Yunanistan′ın özelleştirme sıkıntısı | EKONOMİ | DW | 07.12.2014
  1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Yunanistan'ın özelleştirme sıkıntısı

Yunan ekonomisinde gelecek yıl büyüme bekleniyor. Son olarak 14 yerel havaalanının özelleştirilmesi, ülkeye olan uluslararası güvenin de arttığına yorumlanıyor. Ancak Yunanistan özelleştirmeden ne kadar istifade edecek?

Havaalanlarında yer hizmetleri sunan Frankfurt merkezli Fraport şirketi Yunanlı girişim ortağı Slentel Ltd. ile birlikte Yunanistan'ın 14 bölgesel havaalanın ihalesini 1,23 milyar euroya aldı. İhale sözleşmesine göre Fraport- Slentel girişim ortaklığı dört yıl içinde Yunanistan'da işletmesini devraldığı havaalanlarına 330 milyon euro yatırım yapacak. Bu havalanları arasında ülkenin en büyük ikinci kenti Selanik'in yanı sıra ünlü tatil adaları Girit, Rodos, Santorini, Mikonos ve Korfu yer alıyor.

Yunanistan Özelleştirme İdaresi TAIPED, loto idaresi OPAP'ın özelleştirilmesinden sonra ikinci büyük operasyonunu bölgesel havaalanlarının satışıyla gerçekleştirdi. OPAP, 622 milyon Euro'ya Yunan - Çek ortaklığıyla kurulan şirkete satılmıştı.

Önemli bir adım

Uzun bir süre sürüncemede kalan özelleştirmeye Yunanistan'da hız mı veriliyor?

Atina'da faaliyet gösteren Ekonomi Enstitüsü IOBE Direktörü Nikos Vettas bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

"Gerçekten de durum öyle görünüyor. Hem gelirler, hem de kaynakların kullanımı bakımından atılması gereken önemli bir adımdı. Yunanistan turizme yüklü yatırımlar yapmış bir ülke. Özellikle kaliteli turizm için alt yapı mevcut. Yatırımların sürmesi için havaalanlarının yoğun taleplere yanıt verecek durumda olması gerekir."

Yunanistan Avrupa Parlamentosu Milletvekili ekonomist Jorgos Kyrtsos da havaalanlarının özelleştirilmesini başarılı bir uygulama olarak değerlendiriyor. Turizm alanında önemli bir altyapıya sahip olduklarını ifade eden Jorgos Kyrtsos, ancak özelleştirme konusunda Yunan hükümeti ile Yunanistan'a borç veren ülkelerin yanlış bir siyaset izlediklerini belirterek, şöyle konuşuyor:

"2011'de Yunan Kurtarma Fonu'nun yerinde kullanılmadığı ortaya çıkınca sorumlular bir gecede 50 milyar euroluk olağanüstü hırslı bir özelleştirme programı icat ettiler. Bu amatörlüğün bir göstergesiydi. İlk aşamada sorumlu olan Yunan hükümetleri, ama aynı zamanda programı geliştirenler, yani bize kredi sağlayanlar da sorumlu. Yanlış hesaplamalar yapıldı."

Ekonomi umutlu

Atina'da yayımlanan ekonomi gazeteleri havaalanlarının özelleştirilmesini Yunan ekonomisine yönelik bir güven ortamının oluştuğuna dair gösterge olarak değerlendiriyor. Bundan sonra özelleştirme sürecinde bir hızlanma beklentisi hakim.

Jorgo Kyrtsos sırada enerji şirketi DEH'nın kısmi özelleştirilmesinin bulunduğunu belirtiyor. Ancak ekonomi profesörü Nikos Vettas DEH ihalesinin öyle süratli bir şekilde sonuçlanmasının beklenmemesi gerektiğini söylüyor. Vettas'a göre, geçmişte uygulanan özelleştirme girişimlerinin kazançtan çok zarar getirdiğine işaret ederek, özellikle tekelleşmeyi önleme yasalarının süreci yavaşlattığına işaret ederek şöyle konuşuyor:

"Şirketlere belirli sektörlerde, örneğin talih oyunları alanında faaliyet gösterme hakkı veriliyor. Diğer branşlarda da, elektrik ya da enerji pazarında da durum aynı. Konu burada karışık çünkü söz konusu haklar geçerli yasaların, özellikle tekelleşmeyi önlemeye dair yasaların etkisinde kalıyor. Hatta Avrupa Rekabet Kurumu da olaya müdahil oluyor. Belli bir ürünü mü pazarladığını yoksa tekel hakkını mı sattığını bilmek istiyor. Ve elbette ne kadar süreyle sınırlı olduğunu da. Karmaşıklık işin doğasında var."

Milletvekili olmadan önce uzun yıllar gazetecilik yapan Kyrtsos da başarısız özelleştirme girişimleri konusunda tespit ettiği olumsuzlukları şöyle aktarıyor:

"Erken emeklilikle, sözleşmenin bedelli olarak bozulmasıyla ilgili inanılmaz tazminatlar, inanılmaz kurallar vardı. O zamanlar Olimpic Havayollarını'nın özelleştirilmesinin Yunan halkına 1,8 milyar Euro'ya mal olduğunu hesaplamıştım. Yani özelleştiriyorsun, sonunda da az bir parayla ortada kalıyorsun."

©Deutsche Welle Türkçe

Jannis Papadimitriou