1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Yoksulluğun yüzleri

Üç Alman gazeteci yazar Julia Friedrichs, Eva Müller ve Boris Baumholt “Üçüncü sınıf Almanya: Alt kesimde yaşam” adını verdikleri kitaplarında, zengin bir ülke olan Almanya’da artan yoksulluğu ele alıyorlar.

default

Küresel ekonomik krizle sarsılan dünyamızda, işsizlikle birlikte yoksulluk da artıyor. Almanya’da geçen günlerde kamuoyuna açıklanan yoksulluk haritası, bölgeler arası refah farkının büyüdüğünü ve yoksulluğun Almanya’nın doğusundaki eyaletlerde çok ciddi bir sorun teşkil ettiğini ortaya çıkarmıştı.

Symbolbild Kinderarmut - Kinder vor einem Spielwarengeschäft

Almanya'da yoksulluk konusunu inceleyen “Üçüncü sınıf Almanya: Alt kesimde yaşam” kitabının yazarlarından gazeteci yazar Eva Müller, kitabın araştırmaları sırasında yaşadıklarından yürek burkan bir örneği şöyle aktarıyor: “11 aylık küçük bir kız çocuğu düşünün, bu çocuğun salonda oradan oraya yuvarladığı eski bir plastik şişeden başka hiçbir oyuncağı yok. Gürültüden bıkan annesi de sürekli ‘yeter artık’ diyor. Birkaç hafta sonra çocuk anaokuluna başlıyor, anaokulunda da bir sürü topun olduğu bir bölme var. Buraya giren çocuk çıldıracak gibi oluyor, çünkü ilk kez onu heyecanlandıran, farklı oyuncaklar görüyor. Bu gerçekten içimize işleyen bir örnekti."

Alt kesimdekilerin hikâyeleri

Armut in Deutschland Obdachloser

Müller, kitap için yoksul kesimlerde yaptıkları araştırmalar sırasında gördüklerinin etkisinden hala kurtulamadığını söylüyor. Almanya’daki yoksulluk sorununu somut örneklerle ele alan kitapta, ihmal edilen çocuğun hikâyesinin yanı sıra, bütün günü televizyon izleyerek geçiren işsiz bir çiftin ya da kızının maddi desteğiyle yaşamını sürdürebilen bir bekçinin hikâyesine de yer veriliyor.

Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Süddeutsche Zeitung’un editörlerinden Heribert Prantl, “Üçüncü sınıf Almanya. Alt kesimde yaşam” kitabı için bir önsöz yazmış.

“Almanya’da 1 milyon 900 bin çalışanın saat ücreti 5 Euro’dan daha az. Başka hiçbir Avrupa Birliği ülkesinde bu kadar çok insan bu kadar ucuza çalıştırılmıyor" diyen Prantl, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Almanya zengin bir ülke, ama buna rağmen Almanya’da yoksulluk var. Elbette, Alman yoksullar, Kalküta'daki, Lagos'daki, Dakar'daki yoksullara kıyasla Karun gibi zengin görünebilir. Ancak bu insanlar oralarda değil, bu ülkede yaşıyorlar."

Yeni yoksul sınıf

Dank sei dem Flaschenpfand - Armut in Deutschland

Gazeteci yazar Eva Müller, tek başına çocuk büyüten annelerin yoksulluktan daha çok etkilendiğini belirtiyor. Bazı evlerde aç çocuklar olduğunu söyleyen Müller, "bunun nedenleri de diğer ülkelerdekiyle aynı, yani yeterince beslenemiyorlar. Aileleri tarafında beslenmesi ihmal edilen çocuklar da var, bu konularla ilgilenilmesi gerekiyor" diyor.

Yazarlara göre, Almanya’da refah içinde yaşayan geniş bir orta sınıfın yanında, bir de kendi dilini konuşan, ucuz dükkânlardan alışveriş eden, kendi okullarına giden yeni bir yoksul kesim oluştu.

Almanya'da 1 yıl üzerinde işsiz kalan herkes 350 Euro tutarında devlet yardımı alıyor. Bu yardım 2005 yılından bu yana sosyal yardım olarak değil, başka bir isim altında ödeniyor.

Yazar Boris Baumholth bunun sanki fakirleri damgalamak düşünülmüş bir isim olduğunu söylüyor. Baumholt, “Yoksulluk 2005 yılında keşfedilmedi ki. Daha önce de vardı. Sosyal yardımın yeni adı, fakirin alnındaki damga gibi" diyor.

Richard Fuchs / Çeviri: Başak Özay

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN