1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Yerli oto markası tutar mı?

Teşviklerin belli olduğu Ocak ayı Türk otomobil markası girişimleri için sürprizlere gebe. Saab gibi bir markanın tarihe karışmak üzere olduğu bir dönemde piyasaların yeni bir markayı daha kaldırıp kaldırmayacağı meçhul.

default

İflas başvurusunda bulunan İsveçli otomobil firması Saab’ın Türk yatırımcılara gösterdiği ilgi son zamanlarda Türk otomotiv sektörü ile ilgili en önemli haberlerin başında geliyor. Türk otomotiv sektörü temsilcileri bir zamandır hükümetin de teşviğiyle yerli marka yaratma projelerini tartışıyor. Saab Yönetimi’nin Stockholm’deki Türk büyükelçiliğine gelerek görüşmeler yapması, sektörün Avrupalı bir markayı satın alması projelerini de gündeme getirdi. Tüm bu projeler için hükümetin vereceği destek önemli. Bu yüzden hükümet teşviklerinin açıklandığı Ocak ayı sektör için büyük önem taşıyor. Türk otomotiv sektörünün önde gelen temsilcileri bu aşamada Türkiye otomotiv sektörü için çözüm önerilerini ve gelecek hedeflerini Deutsche Welle Türkçe Servisi’ne anlattı.

“Avrupa markalarını dikkatle incelemeli”

TAYSAD Başkanı Celal Kaya

TAYSAD Başkanı Celal Kaya

Otomobilde yerli marka yaratma konusunda hükümet ile yakın çalışmalar yapan Otomotiv Sanayicileri Derneği’nin Genel Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer, Avrupalı bir marka satın alınması konusunda temkinli. Tezer “Daha fazla katma değer yaratma hedefinin bir parçası şüphesiz daha fazla küresel marka yaratabilmek. Ancak bunun ham maddeden – satış ve servis hizmetlerine kadar küresel nitelikli bir değer zincirinin gerektirdiği biliniyor. Şüphesiz güçlü ve geniş bir iç pazara dayanmayan bir küresel markanın yaratılması söz konusu değil. AB otomotiv sanayisinde küresel krizin etkisi ile yeterli finansal destek bulamayan ve bu nedenle rekabet gücünü ve tüm tedarik zincirini yitiren şirketler satışa çıkıyor. Bu satın almalarda satılan firmanın taşıdığı borç yükü ile riskleri yanında ürün ve markanın değeri belirleyicidir. AB’deki yüksek sosyal ödemeler ve işçilik ücretleri de önemli bir faktör. Öte yandan alıcının küresel açılımı ile ilgili stratejileri de burada etkili” ifadelerini kullanıyor.

“Yerli marka üretimini destekliyoruz”

Türkiye otomotiv sektörünün önemli temsilcilerinden Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Celal Kaya ise, dernek olarak yerli markayı desteklediklerini bildiriyor. Kaya, “Yerli marka otomobil üretimini TAYSAD olarak güçlü tedarik zinciri yapımızı da dikkate alarak destekliyoruz. Hâlihazırda, bir aracın elektronik parçaları dışında yüzde 80-90’lık bölümünü üretebilecek bir yan sanayiye sahibiz. Kamyon, otobüs, minibüs, traktör ve iş makineleri üretiminde yerli markalarımız var. Kısa ve orta vadede sanayimiz küresel açılımı sağlamalı. Yerli marka, Avrupa pazarı ile ilişkilerimizi de olumsuz etkilemez. Türkiye’nin kendi otomobil markasını hayata geçirmesiyle birlikte Alman ve Türk firmaları arasında yeni alanlarda işbirlikleri yaşanacaktır. AB içinde üretim, dizayn ve satış konusunda başarısız olmuş, bölgesel kalmış, rekabetçiliğini yitirmiş ve kar etmeyen şirketlerin satın alınmasının Türk otomotiv sanayine herhangi olumlu bir katkısı olmayacaktır. Ancak gelişmiş ülkelerde farklı alanlarda faaliyet gösteren ve teknoloji konusunda bilgi birikimi olan firmaların Ar-Ge’si ile birlikte satın alınmasına sıcak bakıyoruz” diyor.

“Yerli marka hassas bir konu”

Otomotiv İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Sabuncu

Otomotiv İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Sabuncu

Türkiye’nin yerli bir otomobil markası yaratması otomotiv ihracatını da yakından ilgilendiriyor. Otomotiv İhracatçıları Birliği Başkanı Orhan Sabuncu, Türk otomotiv sektörü ile ilgili şu noktalara dikkat çekiyor: “Türkiye otomotiv sektörünün önünde iki stratejik hedef var. İlki 2015 yılında 2 milyon adet üretim, 1,5 milyon adet ile 50 milyar dolarlık ihracat. İkinci hedef ise 2023'te 4 milyon üretim, 3 milyon ihracat ile 75 milyar dolar ihracat geliri. Bu hedefler için birkaç büyük firmanın daha Türkiye’ye gelmesi gerekiyor. Yeni yatırımların devam etmesi de önemli. Bunun yanında otomotivde yerli marka yaratma hassas bir konu. Orada yatırımcıların kararları süreci belirleyecek.”

Türkiye otomotiv sektörü için küresel yatırım planları gündemdeyken Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) ise iç pazara vurgu yapıyor. Derneğin Genel Koordinatörü Hayri Erce sektörün çıkışı için şu önerilerde bulunuyor: “Dünyada otomotiv sektöründe marka çıkarmış ülkelere baktığımızda bu markaların gücünü kendi iç pazarından aldığını görüyoruz. Küresel bir marka yaratmak isteyen Türkiye’de iç pazarın büyümesi gerekiyor. Bugün bin kişi başına ABD’de 1.000, Avrupa’da 600 araç düşerken Türkiye’de bu rakam 135 civarında. Bu rakam 200’e çıktığı takdirde bile Türkiye otomotiv sektörü potansiyelini daha da artıracak. Pazarın genişlemesi için iki temel önerimiz var. Birincisi Türkiye'deki vergilerin düşürülmesi ile otomobil fiyatlarının makul seviyelere gerilemesi. İkinci olarak da Türkiye’nin yaşlı olan otomobil parkını yenilemek için teşvikler sunulması.”

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Selçuk Oktay / İstanbul

Editör: Ahmet Günaltay

Önerdiğimiz linkler