14.10.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 14.10.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.10.2013 - Avrupa basınından özetler

14 Ekim 2013 tarihli Avrupa gazetelerinden, Akdeniz'deki kaçak mülteci dramı, ABD'deki bütçe krizi, Mısır'a ABD tarafından yapılan askerî yardımların kısılması ve İran'ın nükleer programına dair yorumlar seçtik.

İtalya'nın Lampedusa adası açıklarında son günlerde peşpeşe meydana gelen kazalarda yüzlerce Afrikalı kaçak göçmenin can vermesi, dikkatleri yeniden mülteci sorununa yöneltti. Meseleyi derinlemesine irdeleyen Katolik Fransız gazetesi La Croix'dan bir yorumla başlıyoruz basın turumuza:

"Ortadoğu ve Afrika kaynaklı bu mülteci hareketlerinin kökeninde iç savaş ve uluslararası savaşların yanı sıra şiddet ve yoksulluk yatıyor. Tüm bunların sorumlusu ise kötü hükümetler. Tabii bir de kaçak göçmenlerin sırtından yüklü miktarda para kazanan suç örgütleri var. En ufak bir aksilikte alabora olması kuvvetle muhtemel, tıka basa dolu yolcu gemilerinin limanlarından ayrılmasına göz yuman Kuzey Afrika ülkelerinin sorumluluğunu da unutmamak gerek. Tüm bu gerçekler zaten herkesin malumu. Asıl cevap bekleyen soru şu: Kazaları mümkün mertebe önleyebilmek için artık harekete geçmemiz gerekmiyor mu?"

ABD'deki bütçe krizini ele alan sol liberal Slovak gazetesi Pravda, yaşananları büyük bir sorumsuzluk olarak nitelendiriyor. Ülkenin göz göre göre felakete doğru sürüklendiğini savunan gazetede özetle şu satırlar yer alıyor:

"17 Ekim tarihi, tüm ekonomistlerin takvimlerinde özel olarak işaretlenmiş durumda. Eğer o zamana kadar Amerikalı politikacılar akıllarını başlarına toplamazsa, 17 Ekim dünya tarihine geçecek: Zira ilk kez bir ekonomik kriz, piyasa koşullarının doğurduğu nedenlerden dolayı değil de politikacıların bilinçli olarak tetiklemesiyle ortaya çıkacak."

ABD yönetiminin, Mısır'a yaptığı askerî yardımlarda büyük oranda kısıtlamaya gideceğini duyurması, İsviçre gazetesi Basler Zeitung tarafından eleştiriliyor:

"Obama için gerçekten de demokrasinin yeniden tesis edilmesi önemli olsaydı, Kahire'ye yardımları kesmek yerine daha da artırdı. Hatta yardım kozunu, bir an önce seçime gidilmesi için kullanabilirdi. Buradan doğacak malî boşluğu doldurmak için Mısır'daki askerî rejimin hiç endişe etmesine gerek yok. Zira Suudi Arabistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden yeterince para akıyor. Bu ülkeler, Mursi'nin devrilmesinden sonra işbaşına gelen askerî yönetime 12 milyar dolarlık yeni kredi vaadinde bulundu. Bu rakam, ABD'nin yaptığı yardımların kat kat üstünde. Obama, Mısır ordusuna ders vermek isterken, aynı zamanda kriz bölgesi Ortadoğu'da ABD'nin rolünü de zaafa uğratıyor. Kaldı ki mevcut Mısır yönetimi, geçtiğimiz aylarda Sina yarımadasında terörle mücadele yolunda kararlı adımlar attı. Kahire'yi şimdi cezalandırmak son derece anlamsız."

Avrupa gazetelerindeki turumuzu, İran'ın nükleer programıyla ilgili bir yorumla noktalıyoruz. Sol liberal İngiliz gazetesi Independent, İran ile Batı arasında yarın Cenevre'de yapılacak nükleer müzakerelerin zorlu geçeceğini belirtiyor:

"İran'ın nükleer programıyla ilgili müzakereler başarılı da olabilir, başarısız da. Kesin olan şu ki İran daha şimdiden tavrını net bir şekilde ortaya koydu. Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçı, zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması yönündeki talepleri geri çevirdi. Abbas Arakçı, her ne kadar diğer meselelerde uzlaşmacı sinyaller verse de en başta çektiği bu kırmızı çizgi, uzlaşmayı zorlaştırabilecek siyasi manevraların da bariz bir işareti olsa gerek."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam