04.06.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 03.06.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.06.2013 - Alman basınından özetler

Türkiye'de günlerdir devam eden hükümet karşıtı protestolar, bugünkü Alman basınında öne çıkan ağırlıklı yorum konusu.

Frankfurter Rundschau gazetesinin eylemlere yönelik yorumunda şu satırları okuyoruz:

"Arap Baharı şimdi de Türkiye’ye mi geldi? Hayır, bu o kadar kolay değil. Her ne kadar basın sık sık baskıya maruz kalsa da Kuzey Afrika’nın devrilen despotlarından farklı olarak Türkiye’de kendini ifade edebilen demokratik bir kamuoyu var. Yine de Tunus ve Mısır’daki protestolarla Türkiye’dekilerin ortak bir yanı var: Bu da, devletin baskısına, hükümetin kibirine ve devletin özel hayata müdahalesine karşı bir protesto olması. Alkollü içeceklerin tüketimine getirilen kısıtlamalar ya da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nın ahlak kurallarına uygun hareket edilmesi gerektiği yönünde 'tebaasına' yaptığı ihtar, sadece birkaç örnek.

Die Welt gazetesinin yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

"Türkiye Arap komşularından farklı olarak ne bir askerî diktatörlük, ne de aile işletmesi. Ama Türk gençleri Erdoğan’ın onları yeni bir saltanat yönüne götürmesini istemiyor. Türkiye Orta Asya ve Kafkas kökenlerini daha çok hatırlamaya başladı ve Rusya yeniden güçlendiğinden ve Çin de geleceğin pazarı olduğundan bu yana Doğu seçeneğini giderek daha yoğun bir şekilde değerlendiriyor. AB üyeliği konusunda Avrupa'nın çekimserliğinin yarattığı hayalkırıklığı ve aşağılanmışlık duyguları da bunda rol oynuyor. Erdoğan bugün hem Atatürk gibi olmak, hem de anti-Atatürk olmak, ikisini birden olmak istiyor. Teknolojik açıdan Batı modernliği ile Şark İslamı'nın maneviyatının bileşimi, onun başarısının reçetesi. Peki Türkiye nereye gidiyor? Genç elitlerin protestosu tüm koordinatları değiştiriyor."

Berliner Zeitung, protestoların bir kitle hareketine dönüşmesini şöyle değerlendiriyor:

"Başbakanın siyasî gücü arttıkça kontrol ve denge sistemi kaybı başgösterdi. Geçen yıllarda birçok gazeteci terör suçlaması ile hapse atıldı ve iki hafta önce Ermeni kökenli bir Türk, Hz. Muhammed’e hakaret gerekçesi ile 13 ay hapis cezasına çarptırıldı. Rejimin otoriter bir şekilde sertleşmesi, dinin giderek artan etkisi ve Suriye iç savaşının sonuçlarına ilişkin korkuların birleşimi, birkaç ağacın kesilmesine yönelik protestonun nasıl bir kitle hareketine dönüştüğünü açıklıyor."

Weiden’da yayımlanan Der neue Tag gazetesi ise Türkiye'nin bir testten geçtiğini ve sonucun AB ile ilişkiler açısından belirleyici olacağını yazıyor:

"Ufak bir kıvılcım, büyük bir yangının çıkmasına yetti. İstanbul'da planlanan bir alışveriş merkezine karşı ufak çaplı bir protesto, tüm Türkiye’yi kapsayan bir halk ayaklanmasına dönüştü. Türk toplumu derin bir bölünmüşlük içinde. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki protestolar, Türkiye’nin kendisiyle ilgili algısını ciddi ve önemli bir teste tabi tuttu. Ve AB'ye yakınlaşma olup olmayacağı ya da nasıl bir biçimde olacağını da bu belirleyecek."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam