11.12.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 11.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

11.12.2013 - Avrupa basınından özetler

Avrupa basını Ukrayna'daki protestolar, Nelson Mandela'nın cenaze töreni ve OECD'nin Pisa raporuyla ilgili yorumlara ağırlık veriyor.

Slovakya'dan liberal Sme gazetesi bugünkü sayısında Ukrayna'daki protesto gösterilerini analiz ediyor. Gazeteye göre protesto gösterilerine katılanlar arasında demokrasi düşmanı milliyetçiler de var:

"Avrupalı politikacılar ve medya sadece polisin değil, radikal milliyetçilerin şiddete başvurmasını çaresizce, şaşkınlıkla izliyor. Aşırı milliyetçileri Avrupa yanlısı göstericilerden ayırmayı istememek, çok anlamsız durumlar ortaya çıkarıyor. Örneğin Polonyalı sinirli yurtsever Yaroslav Kaçinski'nin gösteriler sırasında, 2. Dünya Savaşı'nda binlerce Yahudi ve Polonyalıyı öldüren Ukrayna İhtilalci Ordusu'nun (UPA) siyah-kırmızı bayrağını sallayan insanların önünde durması gibi."

Norveç'ten muhafazakar Aftenposten gazetesi ise Nobel Barış Ödülü'nün Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ne (OPCW) verilmesini yorumluyor:

"Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü en zor görevlerinden birinin ortasında bulunuyor. Suriye kimyasal silahlarından ayrılmaya razı geldiğini açıkladıktan sonra, bu silahları kontrol altına alma işi giderek büyüdü. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad işbirliğine gitti. Şimdi ona karşı savaşanların ülkedeki iç savaşta akıllı ve mantıklı davranıp, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü'ne zorluk çıkarmamalarını da umut ediyoruz. Nobel ödülünü almanın nasıl bir etki yaratacağını kimse bilmiyor. Ancak bu yılki ödülün küçük adımlar atan siyasetin öneminin kavranmasının, dünyayı önemli bir amaca götüreceğini umut edebiliriz: Dünyanın en büyük kitlesel imha silahı dağının ülkeden uzaklaştırılmasına."

İspanya'dan sağ liberal El Mundo gazetesi bugünkü sayısında geçen perşembe günü vefat eden Güney Afrika lideri Nelson Mandela'nın cenaze törenine çok sayıda dünya liderinin katılmasını ele alıyor:

"Mandela'nın cenaze töreni Raul Castro ya da Robert Mugabe gibi diktatörlerin varlığını meşrulaştırmıyor. ABD Başkanı Barack Obama dünya kamuoyunun gözü önünde Castro'ya elini uzatarak tokalaştı. Ancak Obama bunu yaparak, Nobel Barış Ödülü sahibi politikacının ideallarini desteklediklerini iddia eden ancak muhalefete tahammülü olmayan politikacıları rezil etme fırsatını da kullanmış oldu. Mandela Küba rejimine hep müteşekkirdi, çünkü Küba onu desteklemişti. Ancak Güney Afrika yönetimi Raul Castro'ya Barack Obama ile aynı muameleyi yaparak, hata etmiş oldu. Castro'dan Mandela hakkında, 'Uzlaşmanın ve birliğin peygamberiydi' sözlerini duymak, garipti. Çünkü Devlet Başkanı Castro ülkesinde düşüncenin özgürce ifade edilmesini engelliyor."

İsveç'in liberal Sydsvenskan gazetesi ise Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün, 65 ülkedeki eğitim sistemini karşılaştırdığı Pisa raporunu ve İsveç'in okullar konusunda aldığı kötü notu değerlendiriyor:

"Okullarla ilgili sonuç, ülkedeki bütün sistemi altüst etmeden iyileştirilebilir. Almanya bunu gösterdi. Çok değil, 2000 yılında Almanya Pisa raporunda, İsveç'in şimdi bulunduğu noktadaydı. O dönemde herkes 'Pisa şokundan' bahsediyordu. Almanya okul krizini 'mühendislik tarzıyla' aştı. Başka bir deyişle Almanların ekonomi ya da futbolda başarı sağlarken kullandığı yöntemle... Bu başarı haşin ya da güzel değil. Etkili."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Topçu

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam