Çok işe az ücret | EKONOMİ | DW | 05.11.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Çok işe az ücret

Almanya’nın işsiz sayısı son 24 yılın en düşük seviyesinde. Ekonomik bakımdan faal nüfus ise hiç bu kadar fazla olmamıştı. Rakamların ardındaki gerçekler ise hiç iç açıcı değil.

Resmi rakamlara göre bu yılın ekim ayında Almanya'da 2 milyon 650 bin kişi işsizdi. Böylece işsiz sayısı 1991 sonrasının en düşük seviyesine geriledi. Federal İş Ajansı, istihdam artışının istikrarlı bir şekilde devam ettiğini duyururken, Almanya'nın tam istihdama doğru ilerlediğini söyleyenler de çıkıyor.

Madalyonun öteki yüzü ise hiç hoş değil. Çalışanların beşte biri son derece düşük ücret alıyor. Tam istihdam yasasının yürürlüğe girmesinin, düşük ücret dilimindekilerin sayısını düşüreceği sanılmıyor. 2010 yılında, saatte 10,36 Euro'dan az brüt ücret alanlar ‘düşük ücretli' sayılıyordu.

Az işsizlik, fazla düşük ücret'

İstihdam piyasasının yapısı ve dinamiği ile ilgili araştırmalar yapan Jena Üniversitesi öğretim üyelerinden Profesör Christoph Köhler, “Almanya'da işsizler azalırken karın tokluğuna çalışanların sayısı artıyor. Demek ki işsizliğin yerini çok az ücret ödenen işler almış” diyor.

Bu durumun iyi mi, kötü mü olduğu sorusunun ideolojik eğilime göre yanıtlanabileceğini belirten Profesör Köhler, “Solcular buna düzelme denemeyeceğini, diğerleri ise düşük ücretle çalışmanın boş oturmaktan daha iyi olduğunu söylüyorlar” diyor.

Sözleşmeli mi, sözleşmesiz mi?

İstihdam piyasasındaki güvensizliğin artmasında toplu sözleşmeli çalışanların sayısının yıllardır gerilemekte oluşu da rol oynuyor. Toplu sözleşme kapsamına alınmayanların oranı Doğuda yüzde 52, Batı Almanya'da ise yüzde 40'ı buluyor. Sözleşmeler, çalışma süresini, ücreti ve çalışma şartlarını belirliyor ve sendikalarla işveren arasındaki toplu sözleşme görüşmelerinde kararlaştırılıyor. Bütün bir branş için olduğu gibi tek bir şirket için de toplu sözleşme hazırlanabiliyor.

Tek iş geçindirmiyor

Geçinebilmek için birden fazla işte çalışmak zorunda olanların sayısı 2011 – 2014 yılları arasında yüzde 13 oranında arttı. Faal nüfusun yüzde beşine tekabül eden iki milyon kişi en az iki işte çalışıyor.

Christoph Köhler, “En önemli nedenlerden biri küçük işlerde çalışanların sayısındaki artıştır. Ayda en fazla 450 Euro kazanılabilen küçük işle geçinmek mümkün olmadığından market ya da depo işçisi olarak ek bir işe ihtiyaç duyuluyor” diyor.

Mesleki yeterlilik ve mülteciler

Aranılan niteliklere sahip olma ve meslek eğitiminin sanayi ülkelerindeki önemi giderek artıyor. Rutin işler makine tarafından yapıldığından, yeterlilik sıkıntısı çekenlere sunulan işler giderek azalıyor.

Mülteci sayısı arttığı için an alt dilimde iş bulma imkanının daraldığını belirten Profesör Köhler, “Eğitilmediği takdirde mültecilerin büyük bölümü düşük ücretle ve yeterlilik aranmayan işlerde çalışmaya mecbur kalacak” diyor.

Cinsiyet eşitliği mi?

Eşitlik açısından da durum sevindirici değil. 1994 yılında ekonomik bakımdan faal nüfus içindeki payı yüzde 42 olan kadınların istihdamdaki payları yüzde 47'ye çıktı. Ancak yöneticilik kademesindeki payları yüzde 29'u aşmıyor. Ticari işlerde, tezgahtarlıkta ve sekreterlikte ise kadınların oranı yüzde 70'e yaklaşıyor.

Kadınların saat ücreti geçen yıl erkeklere ödenen ücretten yüzde 22 daha azdı. Cinsiyetten kaynaklanan ücret farkı son on beş yıldır değişmedi. Federal hükümet farkı yüzde 15'e indirmeyi hedeflemekteydi.

Geçen yıl Almanya'daki grevler arttı. Almanya'nın grev ülkesi mi olduğu tartışılıyordu. İstatistik kurumunun rakamları ise son 20 yılda geçen yılkinden çok daha fazla iş gününün grev yüzünden kaybedildiği yılların olduğunu gösteriyor. İş Ajansı'nın istihdam raporunda çalışma hayatındaki gelişme hakkında değerlendirme yapılmıyor. İstatistiklere, her yıl yapılan ve nüfusun yüzde birini kapsayan mini nüfus sayımı esas alınıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Andreas Becker

Reklam