Yunanistan’ın tazminat talebi gerçekçi mi? | ALMANYA | DW | 12.03.2015
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Yunanistan’ın tazminat talebi gerçekçi mi?

Atina Almanya’dan tazminat talebinde ısrarlı. Uzmanlarsa Yunanistan’ın bu konuda başarıya ulaşma şansının düşük olduğu görüşünde.

Yunanistan'ın Nazi Almanyası tarafından işgalinin üzerinden tam 70 yıl geçti. İkinci Dünya Savaşı sırasında binlerce Yunan öldürülmüş, maddi zararlar oluşmuş ve Yunanistan Merkez Bankası Almanya'dan zorla tahvil alarak borçlanmaya zorlanmıştı. Almanya bunun için şu ana kadar Yunanistan'a hiçbir ödeme yapmadı. Alman hükümeti buna rağmen konunun kapanmış olduğu görüşünde.

Hükümet sözcüsü Steffen Seibert, çarşamba günü Berlin'de yaptığı açıklamada Almanya'nın Nasyonal Sosyalizm'in bir çok Avrupa ülkesinde neden olduğu acıların tamamen bilincinde olduğunu söyledi. Seifert buna karşın tazminat konusunun hem hukuki hem de siyasal açıdan kapandığını belirtti. Maliye Bakanlığı sözcüsü Martin Jäger de oldukça açık bir biçimde Yunanistanla bu konuda müzakereye oturulmayacağını söyledi. Alman hükümeti bir çok Avrupa hükümetiyle yapılan anlaşma çerçevesinde 1960 yılında 115 milyon Alman Markı ödendiğine, ayrıca Yunanistan'ın da yararlandığı kapsamlı bir ‘'yeniden yapılandırma'' düzenlemesinin uygulandığına işaret ediyor.

"Barış anlaşması yok"

Yunanistan için ise bu defter kapanmış değil. Berlin'den anayasa hukuku profesörü Ulrich Battis DW'ye verdiği demeçte Yunanistan'ın ulusal ve uluslararası mahkemelerde bu tazminat için şimdiye kadar bir çok kez dava açtığını ancak bu davalardan bir sonuç alamadığını söylüyor. Ne var ki Battis'e göre bu Yunanistan'ın hiçbir şansı olmadığı anlamına da gelmiyor.

1953'te dönemin Alman hükümetinin Almanya karşısında savaşmış olan devletlerle imzaladığı Londra Borçlar Sözleşmesi'nde savaş borçlarının tamamen sıfırlanması bir barış anlaşması imzalanmasına bağlanmıştı.

Battis, iki Almanya'nın birleşmesi sonrasında da böyle bir barış sözleşmesinden bilinçli bir biçimde kaçınıldığını ifade ediyor. Bunun yerine birleşmeyi düzenleyen anlaşmaya ‘'İki Artı Dört Anlaşması'' adı verildi. Battis Almanya'nın böylece ‘'Barış anlaşması yok, ödeme de yok'' şeklinde bir tavır takındığını ifade ediyor.

Yunanistan'ın borç miktarına eşit

Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras, Atina'da mecliste yaptığı açıklamada şu ana kadar göreve gelen Alman hükümetlerinin bir takım ‘'hukuki oyunlarla'' bu tazminatı ödemekten kaçındığını söyledi.

Griechischer Premier Tsipras bei der OECD in Paris

Yunanistan Başbakanı Aleksis Tsipras

Taleplerin meşruiyetinin sorgulanamaz nitelikte olduğunu söyleyen Battis, ancak ‘'hukuki oyunlar'' suçlamasını kabul etmiyor ve ekliyor: ‘‘Sürece dahil olan tüm devletler anlaşmayı imzaladı. Kimseyi buna zorlamadık.‘‘ Battis, ancak Yunanların özellikle de içinde bulundukları bu çaresiz durumda ellerindeki tüm kartları oynamaya çalışmalarının anlaşılabilir olduğunu belirtiyor.

Aleksis Tsipras herhangi bir rakam belirtmemiş olsa da Yunan To Vima gazetesi pazar günü yayınladığı haberde, 2013 yılında yapılan gizli bir araştırmadan kesitler yayınlayarak talep edilen meblağın 300 milyar euro olduğunu belirtti. Bunun bir rastlantı olup olmadığı açık olmasa da bu miktar Yunanistan'ın kamu borçlarına eşit. Bir başka deyişle Almanya'nın bu miktarı ödemesi durumunda Yunanistan'ın borçları da silinmiş olacak.

‘'Daha önce de icra infazı denendi''

Yunanistan Adalet Bakanı Nikos Paraskevopulos, gerekli görülmesi halinde Almanya'nın taşınmazlarına haciz getirilmesini talep ediyor. Bu taşınmazlara örnek olarak da Goethe Enstitüsü ya da Alman Arkeoloji Enstitüsü gösteriliyor. Hükümet sözcüsü Seibert bu konuda yorum yapmaktan kaçınırken Avrupa Parlamentosu'nun Alman Hür Demokrat Partili üyesi Alexander Graf Lambsdorff bu talebi ‘‘hukuk dışı‘‘ bulduğunu ifade etti. Lambsdorff ayrıca Yunan adaletini eleştirerek tüm savaş borçlarının kapandığını, Yunanistan'ın yapması gerekenin ‘'geçmişle uğraşmak yerine geleceği için mücadele vermek'' olduğunu vurguladı.

Profesör Battis ise Adalet Bakanı'nın tehdidinin yeni bir şey olmadığını ifade ediyor ve ekliyor: ‘'Yıllar önce de icra memurları Atina'daki Goethe Enstitüsü'nde haciz amacıyla odaları ölçmüştü. Ancak yürürlükteki yasaya göre ve mevcut hükümler temelinde bir haciz uygulanabilmesi söz konusu değildi. İcra memurları o zamanlar da Yunanistan davayı kaybettiği için icranın infazını gerçekleştiremedi.''

Yunanistan‘ın talebini destekleyenler

Almanya'da Yunan hükümetinin taleplerini haklı bulanlar da var. Federal Meclis Sol Parti milletvekili Annette Groth, Reuters'a yaptığı açıklamada hükümetin 11 milyar euronun nasıl ödeneceği konusunda Yunanistanla ortak bir çözüm yolu bulması gerektiği görüşünde olduğunu söyledi. Bu 11 milyarlık miktar bir önceki Yunan hükümetinde Başbakan Antonis Samaras tarafından da dile getirilmişti. Groth,Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis'in önerdiği gibi bu miktarla Alman Kredi Enstitüsü modeline göre bir teşvik bankası oluşturulması gerektiğini savunuyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Hasselbach