1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Yeni iklim koruma projesi

Arjantin’de gerçekleştirilen 10’uncu BM İklim Konferansı’nın ardından AB iklim koruma konusunda önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. 1 Ocak’tan itibaren Avrupa çapında emisyon sertifikaları olarak adlandırılan yeni bir ticaret şekli doğuyor. Çevre alanındaki politikacılar bu proje kapsamında iklim koruma konusunun ekonomik açıdan da cazip hale getirilmesini umuyor.

Yeni sistemde her şirket belirli oranda havaya gaz yayabilecek

Yeni sistemde her şirket belirli oranda havaya gaz yayabilecek

Almanya’da çeşitli alanlardan yaklaşık 1700 şirket yeni emisyon ticareti sistemi kapsamına girecek. Bu şirketler havaya yaydıkları sera etkisine yol açan toplam gaz miktarını yılda 505 milyondan 495 milyon tona indirmek zorundalar.

Sistem şöyle işleyecek: Her şirketin havaya yaymaya izinli olduğu gaz miktarı belirlenecek ve bu miktara göre bir nevi kupona sahip olacak. Kendisi için öngörülen miktarın altında gaz yayanlar, kendi sınırlarını aşan diğer şirketlere ellerinde artan kuponları satabilecek. Yani bir şirket çok fazla karbondioksit üretiyorsa ek emisyon hakkına sahip olabilmek için kupon satın almak zorunda olacak. Satın alma işlemi ya doğrudan, ya da bir başka firma, aracı, enerji borsası gibi ticari platformlar üzerinden yapılacak. Sistemin nasıl işleyeceği konusunda Leipzig’deki Avrupa Enerji Borsası sözcüsü Stefan Niessen şunları söylüyor:

"2005 yılında AB çapında toptan ticaret alanında emisyon ticaret hacminin yaklaşık 150 milyon tonluk karbondioksit emisyon haklarına denk geleceğini tahmin ediyor. Bu da AB çapında 1.4 ila 1.5 milyar euroluk ciro anlamına geliyor."

Emisyon kuponları

Avrupa’daki enerji borsaları bu milyarlık pastadan mümkün oldukça büyük bir pay kapma umudunda. Emisyon ticaretinin bir başka şekli de kalkınmakta olan ve fakir ülkelerdeki iklim projeleri yoluyla olacak. Şirketler bu projelerden kazançlarını emisyon hakkı kuponları olarak hesaplatabilecek. Temiz Kalkınma Mekanizması diye adlandırılan bu sistem kapsamında özellikle Hollandalılar aktif durumda. Örneğin Hollandalı elektrik şirketi Essent Costa Rico’daki Teyona şehrinde bir rüzgar parkı inşa etti. Şirket ürettiği çevre dostu elektriğin bedelini ticaret sertifikaları şeklinde alabilecek ve bunları diğer şirketlere satabilecek. Alman BASF şirketi de kalkınmakta olan ülkelerdeki projeleri doğrudan olmasa da Dünya Bankası’nın bir fonu üzerinden destekliyor. Dünyanın en büyük kimya şirketi olan BASF’ın emisyon ticaretinden sorumlu yetkilisi Dirk Drechsel sistemin uluslararası boyutunu şöyle açıklıyor:

"Karbondioksitten nerede tasarruf ettiğiniz önemli değil. Bir ton Çin’de tasarruf edersem, bu Avrupa’da tasarruf edeceğim bir tonla aynı değerde. Emisyon ticaretinin temel ilkesi, sera etkisine yol açan gazları maliyet açısından en uygun şekilde azaltma imkanını aramak ve bunu tabii ki dünya çapında yapmak. Bu, Avrupa’daki yükümlülükten çıkmak değil, tüm dünyada emisyon ticaretinin entegre edilmesi anlamına geliyor."

Projelerin sertifikasının bulunması zorunluluğu

Ancak bunun için çevre projelerinin Teknik Gözlem Derneği’nin sertifikasına sahip olması ya da Bonn’daki BM İklim Genel Sekreterliği gibi bağımsız kuruluşlarda kayıt ettirilmesi gerekiyor. Tahminler doğru çıkarsa önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ve yoksul ülkelere güneş enerjisi tesisi, doğalgaz santrallerinin modernizasyonu ya da ormanların ağaçlandırılması gibi yollarla milyarlarca euronun akması bekleniyor.

  • Tarih 24.12.2004
  • Hazırlayan Johannes Beck
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aadu
  • Tarih 24.12.2004
  • Hazırlayan Johannes Beck
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/Aadu