13.06.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 12.06.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.06.2014 - Alman basınından özetler

Alman basınında, Irak-Şam İslam Devleti örgütünün Irak’taki ilerleyişine ilişkin yorumlar ağırlıkta.

Ses dosyasını dinle 03:18
Şimdi canlı
03:18 dk

13.06.2014 - Alman basınından özetler

Die Welt gazetesindeki yorumda, en büyük hedefin İslamcı bir devlet kurulmasını önlemek olduğuna dikkat çekiliyor:

“Belki de Musul'un Ebubekir El Bağdadi'nin savaşçıları tarafından ele geçirilmesi, bir ülkeye, bölgeye ve dünyaya bir kor parçasının birdenbire nasıl yangına dönüşebileceğini göstermek için bir süredir ihtiyaç duyulan şoktu. Maliki hükümeti başarısızlığa uğramış olsa da, orduyu zaten hiç saymamak gerekir, bazı aşiretler ve halk grupları son hız Bağdat'a ilerleyen İslamcıları geri püskürtebilecek durumda. Ama bu, Batı için etliye sütlüye bulaşmadan beklemek anlamına gelmiyor. En büyük hedef, Irak topraklarında İslamcı bir devlet oluşumunu engellemek. Akıllıca kullanılan mali, askeri, siyasi yardımlarla bu hedefe ulaşmak hâlâ mümkün olabilir."

Der Tagesspiegel'de Irak'taki sorunun ne şekilde çözülebileceğine ilişkin bir yorum göze çarpıyor:

“Müdahale, silah sevkiyatı veya isyancılara karşı mücadele olmadan bölgede başka ne yapılabilir ki? Milyonlarca mültecinin acısı yürekleri dağlıyor, teröristler ve radikal İslamcı örgütlenmelerin oluşturduğu tehlike gün geçtikçe büyüyor. Batı'da askeri olarak müdahil olma isteği neredeyse sıfır olduğu için, geriye sadece çifte karantina uygulama seçeneği kalıyor: Bir yandan çatışmaların Türkiye, Lübnan veya Ürdün'ü içine alacak şekilde bölgeye yayılması engellenmeli. Diğer yandan ise sınır kontrolleri iyileştirilip istihbarat birimlerinin işbirliği ile daha verimli hale getirilmeli. Avrupa ülkelerinin pasaportlarını taşıyan cihatçılar daha da büyük bir zan altında.”

Frankfurter Rundschau'daki yorumda ise İran'a da görev düşebileceği belirtiliyor:

“Bağdat rejimi peşmergeleri acil yardıma çağırıyor. Irak'ın kuzeyindeki Kürt Bölgesel Yönetimi'nin milisleri, muhtemelen IŞİD'e karşı hızlı ve etkin direniş sergileyebilecek tek güç. Sondan bir önceki umut Kürtler, sonuncusu ise Şiilerin yönetimindeki İran. İran, gerekirse silah ve devrim muhafızları ile Bağdat'taki Şii rejimin yardımına koşacaktır. Irak'a müdahale eden ABD'nin bu felakette sorumluluğu varken, Ortadoğu'daki en büyük hasımı İran sorunu çözerse, bu tarihin yeni bir cilvesi olur.”

Berliner Zeitung, IŞİD saflarında savaşan Avrupalı cihatçıları ele alıyor:

“Suriye ve Irak'la birlikte Ortadoğu'nun bir dönem en güçlü iki devleti çöküşün eşiğinde. Avrupa, yeni mülteci akımlarıyla karşı karşıya. Ancak Şam ile Bağdat arasında bir hilafet devleti kurulacak olursa, yeni bir problem daha oluşur. Suriye'de şimdiden IŞİD saflarında yüzlerce, hatta belki binlerce Avrupalı, rejime karşı savaşıyor. Bir hilafet devleti, (radikal ideolojiden) gözü kamaşmış bu genç erkekler için daha da büyük bir çekim gücüne sahip olur. Ve muhtemelen çoğu günün birinde Avrupa'ya geri dönecektir. Buna rağmen hiçbir Avrupa ülkesi cadı kazanının içine girmeyecektir.”

Derleyen: Başak Özay

© Deutsche Welle Türkçe

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız