10.12.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 10.12.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.12.2013 - Avrupa basınından özetler

Bugün Avrupa basınından seçtiğimiz yorumlar Ukrayna’da iktidar mücadelesi, Tayland’da gelinen son durum, ABD’de borsalarda spekülatif işlemlerin sınırlandırılması ve Mandela’nın dünyaya bıraktığı manevî miras ile ilgili.

Hollanda gazetesi De Volkskrant, Ukrayna’nın gelecekteki politik çizgisini belirlemek üzere verilen iktidar mücadelesine ve kitlesel gösterilere ilişkin yorumunda şu görüşleri savunuyor:

“Hangi tarafın daha güçlü olduğunu sergilemeye yönelik sınav giderek tehlikeli boyutlar kazanıyor. Şimdiye kadar göstericiler barışçıldı ancak ülkenin batısındaki radikal milliyetçiler giderek daha aktif konuma geliyor. Ukrayna iç istihbarat teşkilâtı ise hükümete darbe hazırlığı içinde oldukları gerekçesiyle muhalefet liderleri hakkında soruşturmaya başlayabileceği uyarısında bulunarak baskılarını artırıyor. Bu da tıpkı Rusya Devlet Başkanı Putin’in muhalefete gem vurmasına benzer bir stratejiyi akla getiriyor. Ancak bunun riskli bir yanı da var. Bu tür girişimler, ülkede 2004 yılında Rusya yanlısı çevrelerin gücünü elinden alan Turuncu Devrim'in tekrarlanmasına meydan verebilir. Öyle bir durumda Putin korkulan eski heyulayı yeniden hortlatmış olacaktır.”

Liberal İsveç gazetesi Dagens Nyheter’den seçtiğimiz yorumda ise Tayland’daki siyasî duruma değiniliyor:

“Ülkenin girmiş olduğu çıkmaz yoldan kurtulma imkânı maalesef neredeyse yok gibi görünüyor. Tayland'daki muhalefet kendisini Demokrat Parti (DP) olarak adlandırıyor, ancak adının anlamını anlamışa pek benzemiyor. Demokrasinin en belirgin noktalarından biri, çeşitli güçlerin birbiriyle rekabet içinde yarışmasıdır. Demokrasilerde çoğunluğu kazanmış olan, bu gücü orantısız bir biçimde kullanmaya yeltenmez ancak yenilgiye uğrayan taraf da bu durumu kabullenir. Demokrat Parti 2006’da yapılan seçimleri boykot etmiş, daha sonra ise iktidara gelebilmek için ordunun ve yargının yardımına ihtiyaç duymuştu. Bu şartlar altında hiçbir ülke işlemez.”

Sol liberal İspanyol gazetesi El Pais, ABD’de borsa ticaretine sınırlandırma getirme planlarını yorum sütununa taşımış:

“Değerli kâğıtlarla yapılan spekülâtif işlerin sınırlandırılması, Lehman Brothers’ın iflâsından sonra sağlıklı düşünen her insana normal gelir. Ancak ABD’deki lobiler, kârlarını azalttığı gerekçesiyle Başkan Barack Obama’nın bu yöndeki kararnamelerine karşı mücadele veriyorlar. Amerikan hükümeti ise tam da bu hedefi gözetiyor. Ayrıca bankalar sisteminin daha fazla istikrara kavuşması ve banka müşterilerinin sermaye yatırımlarının güvenliğinin artırılması da hedefleniyor. Kazançta azalma olması, bu tedbirler için ödenecek bedeldir. Genel olarak söylenecek olursa, finans piyasalarının reformu dünya çapında geç kalıyor ya da hiç uygulanmıyor. Bu ise sadece ABD için değil, daha büyük ölçekte Avrupa için de geçerli!”

Fransız bölgesel gazetesi Dernieres Nouvelles d'Alsace, vefat eden ve bugün dünyanın dört bir yanından politikacıların, sanatçıların ve halkın katılımıyla ilk resmi cenaze töreni yapılacak olan Nelson Mandela’yı bu vesileyle bir kez daha anıyor:

“Mandela eğer tüm dünya tarafından saygıyla anılıyorsa, bunun bir sebebi de, tek bir kişinin tarihin seyrini değiştirebileceğini ve kontrol edebileceğini kanıtlamış olmasından dolayıdır. Mandela, soykırıma yol açmadan ülkesinde siyasî değişimi gerçekleştirebilmiştir. Komşu Zimbabve’nin Devlet Başkanı Robert Mugabe’nin trajik hatalarını o yapmadı. Mandela’nın gerçek zaferinin kaynağında stratejisini etik değerlere bağlaması yatıyordu. İşte herkesin takdir ettiği, saygı duyduğu onun olağanüstü karizması buradan kaynaklanıyor ve hiçbir ülkede bu karizmanın bir benzeri daha yok.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Ercan Coşkun

Reklam