12.03.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 12.03.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

12.03.2013 - Avrupa basınından özetler

Avrupa gazetelerinden seçtiğimiz yorumların konuları, Katolik âleminin Papa arayışı, Irak savaşının yaklaşan onuncu yıldönümü, Macaristan’daki anayasa anlaşmazlığı ve Avrupa’nın fakirlerinin zengin ülkelere göç etmesi.

Rossiyskaya Gazeta adlı Rus gazetesi Papalık seçimini konu alan yorumunda Vatikan'ın, Katolikliğin kurtarıcısını aradığını yazıyor:

“Kardinaller Meclisi, Katolik Kilisesi'ni kimin kurtaracağını belirlemek durumunda. Dünya Katolikleri, önümüzdeki pazar günü geleneksel ayinin, acilen yeni bir lidere ihtiyacı olan Katolik Kilisesi'ne taze bir nefes vermesi beklenen yeni Papa tarafından okunmasını umuyor. Kardinallerden cevap bekleyen en önemli soru, Katolikliğin, Tanrının adını layıkıyla bütün dünyaya yayacak bir elçiye mi, yoksa epey sendelemeye başlayan Vatikan imparatorluğuna çekidüzen verecek reformcu bir yöneticiye mi ihtiyacı olduğudur. Seçimden sürpriz çıkabilir. Tarih, papaların ancak kardinaller meclisindeki oylamada papalık vasfını aldıklarını gösteren örneklerle doludur.”

İkinci Irak savaşı bundan on yıl önce, 20 Mart 2003'te başlamıştı. Letonya gazetelerinden Diena'nın yorumu özetle şöyle:

“Irak savaşı bir yüzkarasıydı ve insan haklarına uyulmasına şeklen büyük önem veren Batılı toplumların değerlerine ters düşmekteydi. Bu sınır daha nereye kadar aşılacak ve Batı toplumu acaba çifte standart anlayışını daha ne kadar ayakta tutabilecek?”

Budapeşte'de yayımlanan Nepszabadsag gazetesi Macaristan Anayasası'nın değiştirilmesini konu alan yorumunda, sağ muhafazakâr Başbakan Viktor Orban'ın gerçek niyetinin ne olduğunu soruyor:

“Orban, anayasal yetkinin münhasıran parlamentoya ait olması gerektiğini savunuyor. Bunun anlamı, kontrol mekanizması ve karşı güç olmadan bütün hukuk ihlallerinin, ahlâki suçların ya da sapkınlıkların üçte ikilik meclis çoğunluğuyla meşru kılınabileceğidir. Anayasa değişikliğinin geri alınamayacak olmasına tepki gösterenler çıkabilir. Ama Macaristan Başbakanı Orban, ‘değişikliğin geri alınamayacak olmasından memnuniyet duyduklarını', söylüyor. Bunlar, mutlak hâkimiyet peşinde koşan, kendini dizginlemesini bilmeyen ve maalesef ahlakı bozulmuş birinin ağzından çıkan ve mazur görülmesi mümkün olmayan sözlerdir. Orban acınacak bir siyasetçi olabilir. Ama asıl endişelenilmesi gereken, onun tahrip etmekte olduğu bu ülkedir.”

Dagens Nyheter adlı İsveç gazetesinin yorumunda, fakir Avrupa Birliği ülkeleri vatandaşlarının dolaşım hakkının sınırlanması ele alınıyor:

“Ekonomik kriz aynı zamanda sosyal krizdir de. Krizden en fazla etkilenen ülkelerin vatandaşları Paris, Berlin ya da Stockholm sokaklarında para dilenebilmek için ülkelerini terk ediyorlar. Avrupa'nın fakirlerinden sadece kendi ülkeleri sorumlu tutulamaz. Giderek derinleşen ekonomik krizle başa çıkmak zaman alacak. Ancak en azından devletlerin, günah keçisi yaptıkları insanları kovmak yerine asıl problemlerin üzerine gitmeleri gerekir. Almanya, Hollanda, İngiltere ve Avusturya'nın Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki serbest dolaşım ve yerleşme hürriyetini kısıtlamak istemeleri son derece endişe vericidir.”

 © Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam