14.01.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 13.01.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

14.01.2014 - Alman basınından özetler

Bugünkü Alman gazetelerindeki yorumlar, Bulgaristan ve Romanya’dan AB ülkelerine gelen göçmenler ve İran’ın nükleer programının denetlenmesi sürecinin başlamasına ilişkin.

Halle kentinde yayımlanan Mitteldeutsche Zeitung, Bulgaristan ve Romanya'dan AB'ye göç konusundaki yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Tabii ki bu konuda Berlin ile Brüksel arasında büyük görüş farkı var. Almanya, (Bulgaristan ve Romanya'dan gelen göçmenlere) burada ilk aylarda işsiz kalmaları durumunda işsizlik parası ödenmesine prensip olarak karşı çıkmakta ısrarlı. Brüksel ise münferit durumların incelenmesini istiyor ve dikkate alınması gereken bazı istisnalara işaret ediyor. Her iki yaklaşımın orta noktasını bulmak mümkün değil. Bu yılki Avrupa Parlamentosu seçimleri göz önüne alındığında her iki taraf da kendisi açısından hayırlı bir iş yapmış olmadı. Bu görüş ayrılığını başkaları kendi amaçları için kullanacak, zira bu durum AB’yi sürekli eleştirenlerin ve sağ popülistlerin ekmeğine yağ sürmek anlamına gelecek. Bunun böyle olacağını daha önce hiç kimse fark etmedi mi?”

Nürnberger Nachrichten gazetesi de yorumunda aynı konuyu ele almış:

“Burada söz konusu olan çok fazla suistimal değil. Zaten (AB’nin İstihdam ve Sosyal İşlerden Sorumlu Üyesi) Laszlo Andor da bunu vurguluyor. Ancak birileri illâ ki hesap çıkartma eğiliminde ise şu gerçekleri de görmeli: Bulgaristan ve Romanya’dan gelen vasıflı elamanlar sayesinde öğrenimini tamamlamış doktorlara ya da bakım personeline kavuşmuş oluyoruz. Bunların eğitimi, öğrenimi için tek cent harcamıyoruz. Bunun faturasını ise onların geldikleri ülkeler karşılamak durumunda. Zira onların eksikliği ülkelerinde hissedilecek, ama buradaki açığı onlar karşılayacak, iş piyasasına sorunsuz dâhil olacaklar ve sosyal sigorta sistemimize de yük değil, tam tersine destek olacaklar. Bütünüyle bakıldığında hesap Almanya açısından gayet de olumlu çıkıyor.”

İran’ın resmi haber ajansı İrna, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) önümüzdeki Cumartesi Tahran’a giderek, Cenevre’de batılı ülkeler ile İran arasında bu ülkenin nükleer programına ilişkin varılan uzlaşmanın nasıl uygulanacağını izleyeceklerini bildirdi. Frankfurter Rundschau gazetesi, İran ile varılan nükleer uzlaşmanın uygulama aşamasına girdiğini belirterek, konuyu yorum sütununda ele almış:

“Yakınlaşmanın ilk adımı atıldı. Şimdi artık uzun vadeli bir sözleşmenin imzalanmasına sıra geldi. Sonuç olarak ancak böyle bir anlaşma bölgede savaş mı, barış mı olacağı konusunda, ABD ile İran arasındaki ilişkilerin normalleşmesinde ve bölgedeki ilişkilerin değişmesinde belirleyici olacaktır. Bunu karşıt çevreler de biliyor. İran Parlamentosu’ndaki ve güvenlik birimlerindeki şahinler ya da yaptırım rejiminden kendilerine kâr sağlayanlar yeni duruma hazırlanıyorlar. ABD'de ise bazı milletvekilleri İran’a karşı yeni yaptırımlar içeren ve İsrail’in tek başına İran’a saldırması durumunda ABD’ye destek verme yükümlülüğü getiren bir yasa tasarısını geçirmeye çalışıyorlar. Ancak normalleşme karşıtlarının bir şeyi geri çevirmesi mümkün değil. O da Washington’ın İran ile imzaladığı geçici anlaşma… . Bu anlaşma dolayısıyla ABD, İran İslam Cumhuriyeti’ni zaten fiili olarak tanımış durumda.”

Düsseldorf kentinde yayımlanan Handelsblatt gazetesinin aynı konudaki yorumu da şöyle:

“Tahran ile varılan anlaşmanın bir alternatifi yok. Buna göre İran nükleer alandaki çalışmalarını önemli ölçüde durduruyor ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) ayrıntılı denetimlerine şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla izin vermiş oluyor. Bunun karşılığında ülke yaptırımlardan biraz olsun soluklanma fırsatını yakalamış oluyor. İran’ın yeniden siyasî harita üzerinde yerini almasını sağlamak hem tüm Körfez Bölgesi’nin, hem de İslam Dünyası’nın istikrarı açısından büyük önem taşıyor. Burada Almanya hem siyasî hem de ekonomik bakımdan öncü rolü üstlenmeli. Çünkü bölgede hiç kimse Alman firmaları kadar itibarlı değil. Aynı şey Almanya’nın adil bir arabulucu olması nedeniyle de geçerli. Sadece Almanya'nın kendisi önemli rol üstlenme iradesine sahip olmalı; zaten müttefiklerimiz bunu bizden uzun zamandır bekliyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Başak Özay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam