14.01.2015 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 13.01.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.01.2015 - Alman basınından özetler

Alman basınında iç güvenlik ve İslam ile ilgili tartışmalar, İslam Konferansı ve 'Yalancı basın' anlamına gelen “Lügenpresse”nin yılın en kötü kelimesi seçilmesi öne çıkan konular...

Ses dosyasını dinle 03:12
Şimdi canlı
03:12 dk

14.01.2015 - Alman basınından özetler

Frankfurter Rundschau gazetesi yorumunda Fransa'daki saldırıların ardından tırmanan iç güvenlik tartışmalarına yer veriyor.

"Paris'teki cinayetlerin üzerinden daha bir hafta geçmeden 'iç güvenlik' konusundaki tartışmalar yeniden alevlendi. Hedef açık: Teröre karşı kendimizi daha fazla kontrol, veri toplama ve yeni ceza kanunlarıyla korumalıyız. Bizi uzun vadede daha iyi koruyacak olan ise daha farklı bir iç güvenlik tarzı. Gerek kişisel, gerekse toplumsal olarak bizi tehditlere karşı tüm silahlı polislerden daha güvenli tutabilecek şey, temel değerlerden taviz vermemektir. Toplumumuza ve her bireye daha iyi gelecek bu diğer tarzın başka tür etkisi bulunuyor: O da korkunun nefrete dönüşmesi riskine mani olması."

Stuttgarter Zeitung ise Başbakan Angela Merkel'in eski cumhurbaşkanı Wulff'a atıfla “İslam'ın Almanya'nın bir parçası olduğu” ifadesini kullanmasını eleştiriyor:

"İslam'ın Almanya'nın parçası olduğu ifadesinin genelliği, aynı Kouachi kardeşlerin işlediği cinayetlerin İslam diniyle hiçbir ilgisi olmadığı şeklindeki iyi niyetli garanti kadar aldatıcı. Bu besbelli ki yanlış. Bu tip saldırıların çok büyük kısmı uyguladıkları şiddeti Muhammed'in sözleriyle gerekçelendiren kişilerce işleniyor. İslam inancına ait semboller ve Kuran teröristlerin kendilerini tanımlamalarında merkezi bir rol oynuyor. O halde İslam'ın bununla hiçbir ilgisi olmadığı nasıl söylenebilir? Allah adıyla yapılan fanatizm İslam'ın problemlerinden biri. Barış içinde yaşayan Müslüman çoğunluğun bununla yüzleşmesi gerekiyor.”

Berliner Zeitung ise Almanya'da İslam Konferansı’nın bu sene "Sosyal Yardım" başlığı altında düzenlenmesine getirilen eleştirileri yorum sütununa taşıyor:

"İslam Konferansı'nda öncelikli olarak tartışılan sosyal yardım, kesinlikle önemsiz bir konu değil. Sadece Almanya'da dört milyon Müslüman yaşadığı için değil, bu tip konular gündelik yaşamın bir parçası olduğu için. Çoğunluk toplumu ve Müslümanlarla olan ortak yaşamımızda bir takım iyileştirmelere gitmemiz gerektiği için de bu önemli bir konu... Hristiyan ve Yahudilerin kendi mezarlıkları var. Pegida protestocuları tersini savunsa da buna Müslümanlarınki eklenirse ülkemiz yıkılmaz."

Almanya'da 'Lügenpresse" yani "yalancı basın" yılın en kötü kelimesi seçildi. Neue Osnabrücker Zeitung bu konuyu ele alıyor:

"Bir kelimeyi kötü yapan nedir? İfade ettiği kötü ruhluluktur... Şimdiye kadar seçilen yılın en kötü kelimelerinin çok azında bu durum bu denli öne çıkıyordu. Nasyonal sosyalistlerin jargonundan çıkma bu söz, bir meslek grubunu değil özgürlüğün kendisini hedef alıyor. Darmstadtlı jüri üyelerinin oylamasıyla özgür basın sadece birkaç gün içinde ikinci kez kararlı bir destek görüyor. Zira dünya çapında milyonlarca kişinin Paris'taki saldırıları kınamak için kullandığı 'Je suis Charlie' sloganı da sadece İslamcı saldırıların kurbanları için değil yazı ve karikatürün özgürlüğü için de geçerli."

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Banu Wöltje

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız