10.06.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 10.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

10.06.2013 - Alman basınından özetler

Hafta başında Alman basınından seçtiğimiz yorumlar yine tamamen Türkiye'ye, ülkedeki protesto eylemlerine, hükümetin yanıtlarına ve Almanya'nın tepkisine odaklı.

Süddeutsche Zeitung'da İstanbul’dan Christiane Schlötzer’in kaleme aldığı analiz, “Türkler tam düşünce özgürlüğü istiyor” başlığını taşıyor. “Polisin bizzat kendisi göstericilere karşı günlerdir süren müdahaleden şikayetçi. İstanbul’daki göstericiler ise Başbakan Erdoğan’ın sert tavrına karşı çıkıyor ve Başbakan'a bir talepler kataloğu sunuyor” ifadelerine yer verilen analiz şöyle devam ediyor:

“Başbakan'ın sert çıkışı bir işe yaramadı. Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümete eleştirel yaklaşan göstericilere, 'eylemleri derhal bitirin' çağrısı da etkili olmadı. ‘Taksim Dayanışması’ adlı hükümet karşıtı platformun temsilcileri ise hafta sonunda yaptığı açıklamada taleplerini art arda sıraladı: Gezi Parkı’nda yapılaşma olmaması, Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılmaması, aşırı polis müdahalelerinden sorumlu valilerin ve emniyet müdürlerinin görevden alınması, göz yaşartıcı gazın yasaklanması, göstericiler hakkında soruşturma açılmaması, düşünce özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılması. Dayanışma girişimi olaylarda hayatını kaybeden ve bunlar arasında 27 yaşındaki bir polis memurunun da bulunduğu üç kişi için ise anma toplantısı düzenledi.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung ise “AKP erken seçim olasılığı görmüyor” başlıklı makalesinde özetle şunları okuyucusuna aktarıyor:

“AKP'nin İstanbul'da düzenlediği Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında konuşan parti sözcüsü Hüseyin Çelik, 'hükümetin, parlamentonun ve kabinenin tıkır tıkır işlediğini, erken seçim için bir neden bulunmadığını' belirtti. Daha önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli erken seçime gidilmesini talep etmişti. Öte yandan AKP'nin, yandaşlarının birliğini ve gücünü sergilemek üzere önümüzdeki hafta sonunda Ankara ve İstanbul'da büyük mitingler düzenleyeceğini açıkladı. Bu arada Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Erdoğan'a çağrı yaparak vatandaş haklarına saygılı olmasını istedi. 'Welt am Sonntag' adlı gazeteye demeç veren Westerwelle, Türk hükümetinin hukukun üstünlüğünün ve kişisel özgürlüklerin kendisini için önem taşıdığını Avrupa'ya ve dünyaya göstermesi için bir sınav vermiş olacağını vurguladı. Almanya Dışişleri Bakanı özellikle 'polisin sert müdahalesi' konusunda Erdoğan'ın sorumluluk taşıdığına dikkat çekti.”

Straubinger Tagblatt adlı gazete de konuyu Türkiye'nin AB üyeliği süreci perspektifinden ele aldığı yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Türkiye'nin AB'ye üyeliğinden yana olanlar, şu anda demokratik nitelikler kazanması için Türkiye ile üyelik sürecinin sürdürülmesi gerektiğini söylüyorsa, bunların saflığına sadece şaşırmak gerekir. AB'ye üye olmak isteyenler, birliğe üye olmaya daha başında uygun olduklarını kanıtlamak zorundadırlar; birliğe üye olduktan sonra değil! Kendisine peşinen güven duyulmasını Erdoğan hak etmiyor.”

Frankfurter Rundschau gazetesindeki “Erdoğan'ın topraklarında özgür cumhuriyet” başlıklı, Frank Nordhausen imzalı yorumda ise özetle şu görüşlere yer veriliyor:

“Taksim Meydanı'nda polis yeniden alana gelene kadar modern Türkiye kendisini yaşıyor. Ankara'da ise pazar günü de polis, göstericilere karşı tazyikli su sıkmaya, göz yaşartıcı bomba kullanmaya, göstericileri coplamaya devam etti. Alman Hrıstiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) sözcülerinden Gerda Hasselfeld, Türk polisinin sert müdahalelerinin Türkiye'nin AB üyeliğini imkansızlaştırdığını vurguladı. Alman haber ajansı dpa'ya yaptığı açıklamada Hasselfeld, ‘Bu tavır, Türk hükümetinin demokrasi, insan hakları, dinî özgürlükler ve genel anlamda özgürlük anlayışından çok uzak olduğunu gözler önüne sermiştir' diye konuştu.” 

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Hülya Schenk

Reklam