01.09.2009 - Avrupa basınından özetler | BASIN | DW | 01.09.2009
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.09.2009 - Avrupa basınından özetler

Bugün Avrupa'da çıkan gazeteler, hafta sonu Almanya'da üç eyalette yapılan parlamento seçimlerinin sonuçlarını değerlendiriyor.

default

Fransa'nın başkenti Paris'te yayımlanan Le Figaro, Başbakan Angela Merkel'in Hrıstiyan Demokrat Birlik Partisi'nin yaşadığı kayıpları büyüteç altına alıyor ve Almanya Başbakanı'na ilginç bir öneride bulunuyor:

"Üç eyalette yapılan parlamento seçimlerinin sonuçları, Angela Merkel için bir ihtar niteliğindedir. Eğer Merkel, Başbakan olarak dört yıl daha görevde kalmak istiyorsa, bu uğurda sadece popülaritesine güvenmekten vazgeçmelidir. Bu konuda Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin bazı yöntemlerini aynen uygulasa hiç fena olmaz. Angela Merkel'in, seçim kampanyalarının yılmaz savaşçısı olmadığı herkesin malumu. Ama eğer bir öneri yapmamıza müsade ederse, tavsiyemiz, hemen cepheye atılsın. Kişisel prestiji, popülaritesi ve başarılı dış politikası gibi etkili silahları var. Bu sırada da -tıpkı Sarkozy'nın yaptığı gibi- sola yönelik bir açılım sergileyebilir. Çünkü Sol Parti, Sosyal Demokratları giderek daha fazla sola çekiyor. Böylece Angela Merkel, siyasi satranç tahtasının ortasında oluşan boşluğu pekâlâ ele geçirebilir."

Almanya'daki siyasi gelişmeleri yorumlayan bir diğer gazete de İspanya'nın başkenti Madrid'de çıkan ABC. Muhafazakâr eğilimli gazete, "Adios - Hoşça kal büyük koalisyon" başlığını taşıyan yorumunda, özetle şu görüşlere yer veriyor:

"Adios büyük koalisyon! Eyalet seçimlerinin sonuçları, Hrıstiyan Birlik ve Sosyal Demokratlar arasındaki ittifakın sonunun geldiğini gösteriyor. Angela Merkel, Saarland ve Thüringen'deki kötü sonuçları bir 'ihtar' olarak değerlendirmemelidir. Zira burada seçmenin asıl ifade etmek istediği, Berlin'deki büyük koalisyondan duyduğu hoşnutsuzluktur. Pazar günkü seçimlerin asıl galipleriyse küçük partiler oldu. Kitle partileri açısından baktığımızdaysa, seçmen Hrıstiyan Demokratlar ile Sosyal Demokratlar arasında herhangi bir fark göremiyor. Bu bakımdan, genel seçimler sonrası büyük koalisyonun devam etmemesi, Almanya'nın yararınadır. Her ne kadar mevcut koalisyon, ülkede bir nebze istikrarı sağlamayı başardıysa da özellikle Alman ekonomisinin ihtiyacı olan büyük reformları yapmakta başarısız olmuştur."

Avrupa basınından seçtiğimiz yorumlara İsveç'in başkenti Stockholm'de yayımlanan liberal eğilimli Nyheter gazetesiyle devam ediyoruz. "Alman seçmenin işi hiç de kolay değil" diyen gazete, bu yargısını şöyle gerekçelendiriyor:

"Alman politikacıların, seçmenin işini kolaylaştırdığı pek söylenemez. Genel seçimlere dört haftadan daha az bir süre kalmasına rağmen hâlâ seçim kampanyasında işlenebilecek konular aranıyor. Tabii iki büyük rakip partinin hâlihazırda koalisyon ortağı olması da bunda önemli bir etken. Başka bir koalisyon formülü Almanya'ya daha iyi gelecektir. İhtimallerin en iyisi, Hrıstiyan Birlik ve Hür Demokratlar arasında kurulacak bir koalisyon olurdu. Bu iki partiye Yeşiller'in de katılması, ikinci koalisyon seçeneği olabilir. İş başındaki büyük koalisyonun ana sorunu, siyasi yetersizlikten ziyade, Almanya'da siyaset sahnesinde oluşan sağlıksız ortam. Eğer iki büyük rakip birlikte iktidarda kalırsa, bu, siyasi tartışma kültürünü felç eder; hatta öldürebilir."

Almanya'nın başkenti Berlin'de yayımlanan Tagesspiegel gazetesinin, üç eyaletteki parlamento seçimleri sonrası Almanya'da ortaya çıkan siyasi tabloyu ele aldığı yorumundan kısa bir alıntıyla basın turumuza son veriyoruz:

"Görüldüğü üzere her beş siyasi parti de iktidar olmaya muktedir değil. Hrıstiyan Birlik, Sosyal Demokratlar, Hür Demokratlar, Yeşiller ve Sol Parti... Hepsi de çeşitli hükümetlerin içinde yer almak suretiyle bu yetersizliklerini belgeledi. Hepsinde de belirli bir ideolojiden ziyade pragmacı zihniyet hâkim... Diğer yandan bu sayede hiç değilse siyaset sahnesinde bir hareketlenmeye ve Almanya'da demokrasi yeni bir dinamizm kazanmaya başladı. Bunlar hiç fenâ gelişmeler değil."

Derleyen: Murat Çelikkafa


Editör: Nihat Halıcı

Reklam