12.06.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 12.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.06.2013 - Avrupa basınından özetler

Türkiye'de polisin sert müdahalesi ile Taksim Meydanı'ndaki göstericileri dağıtması Avrupa basınında geniş yankı buldu.

Avusturya'da yayımlanan Der Kurier gazetesi yorumunda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tutumuyla kaybeden taraf olduğunu yazıyor:

“Türkiye Başbakanı bir Muammer Gaddafi veya Hüsnü Mübarek değil, ama Tayyip Erdoğan da Arap Baharı'ndan hiç ders çıkartmamış. Boğazların Hükümdar'ı - şimdi Taksim Meydanı'nda yaptığı gibi - demokrasi ve daha fazla katılım taleplerini ezip geçiyor. Elbette barışçıl protesto etmeyenler de var. Ancak çoğunluk barışçıl eylem yapıyor ve Erdoğan'ın sisteminden bıkmış durumdalar. Liberal ve laik güçlerin artık sabrı taştı. Özellikle gençler, sivil toplum ayaklanması deniyor. Erdoğan sert tepki vererek zaten şimdiden kaybetti. Taksim Meydanı'ndaki kavga nasıl sona ererse ersin, ‘Rambo' gibi davranan bir başbakan uluslararası camiada tecrit olacaktır.“

Belçika gazetesi De Morgen, polisin Taksim Meydanı'ndaki göstericilere müdahalesi hakkında şunları yazıyor:

“Sorun Erdoğan'ın muhafazakâr ideolojileri muhafaza etmeye ve korumaya çalışması değil, onları toplumun tümüne kabul ettirmeye çalışması. Mesela gece 22'den sonra alkol yasağı getirilmesi, kadınların toplumdaki rolünün aşağı çekmesi, önemli siyasi kararlara karşı çıkma hakkı tanınmaması. Dün yaşananlar gösteriyor ki, protestocular Erdoğan'ın biber gazı sıkan, plastik mermi kullanan güvenlik birimleriyle baş edebilecek güçte değil. Sokaktaki mücadeleyi geçici olarak Erdoğan kazandı. Ancak bu yolla ülkesindeki dinamikleri bloke edebilecek mi, o tartışmalı. Kim huysuz bir ihtiyar gibi davranırsa, o ofsayta düşer.“

Hollanda'nın De Telegraaf gazetesi, Başbakan Erdoğan'ın korkuttuğu yorumunu yapıyor:

“Türk protestocular haftalardır ısrarla Erdoğan'ın istifasını istiyor. Erdoğan istifa etmemeli ve bunu zaten yapacak gibi de görünmüyor. Fakat protestolar ve Erdoğan'ın göstericilere karşı sert tavrı, yöntemleri, onun siyasi kariyerine zarar verebilir. Önümüzdeki yıl yerel seçimler ile cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılacak ve muhtemelen bir de halk oylamasına gidilecek. Yani siyasî açıdan risk fazla. Türkiye'nin artık Erdoğan'ın ayaklarına kapanmadığı da son dönemlerde ortaya çıktı. Erdoğan'ın insanları kutuplaştıran tavrı pek çok kişiyi korkutuyor.“

Macaristan'da yayımlanan Nepszava gazetesi, protestoların Başbakan Erdoğan için bir iktidar mücadelesi anlamına geldiği yorumunu yapıyor:

“Erdoğan yeni bir meydan okumayla karşı karşıya. Genç protestoculara şiddetle karşılık verirse, er ya da geç onların anne babalarıyla karşı karşıya gelecek. Tersine protestocuların isteklerini dikkate alırsa ve Gezi Parkı'na alış veriş merkezi inşa etmez ise o zaman da kendine güvenen imajı sarsılacak. Bu ikilemden kurtulması onun için güç olacak… Onun hedefi anayasayı değiştirip, başkanlık sistemi getirmek ve iktidar zirvesinin tepesine oturmak. Siyasi gücünü korumak için Erdoğan her şeyi yapabilir. Popülizmi, saldırgan tavrı ve medya üzerindeki kontrolünden oluşan karışım onun daha yıllarca gücünü korumasına yeter.“

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Çelik Akpınar


"DW Türkçe'yi Facebook ve Twitter üzerinden de takip edin!"

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam