1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Yunanistan için karar ayı

Avrupa Merkez Bankası, AB Komisyonu ve IMF, mart ayında Atina’ya ikinci borç diliminin verilip verilmeyeceğini karara bağlayacak. Bu karar Yunanistan’ın iddialı reform programını uygulayabilmesi için kilit öneme sahip.

default

Euro Bölgesi Başkanı Jean-Claude Juncker

Yunanistan geçtiğimiz yıl içine girdiği borç batağı yünden AB’yi bir hayli meşgul etmişti. Sonunda Yunanistan için 110 milyar euroluk bir kurtarma paketi kararlaştırılmış ve Yunanistan ilk borç dilimini geçen yıl almıştı. Avrupa Merkez Bankası, AB Komisyonu ve Uluslararası Para Fonu (IMF), mart ayında ikinci borç diliminin verilip verilmeyeceği konusunda karar verecek.

İktisat danışmanı Jens Bastian, Yunanistan'da 12 yıl yaşamış, eşiyle orada tanışmış ve Yunanistan’ın en büyük dört bankasından biri olan Alpha Bank için çalışmış. Şu anda ise Oxford’daki St. Anthony's Koleji’nde Güney Avrupa gözlemcisi ve aynı zamanda Atina merkezli araştırma enstitüsü Eliamep’te danışmanlık yapıyor. Bastian, mart ayı sonunda troykanın nasıl bir karar alınacağını merakla bekliyor.

Bastian, "Troyka, Uluslararası Para Fonu’nun AB ve Avrupa Merkez Bankası ile işbirliği anlamına geliyor. Bu üç kurum, Yunanistan’da istikrar ve büyüme programının nasıl uygulandığını gözlemliyor. Yunanistan’ın üç ayda bir ilerleme raporlarını sunmasını gerektiren iddialı reform ajandası da bu programa dahil. Böylece Yunanistan’ın hareket planına uyup uymadığı, hangi nedenlerle aksamalar yaşandığı incelenebiliyor. İşte troyka sadece bu raporlar ışığında, bir sonraki borç diliminin, yani Yunanistan’a tekrar para verilip verilemeyeceğine karar verecek" ifadelerini kullanıyor.

15 milyar euroluk ek kredi bekleniyor

Troykadan “evet” yanıtı çıkarsa Atina yönetimine 15 milyar euro daha kredi desteği sağlanacak. Uluslararası Para Fonu ve AB’nin Yunanistan için kararlaştırdığı kurtarma paketinin toplamı ise 110 milyar euro idi. Son ödemenin sorunsuz bir şekilde gerçekleştiğini söyleyen Bastian, ancak durumun Yunanistan için gittikçe zorlaştığına dikkat çekiyor: "Durum sıkışık olsa da yıl sonuna kadar hareket planına sadık kaldılar. Belirli alanlarda özellikle harcamaların azaltılması konusunda başarılardan bahsedilebilir. Tasarruf çabaları bir hayli fazla. Tartışılsa da iddialılar. Ancak önemli olan Yunanistan’ın kazançlar konusunda başarı göstermesi. Geçen yıl bu yeterli miktarda değildi. Tüm alanlarda, yapılanma reformlarını bir şekilde uygulamaya koymalılar. Bunlar sadece kâğıt üzerinde yasa olarak kalmamalı. İş politikası, vergi reformu ve sağlık reformu alanlarında kalıcı olması için uygulanmaya başlanmalı.“

Avrupa istatistik kurumu Eurostat ilk kez geçen yılın sonbahar aylarında Atina’dan güvenilir veriler alabildi. Verilere göre, 2009 yılında Yunanistan'ın bütçe açığı, gayri safi yurtiçi hâsılasının yüzde 15,4'üne ulaştı. Atina yönetimi troyka ile bu açığı 2011’de yüzde 7,4’e indirme konusunda anlaştı. Papandreu hükümetinin bu taahhütleri yerine getirmekten başka şansı yok. Bu amaçla kamu görevlerinde personel alımının durdurulması, katma değer vergisi ile alkol, tütün ve benzinden alınan vergilerin yükseltilmesi gibi halkın tepkisini çeken pek çok karar alındı. Bütçe açığının gayri safi yurt içi hâsılanın yüzde 3’ünden daha az olması hedefine ise ancak 2014 yılında ulaşılması bekleniyor.

Büyüme rakamları için zaman gerekli

Büyüme konusunda ise zamana ihtiyaç var. Yunan ekonomisi geçen yıl yüzde 4,2 oranında küçülmüştü. Artılı büyüme rakamlarına 2012'nin başında ulaşılması bekleniyor. Bastian aksi halde, troyka ile müzakere edilen iyileştirme planının yerle bir olacağını ve Yunanistan’ın yavaş yavaş öleceğini söylüyor:

Bastian, "Yunanistan'daki durum şöyle özetlenebilir: Reform programı uygulayabilirler, ancak borç yükü artar, ekonomi daralır, vergi gelirleri hedeflerin altında kalır ve sonunda da aşağı doğru bir gidiş yaşanır ki, reformlar da başarılı olsalar da, bu en nihayetinde iflas anlamına gelir" diyor.


© Deutsche Welle Türkçe


Rolf Wenkel / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Hülya Köylü