01.07.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 01.07.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.07.2013 - Alman basınından özetler

Alman basınından seçtiğimiz yorumlar ağırlıklı olarak Mısır’daki gergin duruma odaklı. Ayrıca Amerikan gizli servislerinin AB ülkelerini dinlediği yolundaki haberler ve Hırvatistan’ın AB üyeliği de yer alıyor.

Ein Käufer entnimmt einem Zeitungsständer mit den Tageszeitungen Die Welt und Frankfurter Allgemeine Zeitung am Freitag (06.08.2004) das Nachrichtenmagazin Der Spiegel. Wie schon die FAZ, kehren nun auch die Axel Springer AG und der Spiegel-Verlag in ihren Print- und Online-Publikationen zur alten Rechtschreibung zurück. Auch der S¸ddeutsche Verlag will sich anschlieflen. Die Deutsche Presse-Agentur dpa will ein Meinungsbild bei den Kunden einholen, auf dessen Grundlage eine Entscheidung in Zusammenarbeit mit den anderen deutsch-sprachigen Nachrichtenagenturen gefällt werden soll. Foto: Ulrich Perrey dpa/lno

Symbolbild deutsche Presseschau Presse

Bonn'da yayımlanan General-Anzeiger gazetesinin Mısır'a ilişkin yorumunda şu satırları okuyoruz: 

“Müslüman Kardeşler'in yandaşları havada buhar olup kaybolmayacaklar. Öte yandan Mursi'nin karşıtları da sonuç alma zamanının geldiği görüşünde. Şimdi en büyük tehlike, bu siyasî anlaşmazlığın şiddet kullanılarak sokağa taşınmasıdır. Bu hafta bunun başlangıcı olabilir.” 

Hannoversche Allgemeine Zeitung, Mısır’daki yeni protesto dalgasına ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Müslüman Kardeşler demokrasiyi hiç anlamadı. Ve maalesef onlar bu konuda Ortadoğu’da yalnız da değiller. Patentli bu felaket reçetesinin peşinden Gazze'de Hamas, Irak'ta Şiiler ve Lübnan'da Hizbullah da gidiyor. Seçim sandıklarındaki zaferin ardından, hiçbir şeye hakları olmadığı farz edilen azınlık üzerinde baskı kuruluyor. Nihayetinde hedeflenen şey, başkalarını baskı altında tutarak iktidar gücünü artırmaktır. Öte yandan ülkedeki tüm gruplar silahlara sarılmak üzere. Mısır'da iç savaş öncesinin şartları şimdiden hazırlandı.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung yorumunda, Mısır'da Devlet Başkanı Muhammed Mursi'nin göreve gelmesinin üzerinden geçen bir yılın bilânçosunu çıkartıyor:

“Mursi'nin ilk yılı, fırsatların kaçırıldığı bir yıl olmuştur. Devlet Başkanı Mursi, muhalefetin karşı koymasına rağmen tartışmalı bir anayasayı baskı ile kabul ettirmeye çalışmış, başarısız bir hükümetin devamında ısrar etmiş ve yeraltında 80 yıllık tecrübeye sahip Müslüman Kardeşler örgütünün esrarengiz ve şeffaf olmayan faaliyetlerine bağlı kalmaya devam etmiştir. Hükümetin her türlü diyalog ve işbirliği çağrısına ilkesel olarak sırtını dönmüş olan muhalefet ise şimdi Mısır bürokrasisinin İslamlaştırıldığından şikâyetçi. Mısır halkının barış sürecine ve her iki tarafın yapıcı bir işbirliğine ihtiyacı var. Buna hazır olmadıkları sürece, Mübarek'in devrilmesiyle başlanan noktada tıkanıp kalacaklardır.”   

Berlin'de yayımlanan Die Welt gazetesi farklı bir konuyu, Amerikan gizli servislerinin AB ülkelerindeki internet ve telefon görüşmelerini dinlemesini yorum köşesine taşımış:

“Dostları, dostların kendilerine saklamak istedikleri şeyleri gizlice dinlemek hoş bir tavır değil. Ne özel yaşamda ne politikada. Özel yaşamda böyle bir girişim boşanma ile sonuçlanabilir, politikada da ayrılma sadece geçici bir süre için mümkün olabilir. Zira er ya da geç yine birbirlerine muhtaç olacaklardır. Teknik imkânlar el verdiğinde, bu imkânlar hemen devreye sokuluyor, ardından kullanılmaması gereken yerlerde de kullanılıyor. Tabii suçüstü yakalanmama ümidiyle… Ama yakayı ele verince de şimdi olduğu gibi öfke büyüyor. Bunları İngilizlerden ve Amerikalılardan beklemezdik, yoksa bekler miydik? Böyle bir şeyi biz (Almanlar) yapmazdık, gerçekten yapmaz mıydık? Görünen o ki Berlin ne İngilizlere ne de Amerikalılara kaba çıkışlarda bulunacak; işine gelen istihbaratları onlardan almaya devam edecek.”

Heidelberg'te yayımlanan Rhein-Neckar Zeitung ise Hırvatistan'ın bugün AB'ye tam üye olmasına ilişkin bir yoruma yer veriyor:

“AB yıllarca süren kriz nedeniyle çekiciliğinden çok şey yitirdi. Hırvatistan'ın birliğe üyeliği bu sefil durumu daha da kötüleştirebilir. Birliğin diğer üyeleri, Hırvatistan'ın kamu idaresinin acil reforma ihtiyacı bulunmasına, işsizlik sayısının yüksek olmasına ve ülkede yaygın olan yolsuzluklara endişe ile bakıyor. Bunlar örneğin Yunanistan'dan yeterince tanıdık gelen sorunlar. Bu nedenle AB şimdiye kadarki en uzun üyelik görüşmelerini Hırvatistan ile yapmış olmasına rağmen, kapılarını yine gereğinden fazla hızlı bir biçimde başka ülkelere açtığı şeklinde suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar

Editör: Hülya Schenk

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız

Reklam