01.08.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 31.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.08.2013 - Alman basınından özetler

Bradley Manning davası ve sigara yasağına dair Düsseldorf'ta bir mahkemeden çıkan tartışmalı karar, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

ABD'nin Afganistan ve Irak'taki faaliyetlerine dair gizli bilgilerini Wikileaks'e sızdırdığı iddiasıyla yargılanan Manning'in davasında karar verildi. Manning, casusluk, hırsızlık, bilgisayarda sahtecilik ve diğer askeri kuralları ihlal suçlarından mahkûm oldu ancak "düşmana yardım etmek" suçundan beraat etti. Bradley Manning'in 136 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor. Ceza ile ilgili kesin kararın ise Ağustos ayı içinde çıkması bekleniyor. Süddeutsche Zeitung’un konuya ilişkin yorumunda şu satırları okuyoruz:

"El Kaide teröristleri sızdırılanları gazetede okuyabilir diye Manning’i düşmana yardım etmekle suçlayan savcılığın bu anlamsız tezini yargıç kabul etmedi. Eğer bu suçlamadan bir mahkûmiyet kararı verilseydi, Amerika’daki araştırmacı gazeteciliğe ölümcül bir darbe vurulmuş olurdu. Çünkü o zaman 'gizli' statüsündeki bir belgeyi yayımlayan her gazetecinin, gelecekte ihanet ve düşmana yardım etmek suçlarından yargılanmasının yolu açılabilirdi. Bunun bir üstü ölüm cezasıdır. Mahkeme kararı, bu haliyle basına ve muhabirlerine, öncelikle daha dikkatli olmaları mesajını veriyor. Yine de Washington’da halk sporu haline dönüşen gizli belge ifşa etme girişimleri son bulmayacaktır."

Berlin’de yayımlanan Tageszeitung gazetesi ise Bradley Manning’in 136 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceğine değiniyor ve ABD’de askeri mahkeme tarafından yargılanmasını eleştiriyor:

"Wikileaks'e bilgi sızdıran Bradley Manning davasından çıkan karar, şüpheli bir biçimde tam da Obama hükümetinin siyasi taleplerini karşılar nitelikte. ‘Düşmana yardım etmek’ suçundan beraat etmesi, savunmanın ufak bir zaferi olarak görülebilir. Ama aslında herşey açıkça ortada ve kamuoyu da buna alışmış durumda… Film yapımcısı ve yönetmeni Michael Moore, haklı olarak Huffington Post gazetesinde şunu hatırlatıyor: Irak veya Afganistan’daki savaş suçları nedeniyle yargılanan askerlerin tamamının aldığı ceza toplansa, Bradley Manning’in hapiste geçireceği yıllar kadar etmiyor. Askeri yargı işte bu davada da görevini yerine getirdi. Dışarıya göstermelik adalet, içeriye ise orduda güvensizlik oluşmamasını sağlamak. Askeri yargı, siyasi yargıdır ve adil değildir."

Almanya’da Düsseldorf kentinden çıkan bir mahkeme kararı, restoran ve barlarda sigara yasağı tartışmalarının üzerine tuz biber ekti. Mahkeme, sigara kokusu nedeniyle kırk yıllık kiracısının sözleşmesini iptal eden ev sahibini haklı buldu. Mahkeme, kişinin kendi evinde sigara içebileceğini, ancak sigara kokusunun evin dışına yayılarak diğer kişileri rahatsız edemeyeceğini vurgulamış oldu.

Die Welt gazetesinin yorumu şöyle:

“Düsseldorflu sigara tiryakisi kiracı, mahkeme kararıyla evinden kapı dışarı ediliyor. Nedeni, evi havalandırma alışkanlığının değişmesi. Sigara tiryakileri sığındıkları son kaleye, kendi evlerine yönelik bu saldırı karşısında öfkeli. Peki tamam ama özel hayatta kayıtsız şartsız özgürlük diye bir şey de yok. Evin iyi bir şekilde havalandırılması, pek çok kira sözleşmesinde zaten yer alıyor. Ama yine de yargıçların tezi belli bir sıkıntı uyandırıyor. Zira eski kiracının, ilk önce evi havalandırarak kira sözleşmesine uymaya zorlanması gibi bir imkân da var. Mahkeme yargıçlarının çizgisi geçerli olursa Almanya’da inanılmaz boyutlarda zorunlu bir kiracı göçü başlayacaktır. Hukukun görevi, Düsseldorf’taki davada olduğu gibi cepheleri daha da keskinleştirmek yerine, öncelikle arabuluculuk yapmaktır.”

Neue Osnabrücker Zeitung’un yorumunda ise şu satırları okuyoruz:

“Kendi evinde sigara içmek, şimdiye kadar hukukun en üst düzeyde korumasına tabi bir alandı. Mahkeme kararı şimdilik bunda bir değişiklik yapmıyor. Tam tersine Mahkeme, kendi evinde sigara içme hakkını temelde tasdik etmiş oldu. Kiracı sadece güya merdiven aralığını kokuttuğu ve böylece diğer apartman sakinlerinin sağlığını tehlikeye attığı gerekçesiyle davayı kaybetti. Ama bu da şüphe götürür. Sonuçta sigara kokusu gelse bile merdivenlerde bir gün boyu solunan duman, trafiğin yoğun olduğu bir caddede derin bir nefes almaktan daha tehlikeli olmasa gerek.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Beklan Kulaksızoğlu

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam