04.03.2014 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 03.03.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

04.03.2014 - Alman basınından özetler

Alman basınında Kırım Yarımadası'nın işgaliyle birlikte Ukrayna’da tırmanan gerginliğe ilişkin yorumlar göze çarpıyor.

Ses dosyasını dinle 03:40
Şimdi canlı
03:40 dk

04.03.2014 - Alman basınından özetler

Frankfurter Allgemeine Zeitung'da yer alan yorumda, Obama ile Putin arasındaki görüşmelere değiniliyor. ABD Başkanı Barack Obama, cumartesi günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesinde, Putin'i olası bir "siyasi ve ekonomik izolasyona" karşı uyarmıştı. Gazetedeki yorum şöyle:

“Putin'in Obama'nın uyarılarına sanki hiçbir önemi yokmuşlar gibi kulak tıkayabileceğine inanması oldukça düşündürücü. Pek de inandırıcı olmayan gerekçelerle Rus birliklerinin Kırım'da ilerlemesini sağlıyor. Bir zamanlar Bush'u ‘güvenilir' bulmadığını söyleyen Putin'in zamanında bunları da gördük. Doğu Avrupa'daki krizin ne ölçüde tehlikeli olduğunu borsalardaki, hatta Moskova borsasındaki hareketlilik gösterecek. Avrupa Birliği dışişleri bakanları, Rusya'nın Ukrayna konusundaki tutumunun Berlin Duvarı'nın yıkılışından bu yanaki en ciddi kriz olarak nitelendiriyor. Bu olayın üzerinden 25 yıl geçmemiş gibi, yeniden bir bölünmenin herkesi saran soğuğunu ve Rusya ile doğrudan çatışma ortamını yaşıyoruz.”

Der Tagesspiegel'deki yorumda Rusya'nın tutumu değerlendiriliyor:

“Putin'in askerî operasyon seçeneğini gündemde tutarak, daha büyük bir gerginliğin önlenmesini amaçlayan asimetrik bir iktidar politikası uyguluyor olması kuvvetle muhtemel. Herkesi, Ukrayna'yı olduğu kadar Yarımada'daki Rusları ve Rus yanlılarını da bir savaşın içine sürüklenmekten caydırmayı amaçlayan bir politika. Tabi bunun tam tersine yol açacak bir çatışma yaşanmazsa… Zira Rusya, Kırım'da savaş gemileri ve askerî birlikler konuşlandırdı. Kendilerini tehdit altında hissedenlerin yanı sıra eğer onlarda da bir huzursuzluk baş gösterirse ne olacak? Böyle bir durumda Putin'in vereceği işaret şu olur: Sakin olun, biz zaten oradayız, gerekirse sizi defederiz. Deli olmaya gerek yok. Böyle olabilir mi?”

Frankfurter Rundschau gazetesindeki yorumda Avrupa'nın krizdeki rolü ele anlıyor:

“Avrupa'nın gelecek günlerde sıçrama tehlikesini barındıran bu krizde ‘Batılı değerler topluluğu' olma iddiasının ne kadarını yerine getirebildiğini göstermesi gerekecek. Etkili yaptırımların uygulanması yönündeki büyük baskıya boyun eğilmeyecek ve Rusya'ya kanallar açık mı tutulacak? Yoksa çaresizlikten sembolik olarak Moskova ile tüm bağlar kesilecek mi? Almanya, Fransa ve İngiltere'nin dışişleri bakanlarının Putin ile yeni Ukrayna yönetiminin diyaloga geçmesi için baskıyı artırması ve arabuluculuk teklifinde bulunması iyi olur. Böylelikle gerginliğin tansiyonu biraz olsun düşer. Bunu kabullenmek ne kadar acı olsa da, Rusya'ya tavizler verilmeden yakın bir tarihte bu krizin yatıştırılması mümkün olmayacak.”

Süddeutsche Zeitung'un yorum sütunlarında ise Putin'in tavrı ele alınıyor:

“Putin, Rusya'nın askerî bakımdan Ukrayna'dan çok üstün olduğunun gayet farkında. Moskova'nın alınacak askerî önlemlerden korkmasını gerektirecek bir neden olmadığını da çok iyi biliyor. İyice zedelenmiş itibarının el verdiği ölçüde pervasızca davranmayı sürdürüyor. 20'nci yüzyılın politik anlamda sosyalize olmuş KGB ajanı, 21'inci yüzyılın otokratı Putin, Ukrayna karşısında 19'uncu yüzyılın emperyalist yöntemlerini kullanıyor.”

©Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Özay

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam