07.05.2013 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 07.05.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

07.05.2013 - Avrupa basınından özetler

Almanya'da başlayan NSU davası ile Ortadoğu'daki kritik durum bugün Avrupa basınının başlıca yorum konuları.

Almanya'da 8'i Türk 10 kişinin ölümünden sorumlu tutulan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü davası dün başladı. Aşırı sağcı örgütün hayatta kalan tek üyesi olduğu sanılan, tutuklu Beate Zschaepe 10 kişinin öldürülmesi, bombalı saldırı eylemi düzenlemek ve terör örgütüne üye olmaktan yargılanıyor. Diğer dört sanık ise NSU örgütüne destek vermekle suçlanıyor. Polonya'da yayımlanan Gazeta Wyborcza gazetesi davanın dünkü ilk duruşması hakkında şunları yazıyor:

“Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde sanık sandalyesinde oturanlar sadece Beate Zschaepe ile yardımcıları değil. Başarısız olan devlet de bir nevi bu davada yargılanıyor. NSU örgütü on yıl boyunca başta Türk göçmenleri hedef aldı ve bu yüzden polis onun suçlarını küçümsedi. Dünya, grubun varlığını tesadüfen öğrendi. Onlarca yıl önce Kızıl Ordu Fraksiyonu'nun (RAF) birkaç düzine üyesi Almanya'yı kaosa sürüklemeye çalışmıştı. Fakat NSU terör üçlüsü onlardan daha etkili oldu: Ülkenin inanırlığını yok ettiler. Bugüne kadar Almanya'nın ülkedeki Neonazileri denetim altında tuttuğu sanılıyordu. Şimdi Almanların Neonazilere karşı bir strateji geliştirmesi ve güvenlik birimlerinde düzeni sağlaması gerekiyor. Ve şu soruya hızla yanıt verilmeli: Zschaepe gibi Almanya'nın doğusunda daha kaç 'yalnız kurt' yaşıyor ve devlet bunları zararsız hale getirmek için ne yapıyor?“

Fransa'da yayımlanan Le Figaro gazetesi Suriye'deki durumu taşıyor yorum sütunlarına:

“Suriye'deki iç savaş bölgesel bir uzlaşmazlığa mı dönüşüyor? İsrail'in Şam yakınlarına düzenlediği hava saldırıları menfaatlerin, bir barut fıçısına benzeyen Ortadoğu'da buluştuğunu gösteren son örnek. Yaklaşık bir buçuk milyon mülteci komşu ülkelerin istikrarını etkiliyor, ekonomilerine yük oluyor. Türkiye ile Ürdün isyancılara geri çekilebilecekleri bir bölge sunarken, İran ile Hizbullah (Lübnandaki militanlar) Beşar Esad'ın tarafında. Rusya, Suriye rejimine silah tedarik ediyor, Avrupalılar ve ABD isyancılara siyasi destek sunuyor. Buna karşılık Batılı ülkeler saldırılarda ölenlerin sayısına dair bir kırmızı çizgi belirlemediler. Daha çok Esad ailesinin, depoladığı kimyasal silahları kullanma durumuna ilişkin bir kırmızı çizgileri var.“

İspanya'nın El Periódico de Catalunya gazetesi İsrail'in Suriye'ye düzenlediği saldırıların perde arkasını irdeliyor:

“Hizbullah için ayrılmış İran füzelerinin bulunduğu bir cephaneliğe saldırı düzenleyerek, İsrail, Suriye'deki iç soruna karışmış oldu. Daha önce de Şam rejimini destekleyen Hizbullah militanları aynısını yapmıştı. Bu gelişme gösteriyor ki masada Beşar Esad liderliğindeki otoriter rejimin yıkılması hedefinden çok daha fazlası var. Savaş, Suriye topraklarında gerçekleşiyor ve kurbanlar Suriyeliler. Ne var ki geri planda, İsrail ile İran arasında, uzaktan yönlendirilen bir savaş gizli bir biçimde devam ediyor.”

Hollanda'da yayımlanan de Volkskrant gazetesi İsrail'in saldırılarla İran'ı provoke ettiğini yazıyor:

“İsrail'in yaptığı ateşle oynamak! Çünkü İran şeytanî bir ikilem içinde: Tahran, Esad rejiminin düşmesini istemiyor ama rejime destek veren Hizbullah'ın kaybetmesine de seyirci kalamaz. Oysa Suriye'deki durum daha karmaşık, içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve her şeyin yıkılması, altüst olması riski artıyor. Bunu engellemek için Suriye'deki soruna iştirak etmiş taraflar -savaş isteklisi söylemleri dikkate almayarak- geride durmalı. Çünkü bu çatışma, kimsenin arzu etmeyeceği bir sonuca, Ortadoğu'da bir savaşa yol açabilir.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam