1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Yeni gıda krizi yolda

Buğday ve mısır fiyatları Haziran ayından bu yana yüzde 32 arttı. Marketlerden alışveriş yapan şehirliler zaten gelirlerinin büyük kısmı gıdaya harcamak zorunda.

Son aylarda tahıl fiyatlarındaki yaşanılan artış olası bir gıda krizinin ilk sinyallerini verir gibi. Artışın sebebi ise Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’daki kuraklık. Haziran'dan beri fiyatlar yüzde 32 oranında arttı ve bir ton buğdayın fiyatı 330 dolara tırmandı.

Alman açlıkla mücadele örgütü Welthungerhilfe yönetim kurulundan Mathias Mogge, olası gıda krizi engellenmezse Batı Afrika’da yaşayan 18 milyon insanın açlık sınırına düşeceğini belirtiyor. Birleşmiş Milletler ‘in verdiği bir diğer istatistiğe göre, dünya genelinde yaklaşık 925 milyon insan açlık sınırında. İşin ilginç tarafı ise, açlık sınırındaki insanların yarısının küçük üretici olması. Yükselen tahıl fiyatlarının en çok çiftçilerin yararına olduğunu olduğu düşüncesi gerçeği yansıtmıyor. Aslında çelişkili gibi görünen durumun açıklaması ise basit.

Hasat kaldıran küçük çiftçi depolama imkânı olmadığı için, ürünü çabuk elden çıkararak ucuz fiyata satmak zorunda kalıyor. Sattığı ürünle ihtiyaçlarını karşılayan çiftçi, yılın ilerleyen aylarında, bu defa kendi tüketimi için tahıl almak zorunda kalıyor. Bu durumda kendi malını diğer tüketiciler gibi pahalıya alabiliyor. Yani hem ucuza mal sattığı için hem de yüksek fiyata tekrar tahıl almak zorunda kaldığı için kaybediyor.

Spekülasyon ve enerji üretimi

Gerek çiftçi gerekse tüketici gıda krizinden daha önce de etkilenmişti. 2005 - 2008 yılları arasında artan ürün fiyatları zaten o düzeyde kalmıştı. “Küresel ekonomi ve sosyal etik” adlı bilimsel araştırmaya göre gıda fiyatlarının artış sebeplerinden biri de hayvan yemi ihtiyacının artması. Artan et talebi, tarımlık arazinin yem üretiminde kullanılmasına yol açıyor ve bu alanlarda gıdalık tahıl üretilmiyor.

Fiyat artışının diğer bir sebebi ise E10 adıyla bilinen biyo yakıt. Mısır, kolza ya da şeker gibi yemek masasına değil, araba deposuna gitmek üzere işleme gönderiliyor. Örneğin Amerika, ülke çapındaki mısır hasatlarının yarısını biyo yakıt kazanmak için kullanıyor. Yükselen benzin fiyatları biyo yakıta talebi arttırırken, tarlalar gıda için değil, yakıt için ekip biçiliyor.

Gıda fiyatlarındaki artışın bir diğer sebebi ise büyük şirketlerin borsadaki spekülasyonları. Tarım ürünlerine vadeli yatırım yapan büyük sigorta şirketleri, bankalar ve fonlar fiyatlardaki yükseliş eğilimlerini güçlendirerek, fiyatların artmasına sebep oluyor.

Lebensmittel in Markt in Bangladesch

Dünya genelinde yaklaşık 925 milyon insan açlık sınırında

Kâr etme düşüncesiyle zaruri ihtiyaçları devre dışı bırakabilen bu kısır döngünün nasıl kırılabileceğine gelince… Tarım ekonomisti Detlef Virchow'a göre, önce biyo yakıtın önü alınmalı. Biyo yakıta devlet tarafından uygulanan teşvikler yardımlar derhal kaldırılmalı. Ayrıca Avrupa genelinde yüzde onluk biyo yakıt (E10) katkılı benzininin satışı yasaklanıp, beslenmeye öncelik tanıyan bir “Önce Gıda” politikası uygulanmalı. Eğer yetiştirilen ürünler beslenme ihtiyacını gidermeye yetmiyorsa, bu ürünlerden biyo etanol kazanılmasına izin verilmemeli. Virchow, enerji ihtiyacının karşılanması için sadece gübre ve atıklardan faydalanılması gerektiğini savunuyor.

Dünya tahıl rekoltesinin sadece yüzde beş ila yüzde on beşi ihraç ediliyor. En çok tahıl ihraç eden ülkeler Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve Rusya.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/Ajanslar, NŞ/AG