1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

'Yeşil ada' huzursuz

Perşembe günü İrlanda'da bir halk oylaması daha yapılacak. İrlandalı seçmen bir yandan yıllardır sürdürülen kemer sıkma tedbirlerine isyan ederken, diğer yandansa Yunanistan gibi kaosa sürüklenmekten korkuyor.

31 Mayıs Perşembe günü yapılacak referandumun konusu, AB ülkelerinin bütçe açığını ve borç stokunu azaltmayı taahhüt ettikleri Mali Pakt. İrlandalılar daha önce olduğu gibi bu kez de ‘hayır’ derlerse durum değişmeyecek ve antlaşma yürürlüğe girecek. Ancak ret kararının İrlanda üzerinde olumsuz siyasi ve mali etkileri olacak.

Üç yıldır İrlanda’da uygulanan tasarruf politikası Denise Carrol’u da bıktırmış. Carrol “Referanduma katılacak ve kesinlikle ret oyu kullanacağım. Oğlum ve eşi çalışıyor. Küçük çocukları var, zor geçiniyorlar. Kızım tek başına iki çocuk büyütüyor. Torunlarıma ben bakıyorum. Bu nedenle kemerlerin daha fazla sıkılmasına karşıyım” diyor.

"İrlandayı özenleri anlamak zor"

Kamuda çalışanların aylığının yüzde 20 oranında düşürüldüğünü, devletin sosyal yardımlarının kırpıldığını, vergilerin arttırıldığını, işsizlik oranının %14’e vardığını belirten İrlandalı büyükanne; Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü uzmanlarından iktisatçı Edgar Morgenroth gibi İrlanda’yı övenleri anlamakta zorlanıyor.

Morgenroth, İrlanda’nın AB ve Uluslararası Para Fonu tarafından dikte ettirilen tasarruf yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini ve ekonomisini düze çıkardığını söylüyor. Morgenroth, “Ekonomi belki büyümüyor ama daralmıyor da. Artan ihracat sayesinde canlanması umuluyor. İrlanda’nın durumu diğer borçlu ülkelere benzemiyor” açıklamasını yapıyor.

Kemer sıkmaktan bitap düştüler

İrlanda ekonomisinin bu yıl %0,5 oranında büyümesi bekleniyor. Hiç yoktan iyi ama yetersiz. Devletin borçlarını ödeyebilmesi için büyüme hızının yüzde ikinin üzerinde olması gerekiyor. İrlanda da diğer borçlu ülkeler gibi büyüyememekten şikayetçi. İrlanda Avrupa’ya örnek gösterilmekte, Dublin yönetimi tasarruf rekoru kırıp bütün borçlarını kapatacaklarını söylemekteydi. Ancak halk daha uzun yıllar sıkıntıya katlanacak durumda değil.

Taksicilik yapan Patrick Corcoran adeta devlete çalıştıklarını söylüyor. Corcoran “Artık tahammül sınırına dayandık. Neredeyse teneffüs ettiğiniz havadan bile vergi alıyorlar. Bir millet ancak bu kadar soyulabilir” eleştirisini yapıyor.

Corcoran kelle vergisine ateş püskürüyor. Hane başına 100 Euro olan bu vergiyi İrlandalıların yarısı ödemiyor. İrlanda’da şimdiye kadar bedava olan içme suyundan da artık para alınıyor. Her hizmetten para alınmasına öfkelenen İrlandalıların sabrı tükenmek üzere.

Enda Kenny Premierminister Irland

İrlanda Başbakanı Enda Kenny

Kenny zor durumda

Enda Kenny'nin başbakanlığındaki hükümetin popülaritesi de hızla düşüyor. Kenny bütün ülkeyi dolaşarak halkı Mali Pakt’a ‘evet’ demeye ikna etmeye çalışıyor. Kenny “Referandumda kullanılacak ‘kabul’ oyu bütün dünyaya ve AB’ye, önemli bir üye olarak kalmak ve Avrupa İstikrar Mekanizması tahvillerinden yararlanabilmek istediğimizi anlatmış olacaktır” sözleriyle Mali Pakt'ı savunuyor.

İrlanda 2013 yılında yeniden finans piyasasından borçlanabilecek duruma gelmeyi hedefliyordu. Ancak uzmanlar bu ada ülkesinin ikinci kez ortaklarından yardım istemekten başka çaresinin olmadığı görüşünde. Hükümet referandumun olumsuz sonuçlanmasının öncelikle Amerikalı yatırımcıları ürkütmesinden endişe ediyor. Ret cephesindeki politikacılar ise bunu umursamıyorlar. Birleşik Sol’un temsilcisi Paul Murphy, Mali Pakt’ın ülkenin elini kolunu bağlayacağı görüşünde. Murphy, “Borçlarımızı ödememeliyiz. Öncelikle de banka borçlarını. İhtiyacımız olan kapsamlı kamu yatırımlarını ise Mali Pakt yasaklıyor” açıklamasını yapıyor.

Sağ kanattaki milliyetçi Sinn Fein de aynı talepleri öne sürerek anketlerdeki oy oranını %20’ye çıkardı. Aynı kulvarda ilerleyen sosyal demokrat İşçi Partisi’nden Brendan Halligan da tasarrufla büyümenin eş zamanlı başarılamayacağını belirtiyor ve “Tutumluluk tartışması artık geride kaldı. Bütçe idaresindeki sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Ama tartışmaların yönü tamamen değişti. Artık herkes ‘büyüme’ istiyor” diyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Barbara Wesel / Çeviri: Ahmet Günaltay

Editör: Banu Wöltje