01.03.2013 - Alman basınından özetler | BASIN | DW | 28.02.2013
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.03.2013 - Alman basınından özetler

Papa'nın Vatikan'dan ayrılışı, Neonazi cinayetleri soruşturmasında ortaya çıkan hatalar, gıda skandalı ve Almanya'daki işsizlik oranları, bugünkü Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

Katoliklerin lideri Papa 16'ncı Benedikt, Papa sıfatıyla son görüşmelerini yaparak dün akşam üzeri Vatikan'daki görevinden ayrıldı. Berlin merkezli Der Tagesspiegel, 598 yıl sonra kendi isteği ile görevinden ayrılan ikinci Papa olan Benedikt'in gidişini şöyle değerlendiriyor:

"İnancın gizemi kalıyor, efsane gidiyor. Atılan bu adım, Papa’yı dünyevileştirdi. Papa’nın görevini bırakması tarihî bir karardır. Ve bunu tarihî kılan, büyük bir gücü elinde bulunduran bir kişinin adeta meydan okuyan itirafıdır. Onu sarmalayan ve taşıması gereken organizasyona yapılan bu itiraf, onun sarsılmaz olduğunu değil, aksine güçsüzlüğünü teslim etmektedir. Şimdi tartışma konusu onun sarsılmazlığı değil. Zira bu dogma artık güncel bir öğreti değil. Ve işte tam da bu konuyu, Papa 16’ncı Benedikt, bilinçli olarak iki kez ortaya koydu. Bir başlangıçta bir de sonda. Başlangıçta, bu göreve getirilmek konusunda Tanrı’nın onun dualarını kabul etmediğini söyleyerek, bitirirken de bu görev için gücünün kalmadığı itirafını yaparken. İkisi de bu kiliseyi değiştirebilir."

Stuttgarter Zeitung yorum sütunlarında, Almanya'yı sarsan Neonazi cinayetlerinin soruşturulmasında yeni bir hatanın daha ortaya çıktığına dikkat çekiyor. 2000-2007 yılları arasında işlenen bu cinayetlerde, 8'i Türk 10 kişiyi öldürülmüştü. Gazetede şu satırları okuyoruz:

"Şimdi yeni bir belge ortaya çıktı. Bu belge polis ve iç istihbarat teşkilatının başarısız icraatlarının değerlendirilmesinde kilit rol oynayabilir. Belgede, üçlü terör hücresi Nasyonal Sosyalist Yeraltı ( NSU) örgütünün, bağlantıda olduğu kişilerin, isim ve adreslerinin bir listesi bulunuyor. Buna benzer bir belge soruşturma dosyasında yer alıyor. Soruşturmayı yapanlar bu iki listeye de 1998 yılında el koymuşlardı. Ama belli ki bunu doğru dürüst incelememişler. Belki de hiç değerlendirmediler bile. Ne kadar utandırıcı bir durum. Güvenlik güçleri, vakti zamanında bu delili biraz daha fazla dikkate alsalardı, belki de bu kanlı cinayetler trajedisi bambaşka bir gidişat izleyecekti."

Geçiyoruz tüm Avrupa'yı olduğu gibi Almanya'yı da sarsan bir başka skandala. Straubinger Tagblatt gazetesi, Avrupa ülkelerinde patlak veren at eti skandalına değinerek, Alman kurumlarının işleyişini eleştiriyor:

"Eğer bir gıda ürünlerinin içinde bulunmaması gereken bir şey ortaya çıkarsa işte o zaman yetkili kurumların kriz yönetimi, profesyonel bir biçimde işliyor: Kriz konferansları düzenleniyor, yeni kontroller, laboratuvar testleri yapılıyor, işletmelerin kapılarına kilit vuruluyor. Ancak tüm bunlar sadece bir skandal ortaya çıktığında yapılıyor. Gıda denetiminden sorumlu kurumlardaki memur eksikliği ve sık sık hedefe yönelik teftişler yapılamaması, buna gerekçe gösterilemez."

Sırada Almanları rahatlatan bir haber var... Almanya'da Federal İstihdam Dairesi’nin (BA) dün açıkladığı istatistiklere göre; konjonktürdeki kırılmalara Alman istihdam piyasası dayanıklı çıktı. Şubat ayında işsizlerin sayısı 18 bin arttı ama bu oran, son üç yıldaki ortalama artış oranlarının yarısına tekabül ediyor. Nürnberger Zeitung, konuyu Avrupa genelinde değerlendiriyor:

"Daha ne kadar kendimizi AB içerisindeki kritik gelişmelerden uzak tutabileceğiz? Avrupalı genç işsizlerin çoğu daha ne kadar Almanya’da istihdam alanı bulacak? Bu endişe uyandıran soruları sadece çocukları liseye giden ebeveynler değil, henüz reşit olmayan gençler de soruyor. Almanya'da halihazırda Güney Avrupa ülkelerinin istihdam piyasasındaki krizinden ülkenin etkileneceğine dair endişelenmeyi gerektiren bir durum yok. Federal İstihdam Dairesi’nin esnek istihdam politikası ve durum ciddileşince de işverenlerin, işçi ve sendikaların örnek olan işbirliği, bu endişenin oluşmasını şimdilik engelliyor."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir

Editör: Hülya Schenk

Reklam