolar ile Berlin Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Claudia Schmid’in istifası yer alıyor.

Mannheimer Morgen gazetesinde yer alan grev ve protestolarla ilgili yorumda, krizle mücadelede ekonomik açıdan güçlü Euro Bölgesi ülkelerinin sorumluluğuna dikkat çekiliyor:

“Alt ve orta gelir grupları kan ağlarken, kriz siyaset ve ekonominin elitlerini teğet geçiyor. Ne var ki yüksek gelir grupları da kemerleri sıkmak zorunda kalsa bile Güney Avrupa ülkelerinin sancılı uyum sürecinden kurtulması mümkün değil. Bu ülkeler, güçlü Euro ülkelerinin mali yardımı olmaksızın ekonomideki yapısal dönüşümü sağlayacak reformları hayata geçiremez. Yunanistan’da her dört kişiden biri işsiz. İspanya’da 25 yaşın altındakilerin yarısı işsiz. Avrupa, patlamaya hazır bu bombayı daha fazla taşıyamaz, aksi takdirde kıta sadece ekonomik değil, sosyal bölünme tehlikesi ile de karşı kaşıya kalabilir. Zira iç barışı tehdit eden bu durum, kitleleri etkisi altına alan bir isyana dönüşebilir. İsyandaki bir Avrupa ise hepimiz için tehlikelidir.”

Leipziger Volkszeitung gazetesi ise yakında Almanya’nın krizden etkilenebileceği görüşüne yer veriyor:

“İspanya, Portekiz ve İtalya’da grev yapan çalışanlar hayatta kalma mücadelesi veriyor. Alevler giderek yakınlaşıyor. Krizin çevrelediği Almanya da ‘mutluluk adası’ olarak kalabileceğine fazla ihtimal vermemeli. Ekonomi uzmanları şimdiden gelecek yıl Alman ekonomisindeki büyümenin yavaşlayacağı öngörüsünde bulunuyor. Etrafımızdaki ülkeler yoksullaştıkça, ekonomik büyümenin motoru olan ihracat da yalpalayacaktır. 'Aynen böyle devam' sloganıyla Avrupa krizi ile mücadele edilemez. İnsanların acıya dayanıklılığının eşiği var.”

Alman gazetelerinde yorumlanan bir diğer konu da Berlin Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Claudia Schmid’in istifası. Schmid, aşırı sağ örgütlere ilişkin istihbarat bilgilerinin imha edildiğinin ortaya çıkması üzerine 12 yıldır sürdürdüğü görevinden istifa etti. Der Tagesspiegel gazetesinde konuya ilişkin şu yoruma yer veriliyor:

“Sorumluluk üstlenmek ve yönetilen kurumun hatalarını kabul etmek: İşte liderlik gücü budur, cesaretin ve iyi bir karakterin ispatıdır. Berlin Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın başkanı Claudia Schmid de tam olarak böyle davrandı ve istifasını verdi. Bu davranış saygıyı hak ediyor. Yok edilen belgeler, gizlilik karmaşası ve istihbarat toplamak için çalışan aşırı sağcı çevreden şüpheli bir bağlantı adamı… Bütün bu skandalların kurumun çalışanları açısından da bir bedeli olmalı, her ne kadar istifanın erken gelmesi şaşırtıcı olsa da… Ne yazık ki bu kez yanlış kişi görevini bırakmak zorunda kaldı. Schmid, çok iyi bir iş çıkarıyordu.”

Märkische Oderzeitung'da istifalardaki tek sorumluluğun iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Teşkilatı’nda olmadığı görüşüne yer veriliyor

“Alman istihbarat birimlerinin, özellikle de anayasayı koruma teşkilatlarının reformdan geçirilemeyeceğini düşünenler haklı mı çıkıyor? Anlaşılan o ki, evet. Şayet memurlar, katilleri ele verebilecek en küçük bir delilin bile büyük bir titizlikle muhafaza edilmesi gerektiğini anlamamışlarsa, ortada ters giden birşeyler var demektir. Bazı hatalar aptallıkla da açıklanabilir. Ancak böyle bir kurumun varlık nedenlerinden biri aptallık yapması değil. Ayrıca neden sadece Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın üst düzey görevlileri istifa ediyor? İçişleri bakanları ne için sorumluluk taşıyor? Yalnızca protokollerin imzalanması için mi?”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Özay

Editör: Hülya Köylü Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam