13.01.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 13.01.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

13.01.2014 - Alman basınından özetler

Alman basını ağırlıklı olarak, Brüksel'in AB içinde serbest dolaşım hakkına kavuşan işsiz göçmenlerin sosyal yardımlardan yararlanmasıyla ilgili açıklamalarına dair yorumlara yer veriyor.

Alman basını ağırlıklı olarak, Brüksel'in AB içinde serbest dolaşım hakkına kavuşan işsiz göçmenlerin sosyal yardımlardan yararlanmasıyla ilgili açıklamalarına ve hararetlenen yoksulluk göçü tartışmalarına yer veriyor.

'Münchner Merkur' gazetesi konuyla ilgili yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

”Brüksel konuştu ve sözleriyle bir takım siyasetçileri ve kanaat önderlerini afallattı: Zira, AB düzenlemelerine göre, herhangi bir işi olmayan göçmenin de yerleşmeye karar verdiği ülkenin sosyal yardımlarından para koparma hakkı bulunuyor. Bu da niyetin belli olduğu bir göçe karşı Hrıstiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin endişesinin sadece kuruntudan ibaret bir yabancı düşmanlığı olmadığını, aksine bir sorunun mevcut olduğunu ve bu sorunu da sadece Bavyeralı Birlik partisinin dillendirmeye cesareti olduğunu gösteriyor. Almanya'da konuya dair yürütülen ve gitgide Bavyera karşıtı isterik bir hale dönen tartışmada, dönüm noktasına gelindi. Brüksel'in soğuk duşunun ardından sıra, sinir krizinin eşiğindeki koalisyon ortaklarına sakinleşme çağrısı yapacak olan Başbakan Merkel'de.”

Ulm’de yayımlanan Südwest Presse konuya dair yorumunda, Brüksel'i vatandaşın ve ülkelerin gerçeğinden uzaklaşmakla suçluyor, yorum şöyle:

“Avrupa Birliği Komisyonu'nun ‘normal’ insanın hassasiyetlerinden ne denli uzak olduğuna dair bir kanıta ihtiyaç duyulsaydı, işte şimdi o kanıt bulunmuş olurdu. Göç tartışmalarının ortasında Brüksel'deki uzmanlar, vakalara yönelik tekil soruşturmaların artırılmasını talep ederek bu yolla da iş sahibi olmayan göçmenlerin Avrupa Birliği ülkelerinde sosyal yardıma daha fazla erişimleri olabilmesini savunan tarafta pozisyon aldılar. Bu çıkışlarıyla AB uzmanları, Hrıstiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) içindeki dayanışmayı tehlikeli bir biçimde zora sokuyor. Kendisini vatandaşın yaşam gerçekliğinden bu denli soyutlayan bir Avrupa Birliği Komisyonu, desteğini kaybedecektir. Brüksel’deki merkeze faturayı seçmen, bir kaç ay içinde kesebilir. Ucu herkese dokunacak bir faturayı…”

Leipziger Volkszeitung, ülkede hararetlenen yoksulluk göçü tartışmalarına yer veriyor ve Almanya'nın bir göç ükesi olduğunu kabullenmesi gerektiğini belirtiyor;

“Her kim ki Romanya ve Bulgaristan'dan kitlesel bir yoksulluk göçü olacağı masalını anlatıyorsa, o aslında Sinti ve Romanlardan bahsediyor ancak bunu doğrudan söylemiyor demektir. Burada, iyi kötü Bulgar ve Rumen olarak kategoriler oluşturulmamalı. Ne var ki bu ülkelerin kalifiye vatandaşları çoktan Avrupa'ya ulaşıp, Almanya, İngiltere ya da İsveç'te doktor, hasta bakıcı ya da mühendis olarak çalışmaya başladılar bile. Eğer Avrupa'ya uygun yasalarımız var ve bu yasalarda kimlerin sosyal haklara tabi tutulup yardım parası alabileceği belirtiliyorsa, bu durumda bir şeylerin ters gitmesine imkân yok. Şayet eğer bu böyle değilse, o zaman da düzenleme yaparak, bir göç yasasını hayata geçirmeliyiz. Almanya yıllardır bir göç ülkesi ancak bunu ısrarla reddediyor. Bir şekilde hile yapıp, bunu kimsenin fark etmemesi umut ediliyor. Sevgili politikacılar, hayat değişim demek. Sadece biraz cesaret!”

Süddeutsche Zeitung ise bugünkü yorumunda 7-28 Şubat tarihlerinde Rusya'nın Soçi kentindeki Olimpik Kış Oyunları’na yönelik bir yorumu taşıyor sütunlarına. Gazete, ABD'nin olası saldırılar endişesiyle adeta güvenlik kuşatmasına alınan Rusya'ya, seyahat edilmemesi yönündeki uyarısını eleştiriyor. Yorum şöyle:

“Soçi, radikal, bölgede oldukça gösterişli, dinamik, davetkâr, korunaklı ve Kış Olimpiyatı için kullanılacak bir yaz cenneti. Ne var ki Soçi, son dakika tatilcileri için ucuz bir tatil yeri değil. Gelecek haftalarda, Kafkasya bölgesine seyahat etmek isteyen Amerikalı, planlarını çoktan yapmıştır. Kimisi atlet olarak zafer kazanmak için, kimisi haber yapmak için, kimisi taraftar olarak destek vermek için… ABD'nin seyahat uyarısını kim ciddiye alır ki? Moskova ve Saint Petersburg'daki metrolar, teröristler açısından yüksek güvenlik önlemleriyle kuşatılmış Soçi'den daha elverişli bir hedef olabilir. Eşcinseller uzun süredir zaten Rusya'ya gidemeyeceklerini biliyorlar. ABD’nin de şimdi seyahat uyarısında bulunması ancak zehirli bir mesaj olarak hizmet görüp, ülkedeki zaten kötü olan atmosferi daha da bozuyor.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Gezal Acer

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam