08.01.2015 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 07.01.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

08.01.2015 - Alman basınından özetler

Paris’teki terör saldırısı, Euro’yu bekleyen tehlike ve Almanya-İngiltere ilişkileri Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorum konuları.

Ses dosyasını dinle 03:22
Şimdi canlı
03:22 dk

08.01.2015 - Alman basınından özetler

Main-Echo gazetesi Paris'teki terör saldırısına şu satırları ayırmış:

“Düşünmenin gücü Charlie Hebdo yazı işlerine yapılan silahlı saldırıyla kırılamaz. Tarih bunu kanıtlamıştır. Bu kez de farklı olmayacaktır. Sanat ve kültürün hayatımızı ve düşüncelerimizi zenginleştirmesine izin vermezsek nefes almaya devam ederiz ama zihnimiz körelir. İnsan olarak varlığımızı sürdürme hakkını kaybederiz. Ama böyle olmayacak. Bu hakkı tanımayanlara daha fazlasını söylemeye gerek yoktur.”

Lüneburg'un Landeszeitung gazetesi terör korkusuyla özgürlüklerden taviz verilemeyeceğini vurguluyor:

“Radikal İslamcıların Batı'ya duydukları caniyane nefret infial ve öfkeye yol açıyor. Ama tepkimiz karşı nefret yaratmak olmamalıdır. Aksi takdirde nefretleşmeden, İslam dünyasının küreselleşmede kaybeden taraf olmasından Batı'yı sorumlu tutan gözü kararmış barbarlar galip çıkar. Estirilen terör havası karşısında hürriyetimizi güvenliğe kurban edersek, kaybeden taraf biz oluruz. Batı kültürüne Paris'te yapılan saldırı alıştığımız hayat tarzının bize piyangodan çıkmadığını göstermiştir. Terörün meydan okuyuşuna, din savaşlarına egemen olan ‘ya biz, ya onlar' düşüncesine kendimizi kaptırmadan karşı çıkalım.”

Haftalık Die Zeit gazetesi ekonomik ve siyasi kriz içindeki Yunanistan'a ayırdığı yorumda Euro'yu tehdit eden tehlikenin sadece bu ülkeden kaynaklanmadığını yazıyor:

“Kimse Avrupa projesinin başarısızlığa uğrayamayacağını sanmasın. Kimse başkasının elinden Euro'yu alamasa bile üyelerden biri kendiliğinden havlu atabilir. Akla önce Yunanistan geliyor. Ama en büyük tehlike üyelerin adeta yarışır gibi karşılıklı talep ve suçlamalara başlaması olur. Sağ ve sol kanatlar sürekli olarak Avrupa'dan taviz koparmaya çabalıyor. Böyle giderse Almanya'nın sabrı tükenebilir ve ‘ayrılık' Almanya'da telaffuz edilmeye başlar. Almanya ortak para biriminden ayrılırsa muhafazakâr milliyetçilerin hayalleri gerçekleşir ve Euro tarihe karışır.”

Düsseldorf'ta yayımlanan Handelsblatt gazetesinin, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Londra temaslarını konu alan yorumu ise özetle şöyle:

“İngiltere'de Başbakan David Cameron'un patırtı çıkaran politikasıyla Angela Merkel'in egemen siyasi yönetim tarzı kıyaslanıyor. Merkel İngiltere Başbakanını Juncker'in Komisyon başkanlığı tartışmasında ve Birlik ülkeleri arasındaki yerleşme özgürlüğünün kısıtlanmasını istediğinde frenlemişti. Merkel'in Pegida'ya açıkça karşı çıkması ile Cameron'in göç karşıtı Ukip partisinin oylarına göz dikmesi karşılaştırıldığında, Almanya Başbakanı'nın İngiltere'nin geleceğini değilse de muhafazakâr başbakanının akıbetini belirleyebilecek konumda olduğu anlaşılır. Örneğin İngiliz seçmene, AB'ye üyelik referandumundan önce Cameron'un talep ettiği reformlara geçit vermeyeceğini göstererek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Ahmet Günaltay

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam